kız gibi ile cümle
kız gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Jak byś się poczuł, gdyby przy wszystkich graczach twój trener ci powiedział, że grasz jak dziewczyna?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Jak by ti bylo, kdyby ti tvůj trenér před všemi hráči řekl, že jsi hrál jako holka?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""만약에 너의 코치가 너에게 다른 모든 선수들이 보는 앞에서 네가 여자애처럼 경기한다고 말하면 어떨 것 같니?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Πως θα ένιωθες εάν, μπροστά σε όλους τους συμπαίκτες σου, ο προπονητής σου έλεγε οτι έπαιζες σαν κορίτσι;"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Как би се чувствал, ако пред всички играчи, треньора ти каже, че играеш като момиче?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Як би ти почувався, якби в присутності всіх гравців твій тренер сказав тобі, що ти граєш як дівчинка?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?"איך תרגיש אם המאמן יגיד לך שאתה משחק כמו ילדה בפני כל יתר השחקנים?
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?"" كيف ستشعر إذا ما ، أمام جميع اللاعبين ، أخبرك مدربك بأنك تلعب مثل البنت ؟"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?"チーム全員の前で 女みたいと言ったらどう思う?」 悲しいとか腹が立つと
Ne zaman bu kolundan tutup sokağa çıkardığımız kız gibi genç bir kız görsem utanca boğuluyorum.Me siento culpable cada vez que veo a una chica joven como la que tomé del brazo y arrastré hasta la calle.
Ne zaman bu kolundan tutup sokağa çıkardığımız kız gibi genç bir kız görsem utanca boğuluyorum.Чувствам вина всеки път когато видя младо момиче, като онова, което хванах за ръката и извлякох на улицата.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Avea acest instinct matern, asemănător cu cel al unei fete pe drumul spre a deveni femeie.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Aveva questo istinto materno simile a una ragazza che diventa donna.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ela tinha um instinto maternal, tal como uma rapariga prestes a tornar-se mulher.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Elle avait cet instinct maternel, tout comme une jeune fille sur le chemin de sa vie de femme.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.아이에게는 숙녀가 되어가는 소녀처럼 모성 본능이 존재했던 겁니다.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Mala materský inštinkt, podobne ako mladé dievča na ceste k dospelosti.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Miała już instynkt macierzyński, podobnie jak dziewczynki stające się kobietami.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Nàng ta có bản năng làm mẹ cũng giống như 1 thiếu nữ đang trên đường trở thành phụ nữ vậy.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ott voltak az anyai ösztönei, hasonlóan egy fiatal lányéhoz a nővé érés küszöbén.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Sie hatte diesen mütterlichen Instinkt, ungefähr so wie ein junges Mädchen, wenn es eine Frau wird.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Tenía este instinto maternal como el de una joven que va rumbo a la feminidad.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ze had een moederlijk instinct, net als een jong meisje dat uitgroeit tot vrouw.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Είχε αυτό το μητρικό ένστικτο, όπως ένα νεαρό κορίτσι στο δρόμο προς τη γυναικεία ενηλικίωση.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.В ній проснувся материнський інстинкт, так само як в юної дівчини, яка стає жінкою.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Тя имаше майчин инстинкт, подобно на младо момиче, на път да стане жена.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.У нее был материнский инстинкт, неразвитый, как у юной девушки, вступающей в пору.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.האינסטיקטים האמהיים שלה נכנסו לפעולה, בדיוק כמו נערה צעירה בדרכה לבגרות.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.كانت متولدة لديها مشاعر الامومة كما تتولد لدى الفتاة .. مشاعر الامومة .. اثناء اقترابها من فترة الاخصاب
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.女性になりつつある 女の子のようです この観察は リガデマを理解する上で
Oppa beni küçük bir kız gibi hissettiriyor.Kakak membuatku merasa seperti gadis kecil.
Oppa beni küçük bir kız gibi hissettiriyor.Mert ő nőként bánik velem.
Oppa beni küçük bir kız gibi hissettiriyor.Parce qu'il me traite comme une demoiselle.
Oppa beni küçük bir kız gibi hissettiriyor.Perché lui mi tratta come una ragazza.
Oppa beni küçük bir kız gibi hissettiriyor.أوبا يجعلني أشعر كفتاة صغيرة
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Du weißt das nicht, oder? Du siehst genauso aus <br />wie das Mädchen das ich mal mochte.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Kau tidak tahu ini, kan? Kau terlihat persis seperti gadis yang dulu kusukai.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Nie wiesz, prawda? <br />Wyglądasz dokładnie jak dziewczyna, którą lubiłem.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Tu ne le sais pas, hein ?<BR>Tu es la copie conforme de la fille que j'aimais.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Tu non lo sai vero? tu assomigli a una ragazza. che mi piaceva.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Tu nu stii asta, nu? Arati exact ca fata pe care eu o placeam.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Δεν το ξέρεις, σωστά; Είσαι ίδια με το κορίτσι που αγαπούσα.
Sen bunu bilmiyorsun?<br />Sen aynen sevdigim kız gibi görünüyorsun.Ты ведь этого не знаешь, да? Ты похожа на девушку, которая мне нравилась
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..C'est pour ça que je l'ai élevé comme une fille pendant un moment. Héhé...
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Daarom heb ik hem voor een tijdje als een meisje groot gebracht. Hehe maar..
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Deswegen zog ich ihn, für eine Weile, wie ein Mädchen auf.
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Det är därför jag uppfostrade honom som en flicka en liten tid. Men
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Det er derfor at jeg opdrog ham som en pige for en kort stund Hehe, men
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Din cauza asta l-am crescut ceva vreme ca pe o fata.
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Dlatego uważałam go za dziewczynke przez chwilę. hehe,ale..
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Ed é per questo che l'ho cresciuto come una femmina solo per un pò di tempo. Hehe però
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Itu sebabnya aku besarkan dia sebagai anak perempuan selama beberapa waktu He he, tapi...
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..그래서 잠깐 딸로 키웠어. 얘 근데
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Preto som ho vychovávala ako dievča aspoň na chvíľu. Ale...
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Vì vậy mà có một dạo, cô đã nuôi nó như 1 đứa con gái. Nhưng mà...
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Γι'αυτό τον μεγάλωσα ως κορίτσι μόνο για λίγο. χεχε αλλά
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Затова го обличах като момиче за известно време.
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..Именно поэтому некоторое время я просто воспитывала его как девочку. Хех, но...
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama...זאת הסיבה שגידלתי אותו בתור בת למשך זמן מה הא הא אבל
Sırf bu yüzden, O'nu bir süre, bir kız gibi yetiştirdim. ama..لهذا السبب ربيته كفتاة لفترة قصيرة لكن