kız kardeş ile cümle

kız kardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Danielle adında bir kız kardeşi vardır.Er hat eine Schwester namens Danielle.
İsimsiz bir kız kardeşi, Domnentiolus'un annesiydi.Eine nicht namentlich genannte Schwester war die Mutter des Domentiolus.
İki kız kardeşi, Helen ve Augusta vardı.Er hatte zwei jüngere Schwestern, Helene und Auguste.
Kendisinden küçük kız kardeşi York Prensesi Eugenie'dir.Ihre jüngere Schwester ist Princess Eugenie of York.
Annesi ve küçük kız kardeşiyle beraber yaşar.Er wohnte zusammen mit der Mutter und der jüngeren Schwester.
Ünlü pop şarkıcısı Tijana Dapčević'in kız kardeşidir.Ihre Schwester ist die bekannte Pop-Sängerin Tijana Dapčević.
Aynı zamanda Wilson'ın Sör Owen Willans Richardson ile evlenmiş bir kız kardeşi vardır.Er war seit 1908 mit Elizabeth Richardson, der Schwester von Owen Willans Richardson, verheiratet.
1948’de Heiligenblut/Großglockner’de annesi ve iki kız kardeşinin yanına yerleşti.1948 hatte er in Heiligenblut am Großglockner bei seiner Mutter und zwei Schwestern Aufnahme gefunden.
Bir ağabeyi (Earl), bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi (Johnny) vardı.Er hatte eine ältere Schwester (Josefine) und einen jüngeren Bruder (Wilhelm).
Şarkıcı Monica Aspelund'un kız kardeşidir.Sie ist die jüngere Schwester von Monica Aspelund.
İki kız kardeşin görüşleri değişiktir.So wandelt sich die Rolle beider Schwestern.
Teyze, annenin kız kardeşi.Teyze: Schwester der Mutter.
Paula Becker, yedi erkek ve kız kardeşin üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir.Paula Becker war das dritte Kind von insgesamt sieben Geschwistern.
Kim adında bir kız kardeşi ve Tommy adında bir erkek kardeşi vardır.Sie hat keine Schwestern, sondern einen Bruder namens Tom.
Fakat kız kardeşimizin de hataları var."Und Kompetenz haben wir auch."
Aktör Oliver Hudson'un kız kardeşidir.Der Schauspieler Oliver Hudson ist ihr Bruder.
Eve Angel ailesinin ortanca çocuğudur, Tasarım şirketi yöneten bir genç kız kardeşi vardır.Angel hat eine jüngere Schwester und einen älteren Bruder, mit welchem sie ein Designunternehmen führt.
Oyuncu Gérard Depardieu ile Elisabeth Depardieu'nun kızı aktör Guillaume Depardieu (1971–2008) kız kardeşidir.Die Benennung ehrt auch den Sohn Gérard Depardieus Guillaume Depardieu (1971–2008).
8 tane erkek ve kız kardeşi vardır.Er hatte acht Brüder und Schwestern.
Cindy: Tom'un kız kardeşidir.Sie ist die Schwester von Paul.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Nach seiner Hochzeit lebte er mit ihr in London.
Los Angelas’ta yaşayan bir kız kardeşi vardır.Sie lebt in Los Angeles und hat eine Schwester.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.Kurz nachdem 1766 Friedrichs zweite Schwester Luise geboren worden war, zog die Familie nach Ludwigsburg.
Oyuncu Jason Bateman'ın kız kardeşidir.Ihr jüngerer Bruder ist der Schauspieler Jason Bateman.
Lucy Fletcher'ın adı Lois Lane'in kız kardeşi Lucy'den gelmektedir.Lucy Lane ist die jüngere Schwester von Supermans Ehefrau Lois Lane.
Dünya 3 numarası Agnieszka Radwańska'nın kız kardeşidir.Sie ist die jüngere Schwester von Agnieszka Radwańska.
6 çocuğun beşincisi olan Emily, Charlotte Brontë'nin küçük kız kardeşi idi.Emily Brontë war die jüngere Schwester der Schriftstellerin Charlotte Brontë.
