kızı ile cümle

kızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun çok sevimli olan bir kızı var.He has a daughter who is very pretty.
Onun bir oğlu ve iki kızı vardır.He has a son and two daughters.
Onun biri piyanist ve diğeri bir viyolacı olan iki kızı vardır.He has two daughters, one is a pianist and the other is a violist.
İki kızı var.He has two daughters.
Onun evli iki kızı var.He has two daughters, who are married.
Onun üç kızı var; biri evli, ama diğerleri değil.He has three daughters; one is married, but the others aren't.
İki kızından biri Tokyo'da, diğeri Nara'da yaşıyor.One of his two daughters lives in Tokyo, and the other in Nara.
Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurduHis wife bore him two daughters and a son.
Oğlu kadar kızı da ünlüydü.His daughter, as well as his son, was famous.
Kızı oğlu kadar ünlüydü.His daughter, as well as his son, was famous.
Kızı doğduğunda, o yedi yıl boyunca Nagano'da yaşıyordu.He had been living in Nagano for seven years when his daughter was born.
Onun kızı ve benim oğlum iyi arkadaşlar.His daughter and my son are good friends.
Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.His daughter is eager to go with him anywhere.
Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.His daughter is eager to go with him anywhere.
Onun kızı bir hemşiredir.His daughter is a nurse.
Kızı hareketlerinde hızlıdır.His daughter is quick in her movements.
Kızı güzel bir kadın oldu.His daughter grew to be a beautiful woman.
Kızı için hep endişelenir.He's always worrying about his daughter.
Kızı hakkında her zaman endişeleniyor.He's always worrying about his daughter.
Kızın güzelliğinden mest oldu.He is enchanted by the girl's beauty.
Kızı dürüstlüğü için övdü.He praised the girl for her honesty.
O, küçük kızı evlatlık aldı.They adopted the little girl.
O, kızının ağladığını bir bakışta gördü.He saw at a glance that his daughter had been crying.
O, kızı ile gurur duyuyordu.He was proud of his daughter.
Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.He rescued a girl from drowning and was given a reward.
Kızın üzerine eğildi ve onu öptü.He bent over the girl and kissed her.
Kızını görmek için çok sabırsızdı.He was impatient to see his daughter.
Kızınca ağzını bozar.He uses foul language whenever he gets angry.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Hayatı pahasına küçük kızı kurtardı.He rescued the little girl at the cost of his life.
Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.He broke down completely on hearing of his daughter's death.
O, kızının mağaza soygunculuğu yaptığını duyduğuna şok oldu.He was shocked to hear that his daughter had shoplifted.
O onun kızına oldukça çok para verdi.He gave his daughter quite a lot of money.
O, kızına bir elbise aldı.He bought his daughter a dress.
Kızına yeni bir elbise satın aldı.He bought his daughter a new dress.
Kızına büyük bir servet bıraktı.He left his daughter a great fortune.
O, kızına öfkeliydi.He was angry with his daughter.
Kızını alnından öptü.He kissed his daughter on the forehead.
Her ay, kızı için gelirinden on bin yen tasarruf etti.Every month, he saved ten thousand yen out of his income for his daughter.
O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.He loves his daughter, but his wife doesn't.
Kızını zengin bir adamla evlendirdi.He married his daughter to a rich man.
Kızını bana tanıttı.He introduced his daughter to me.
O, Tom'la evlendiği için kızıyla tartıştı.He argued his daughter out of marrying Tom.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Kızı minyon tipli olarak tanımladılar.They described the girl as being small.
Onlar kızı bulmaya çalıştılar.They searched for the girl.
Kaleyi kızıl derililere terk etti.They abandoned the fort to the Indians.
Kızıl Haç'a para bağışladılar.They contributed money to the Red Cross.
Bir kocası ve iki kızı vardır.She has a husband and two daughters.
Onun bir piyanist olan bir kızı var.She has a daughter who is a pianist.
Onun Mary adında bir kızı var.She has a daughter whose name is Mary.
Uzun olan bir kızı var.She has a daughter who is tall.
Kızı genç bir yazarla kaçtı.Her daughter ran away with a young author.
Onun bir doğumda iki güzel kızı oldu.She had two beautiful girls at one birth.
O kızının ağladığını bir bakışta gördü.She saw at a glance that her daughter had been crying.
Eve çok geç geldiği için kızını azarladı.She scolded her daughter for coming home too late.
Onun ilk kocasından bir kızı vardı.She had a daughter by her first husband.
O, kızıyla gurur duyar.She is proud of her daughter.
O, kızıyla çok gurur duyuyor.She is very proud of her daughter.
Parayı kızına devretti.She signed over the money to her daughter.

İlgili Sayfalar