kızılderili ile cümle
kızılderili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Anlamı ,eğer kızılderililerin yanında büyümüş bir bebek olsaydınız ,başka bişey görmemiş olsaydınızΕννοώ, αν σε μεγάλωσαν ινδιάνοι, και ποτέ σου δεν είδες τίποτα
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Din underordnade med mohawk bad mig hjälpa dig.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Din underordnede med mohawk bad mig om at hjælpe dig.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Il tuo subordinato, quello con il moicano, mi ha chiesto di venirti ad aiutare.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Irokeesitukkainen alaisesi pyysi tulemaan apuun.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.O seu subordinado, aquele que usa a crista, pediu que a ajudasse.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Pani podwładny, ten z irokezem, prosił, żebym pani pomogła.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Su subordinado, el hombre de la cresta, me ha pedido que venga a ayudarla..
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Ο υφιστάμενός σου με το λοφίο μου ζήτησε να έρθω να σε βοηθήσω.
Astın, şu Kızılderili saç kesimi olan, yardıma gelmemi söyledi.Твой подчинённый, тот, с "ирокезом", попросил меня прийти тебе на помощь.
Bir kızılderiliye gidip, neden ateşin etrafında dans ediyorsun diye sormak gibi.E'come andare da un indiano e dirgli
Bir kızılderiliye gidip, neden ateşin etrafında dans ediyorsun diye sormak gibi.¿entiendes lo que quiero decir? Es como ir hacia un indio y decirle,
Bir kızılderiliye gidip, neden ateşin etrafında dans ediyorsun diye sormak gibi.Itu seperti berbicara kepada seorang suku indian dan mengatakan kenapa kau menari di sekitar api?
Bir kızılderiliye gidip, neden ateşin etrafında dans ediyorsun diye sormak gibi.Все едно да отидете при индианец и да го попитате:
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimAls Shinnecock-Indianer wurde ich mit diesem Bewusstsein erzogen.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimAspoň ma v tomu duchu ako Indiánku z kmeňa Shinnecock vychovali.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimDa indiana Shinnecock, sono cresciuta con la coscienza di tale verità .
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimEn tant qu'Indienne Shinnecock, j'ai été élevé en le sachant.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimFiind o indiancă Shinnecock, am fost crescută să ştiu asta.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimJako Indianka Shinnecock zostałam wychowana w takim przekonaniu.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildim저는 시네콕 원주민으로서 이 것을 잘 알고 있죠.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimKot Shinecock Indijanka sem odrasla s tem znanjem.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimLà một người Anh-điêng Shinnecock, tôi đã được nuôi dạy để học được điều đó.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimSeperti layaknya seorang Indian Shinnecock, saya dibesarkan untuk mengetahui hal ini.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimShinnecock indiánként úgy neveltek, hogy ezt tudjam.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimSom en Shinnecockindian, lärde jag mig detta när jag växte upp.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimSom Shinnecock indianer, blev jeg opdraget til at vide dette.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimΩς Σίνεκοκ Ινδιάνα, μεγάλωσα για να το γνωρίζω αυτό.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimКак индианка из племени шиннекок, я выросла с этим знанием.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimКато индианец от племето Шинекоk израснах знаейки това.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimЯк індіанка Шінекок, я зростала, розуміючи це.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimכאינדיאנית משבט השינקוק, לימדו אותי את זה מילדות.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimكهندية شينيكوكية، نشأت على تلك القناعة.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildim作為一個辛納科克印度人 我從小就知道呢一點
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildim漁業を営む 小さな部族で
Brezilya'daki Ulusal Kızılderililer Vakfı'ndaydım.Brazylijskiej Narodowej Fundacji Indian.
Brezilya'daki Ulusal Kızılderililer Vakfı'ndaydım.브라질 국립 인디안 협회에서
Brezilya'daki Ulusal Kızılderililer Vakfı'ndaydım.בעמותה הלאומית הברזילאית של האינדיאנים
Brezilya'daki Ulusal Kızılderililer Vakfı'ndaydım.في المؤسسة الوطنية الهندية البرازيلية
Brezilya'daki Ulusal Kızılderililer Vakfı'ndaydım.アマゾン川流域だけで 隔絶した生活を送る -
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakC'est dingue. Et Zig, qui est Indien, ça lui parait aussi dingue.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakConfonde la mente. Essendo Zig indiano, confonde anche la sua mente.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakDat is onvoorstelbaar. Zig, als Indiaan, vindt dat ook onvoorstelbaar.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakEs absurdo. Por eso a Zig, al ser aborigen, también le pareció absurdo.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakHal ini membuat Anda bingung. Jadi Zig, menjadi seorang Indian juga membingungkan baginya.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarak적잖이 당황스러울 거에요. 지그도 인디언으로서
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakNó gây rối trí. Và Zig, một Người Da Đỏ, tương tự chuyện đó cũng làm anh rối trí.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakRealmente confunde a mente. Portanto, o Zig, como índio, também fica confundido.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakTe induce în eroare. Şi deci Zig, făcând de Piele Roşie de asemenea îl induce pe el în eroare.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakTeljesen összezavaró. És Zig, mivel indián, az ő fejét is megkavarja.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakUnglaublich. Zig ist Indianer und kann das auch nicht glauben.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakΣε μπερδεύει. Και έτσι ο Ζιγκ, που είναι Ινδιάνος, ομοίως μπερδεύετε.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakПросто вражає. Зіґ, як індіанець, теж дуже вражений цим.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakТо обърква съзнанието. Зиг, който е индианец, също обърка съзнанието си.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakЭто сбивает с толку. А сам Зиг, он индеец, его это тоже сбивает с толку.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakזה מבלבל את המוח. אז זיג, כאינידיאני,
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakانه شيئ محير. اذا (زيغ) بكونه هندي احمر
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarak不思議に思っていました 彼のお気に入りの一枚は
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."A oni odpověděli: "No, oni se tady v Americe stali Indiány."
Dediler ki, "Onlar burada, Amerika'daki Kızılderililer haline geldiler."Azt válaszolták: "Hát belőlük lettek az indiánok."