Pienaar, annesi ve üç kız kardeşi ile, Johannesburg'un Westbury yakınlarında büyümüştür.Curnen wuchs zusammen mit drei Brüdern in der Nähe von Boston auf.
Monika isminde bir ablası, Julia ve Leah adında iki kız kardeşi vardır.Er hat eine ältere Schwester, Monika, sowie zwei jüngere Schwestern, Julia und Leah.
Bir kız kardeşi var.Sie hat eine Schwester.
1943 yılında Tatyana adlı bir kız kardeşi oldu.Seine Mutter brachte 1943 eine Tochter, Tatjana, zur Welt.
Babası Polonyalı, annesi Alman olup, yaşça kendisinden büyük iki kız kardeşi vardır.Er hat einen amerikanischen Vater und eine deutsche Mutter und besitzt deswegen zwei Staatsbürgerschaften.
Catherine ve Caroline isminde iki kız kardeşi vardır.Sie hat zwei Töchter namens Anna und Catherine.
Kız kardeşi için hayatta kalma mücadelesi verecektir.Er muss mit ansehen, wie sie seiner Schwester die Lebenskraft aussaugen.
Şakir'in kız kardeşidir.Sie ist Tchérikofs Schwester.
Kız kardeşi Ursula Haubner'dir.Ihre jüngere Schwester ist Ursula Hugo.
Skuld (Japonca: スクルド, - Sukurudo), Belldandy'nin küçük kız kardeşidir.Skuld (スクルド, Skurudo) ist Belldandys jüngere, technisch hochbegabte Schwester.
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.Über ihr Schwestergruppenverhältnis besteht noch keine Einigkeit.
1889’da dul annesi ve kız kardeşiyle birlikte Birmingham, Alabama’nın gelişen bir kasabasına taşınmışlardır.Sie zog 1889 mit ihrer Mutter und ihrer Schwester in die florierende Stadt Birmingham (Alabama).
Abla şu anlamlara gelebilir: abla - Büyük kız kardeş.Mitarbeit an Darum wagt es, Schwestern...
Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.Wie ihre Schwester porträtierte sie auch.
Ciddi şekilde hasta olan kız kardeşine bakmakla yükümlü kalmıştı.Mittlerweile ist bekannt, dass es sich um seine ernsthaft erkrankte Schwester handelt.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Sie hat gelogen, um dem Jungen das Leben zu retten.
MacDiarmid Yeni Zelanda Masterton'da doğdu ve üç kız kardeş ile bir erkek kardeşi bulunuyordu.Lady Kennedy wurde in Glasgow geboren und hat drei Schwestern.
Bir kız kardeşi vardır (Şerife Okay Hanım).Sie bekam eine Tochter (Anna).
Altı kız kardeşi vardı.Er hatte sechs Schwestern.
Tardu hastalığı atlatır atlatmaz ölen eşinin kız kardeşiyle evlenmiştir.Er ist früh verwitwet und entscheidet sich, die Schwester seiner verstorbenen Frau zu heiraten.
Kız kardeşimin bir işi var.Ma sœur a un travail.
Kız kardeşiyle aynı beden giyer.Elle porte le même type de vêtement que sa sœur.
Kyoto'da yaşayan iki kız kardeşi var.Elle a deux sœurs qui habitent à Kyoto.
Kız kardeşim okula gitmek için çok küçük.Ma sœur est trop jeune pour aller à l'école.
O senin kız kardeşin mi?Est-elle ta sœur ?
Bu benim kız kardeşim.C'est ma sœur.
Küçük kız kardeşimin tüm oyuncaklarını sakladı.Il priva ma petite sœur de tous ses jouets.
Kız kardeşin için çok üzüldüm.Je suis navré pour ta sœur.
10 yıldır hasta kız kardeşiyle ilgileniyor.Elle s'est occupée de sa sœur malade pendant dix ans.
Bir kız kardeşim var.J'ai une sœur.
Kız kardeşim bir kardan adam resmi yaptı.Ma petite sœur a peint un bonhomme de neige.
Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.Ma sœur m'a fait une belle poupée.
O kız kardeşimden daha az güzel değil.Elle n'est pas du tout plus belle que ma sœur.

İlgili Sayfalar