kız kardeş ile cümle
kız kardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya 3 numarası Agnieszka Radwańska'nın kız kardeşidir.Ze is de jongere zus van Agnieszka Radwańska.
Beş erkek kardeşi ve bir kız kardeşi vardır.Hij heeft vijf broers en een zus.
Bir kız kardeşi var.Hij heeft een zus.
Bany 16 yaşındayken annesinin evinden, 14 yaşındaki kız kardeşini de alarak ayrıldı.Ze ging haar moeders huis uit toen ze 16 was en ze nam haar zus van 14 jaar mee.
Kız kardeşiyle Buz Prensesi adlı film için No One adlı şarkıyı seslendirdi.Daarnaast heeft ze het liedje I Fly gezongen voor de film Ice Princess.
Başkan'ın Fidel V. Ramos'un kız kardeşiydi.Zij was de moeder van koning Rama VI.
Kız kardeşine kötü örnek olduğunu düşünmeye başlamıştır artık.Men verweet haar een slecht voorbeeld te zijn.
Tea: Geronimo'nun kız kardeşidir.Thea is de jongere zus van Geronimo.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.De grootvader kreeg niet zijn dochter, maar zijn kleinzoon in huis.
Bir kardeşi (Roma) ve bir kız kardeşi (Liana) vardır.Hij heeft een broer (ouder dan hij) en een zus (jonger dan hij).
Yedi kardeşi varmış. Babasının ölümünden sonra, annesi ve kız kardeşleri ile Colchester'da yaşamış.Na de dood van haar vader ging ze bij haar moeder en twee van haar zussen wonen in Colchester.
Filmin konusu ise çok zengin olan iki kız kardeşin hayatı idi.Het verhaal speelde zich af rond het leven van twee zussen.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.Ze gaf geen inzage in haar moeders literaire erfenis.
Ngo Dinh Nhu'nun eşi, Başkan Ngo Dinh Diem'in kız kardeşi ve baş danışmanıydı.Hij was de broer van de Vietnamese president Ngo Dinh Diem en diens politiek adviseur Ngo Dinh Nhu.
Yazar, kitabı kendisinden 21 yaş küçük kız kardeşi için yazmıştır.Het boek is geschreven voor kinderen van 12 jaar en ouder.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.In hetzelfde jaar trouwde hij en ging in Londen wonen.
En az iki kız kardeşi vardır.Ze heeft twee jongere zussen.
1846 yılında babasını, hemen ardından kız kardeşini kaybetti.In 1846 overleed zijn moeder.
Küçük kız kardeşi Anne'e karşı çok koruyucudur.Ze is erg beschermend tegenover haar dochter.
Bu evlilikten Jeanne isminde bir başka üvey kız kardeşinin doğduğuna inanılmaktadır.Uit dit huwelijk wordt een dochter geboren die Johanna Maria genoemd wordt.
Öz kız kardeşi roman yazarı Mona Simpson'dır.Haar zus is schrijfster Santa Montefiore.
Eddard Stark'ın kız kardeşidir.Lyanna Stark, zus van Eddard.
Kız kardeşler bazen Atia Balba Prima, Atia Balba Caesonia ve Atia Balba Tertia olarak da bilinirler.Zij had een oudere en een jongere zuster met dezelfde naam; Atia Balba Prima en Atia Balba Tertia.
Kız kardeşi de cadı olarak suçlandı.Ook kinderen werden opgepakt op beschuldiging van hekserij.
Diğer yandan Bingley Jane’e kız kardeşinin hoşnutsuzluğu pahasına evlenme teklif eder.Bingley vraagt Jane daarna vrijwel onmiddellijk ten huwelijk en Jane is in de wolken.
Kız kardeşim zayıf ama ben biraz kiloluyum.Mijn zus is mager en ik ben aan de dikke kant.
Kız kardeşim her gün piyano çalar.Mijn zuster speelt elke dag piano.
