kızıl ile cümle
kızıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Soğuk hava yaprakları kızıllaştırdı.The cold weather has turned the leaves red.
Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.The Indians fought with bows and arrows.
Bir sürü eski Kızılderili efsaneleri vardır.There are many old Indian legends.
Kızıl Haç gecikme olmadan felaket kurbanlarına yardım sağlıyor.The Red Cross gets help to disaster victims without delay.
Kızıl Haç kurbanlara yiyecek ve tıbbi malzemeler dağıttı.The Red Cross dispensed food and medical supplies to the victims.
Birkaç kızılderili Japonya'da yaşıyor.Few Indians live in Japan.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Kaleyi kızıl derililere terk etti.They abandoned the fort to the Indians.
Kızıl Haç'a para bağışladılar.They contributed money to the Red Cross.
Kızıl Haç'a katkıda bulundu.She contributed to the Red Cross.
Kızıl saçlıyım.I am a redhead.
Sen hiç kızıl nehir gördün mü?Have you ever seen a red river?
Kızılderililer ile barış içinde yaşamak istediler.They wanted to live in peace with the Indians.
O, kızılderelilerle yaşıyordu.He was living with the Indians.
Çiçek Kızılderililer tarafından bilinmiyordu.Smallpox was unknown to Native Americans.
Kızılderililer açtı.The Indians were hungry.
Yerleşimciler kızıl derililerin yardımını kabul etti.The settlers accepted the Indians' help.
1920 yazına doğru Kızıl Panik bitmişti.By the summer of 1920, the Red Scare was over.
Buzdolabında kızılcık suyu var.There is cranberry juice in the fridge.
O ördeğe eşlik edecek bir kızılcık sosu yaptı.He made a cranberry sauce to accompany duck.
İkimizin sarı saçı varken kızımızın kızıl saçı var.Our daughter has red hair while both of us have blonde hair.
Ve kızılca kıyametin koptuğu an!All hell is breaking loose!
Ben kızıl saçlı olmaktan hoşlanırım.I like to be a redhead.
O, Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun bir üyesiydi.She was a member of the Red Army Faction.
Onlar Kızıl Haç'a para bağışladılar.They donated money to the Red Cross.
Saçımı kızıl boyadım.I dyed my hair red.
Kızıl Gezegen Mars, dördüncü gezegendir.Mars, the red planet, is the fourth planet.
Tom kızıl saçlıları seviyor.Tom likes redheads.
Kızılhaç kar amacı olmayan bir örgüttür.The Red Cross is a not-for-profit organization.
Kızılhaç nerede?Where's the Red Cross?
Onun kızıl saçı ve çilleri var.He has red hair and freckles.
Hiç saçını kızıla boyadın mı?Have you ever dyed your hair red?
Bir Amerikan kızılderili rezervini ziyaret etmek istiyorum.I want to visit a Native American reservation.
Beni Kızılderililere götür.Take me to the Native Americans.
Bir kızılötesi ışın elektromanyetik radyasyondur.An infrared ray is electromagnetic radiation.
O bir kızılderili gibi görünüyor.She looks like an Indian.
Ya bir Kızılderiliysem?What if I am a Native American?
John kızıl saçlı bir kadını öptü.John kissed any woman with red hair.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Tom, Kızılhaç rozeti takıyor.Tom is wearing a Red Cross button.
Tom'un kızıl saçı yok.Tom doesn't have red hair.
8 Mayıs Dünya Kızılay Kızılhaç Günüdür.May 8 is World Red Cross Red Crescent Day.
Güzel bir kızılgerdan benim odamın pencere eşiğine indi.A pretty robin landed on my room's windowsill.
Tom bir kızıl kahverengi sıraya sahip.Tom has a mahogany desk.
Mars, kızıl gezegendir.Mars is the Red Planet.
Tom, Kızılhaç gönüllüsüdür.Tom is a Red Cross volunteer.
Tom'un kızıl saçları olduğunu düşündüm.I thought Tom had red hair.
Tom kızıl saçlı, değil mi?Tom is a redhead, isn't he?
Bu kuşa neden kızılgerdan diyorlar?Why is this bird called a robin redbreast?
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.Look at the reddish skies, the night is falling down.
Kızıl Haç afet bölgelerine sürekli olarak gıda sağlar.The Red Cross constantly supplies food to the disaster areas.
Üvey kızkardeşim kızılcık suyunun sonunu bitirdi.My stepsister finished the last of the cranberry juice.
Tom Kızıl Haç'a anonim olarak büyük miktarda para bağışladı.Tom anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Kızılcık sevmiyorum.I don't like cranberries.
Hiç kızıl saçlı birini tanıyor musun?Do you know any redheads?
O, Kızıl Haç'a katıldı.She joined the Red Cross.
Gözlerimiz kızılötesi ışığı göremiyor.Our eyes can't see infrared light.
Kazakistanlı Adil, Neandertallerin kızıl saçlı olduklarına inanıyor.Adil the Kazakh believes that Neanderthals had red hair.
Kızılderililer, Birleşik Devletler'in yerli halkıdır.Native Americans are the indigenous peoples of the United States.
Mars, Kızıl Gezegen'dir.Mars is "the Red Planet".