Kız kardeşim ingilizce öğretmeni olarak çalışıyor.Mijn zus werkt als lerares Engels.
Size kız kardeşimi takdim edeyim.Laat mij u mijn zuster voorstellen.
Kız kardeşimi sizinle tanıştırayım.Laat mij u mijn zuster voorstellen.
Kız kardeşim her sabah duş alır.Mijn zus gaat elke ochtend onder de douche.
Kız kardeşimin iki oğlu var, dolayısıyla benim iki yeğenim var.Mijn zus heeft twee zoons, dus ik heb twee neven.
Kız kardeşim oyuncak bir bebekle oynuyor.Mijn zus speelt met een pop.
Kız kardeşim benden daha genç.Mijn zus is jonger dan ik.
Kız kardeşim yaşça benden küçük.Mijn zus is jonger dan ik.
Kız kardeşin nasıl, Zeynep?Hoe gaat het met je zus, Zeynep?
Küçük kız kardeşim ağlamaya başladı.Mijn zusje begon te huilen.
Kız kardeşim sonunda evlendi.Mijn zus is eindelijk getrouwd.
Kız kardeşim çocukları çok seviyor.Mijn zus houdt veel van kinderen.
Kız kardeşimi gördün mü?Heb je m'n zus gezien?
Birazdan kız kardeşime de bir fincan kahve getirebilir misiniz?Kunt u me straks nog een kopje koffie brengen voor mijn zus?
Git ve kız kardeşine yardım et.Ga je zus helpen.
Kız kardeşimi tanıyordun, değil mi?Je kent mijn zus, toch?
Ben üç daha genç kız kardeşe sahibim.Ik heb drie jongere zussen.
Erkek ve kız kardeşlerimi seviyorum.Ik hou van m'n broers en zussen.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Mam bowiem pięciu braci: niech ich przestrzeże, żeby i oni nie przyszli na to miejsce męki”.
Aktör ve senarist Andy de la Tour'un kız kardeşidir.Jest siostrą aktora i scenarzysty Andy’ego de la Tour.
Ichigo, babası Isshin Kurosaki ve iki kız kardeşi Yuzu ve Karin ile yaşamaktadır.Ichigo mieszka ze swoim ojcem, Isshinem Kurosaki, oraz dwiema siostrami, Yuzu i Karin.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Ponadto ma siostrę Caroline.
Marjorie Eileen "Marge" Dursley, Vernon eniştenin kız kardeşidir.Marjorie „Marge” Dursley – siostra Vernona.
Fransız bir çift kendisini ve kız kardeşini küçükken evlatlık edindi.Został adoptowany przez francuską parę jako niemowlę wraz ze swoją siostrą.
Mısır tanrıları modern dünyada uyandıklarından beri, Carter ve kız kardeşi Sadie Kane’e sorun olmuşlardır.Odkąd starożytni bogowie Egiptu zostali wyzwoleni, Carter i Sadie Kane mają poważne kłopoty.
Öz kız kardeşi roman yazarı Mona Simpson'dır.Jego biologiczną siostrą była pisarka Mona Simpson.
Eski bir basketbolcunun kızı olan Şaziye, 7. sınıfta iki kız kardeşi ile birlikte basketbola başladı.Córka byłego koszykarza, koszykówkę zaczęła trenować wraz z dwiema siostrami.
Annesi ve küçük kız kardeşiyle beraber yaşar.Mieszka z matką i młodszą siostrą.
Diğer kız kardeşi ise İsrail'de bir kibbutz'de yaşamaktadır.Pia żyje w izraelskim kibucu.
Iki kız kardeşi ile birlikte teyzelerinin yanında kalmaya başladı.Towarzyszą jej mieszkające z nią dwie siostry.
Eseri kız kardeşinin oğlu Cemâlî Germiyanî tamamlamıştır.Ciekawość sióstr źle się skończyła.
Cindy: Tom'un kız kardeşidir.Jest bratem Mimi.