kız gibi ile cümle
kız gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tabii Oscar bunu kabul etmez ama sonra kız gibi giyinir.يولد فاكافين كذكر ولكن يلبس، ويتصرف كأنثى.
Kız gibi bir suratı olmasına karşın bir erkek bebektir.Mas um garoto se parecer com uma garota é degradante.
Örnek: kelıyırım-geliyorum, pen-ben, gız-kız gibi.Mas... foder, sabe, e as garotinhas.
"Yaşı 60 olsa da yüreği genç kız gibi".“Para os quarenta anos, uma menina com dezesseis.
Gelin kız ve Çocuklu kız, Ana kız gibi isimlerle de anılır.De voornaam Wies komt voor als jongensnaam of meisjesnaam.
Birçok Romalı kız gibi ilk evliliğini henüz on'lu yaşlarında yapmıştır.Більшість римських жінок виходила заміж у пізньому підлітковому віці до початку двадцяти років.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.De data aceasta aduce fata îmbrăcată în haine de sărbătoare.
Gerçekte erkektir ama kız gibi görünür.Úgy néz ki, mint egy fiú, de valójában lány.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.Elviszik a estélyi ruháját is, így a lány át tud öltözni és el tud menni az estélyre.
Örnek: kelıyırım-geliyorum, pen-ben, gız-kız gibi.Ilyenek például a -ban/-ben, -ó/-ő, -ú/-ű toldalékok.
Gerçekte erkektir ama kız gibi görünür.Hahmo näyttää miehiseltä, mutta on kuitenkin naispuolinen.
Smith sonradan bunu şöyle ifade etti: "Her zaman bir kız gibi çok fazla ses çıkarırdım.Smith mindedes senere, "Jeg har altid lydt for meget som en pige.
Birçok Romalı kız gibi ilk evliliğini henüz on'lu yaşlarında yapmıştır.Hennes familie giftet henne først bort, som med mange romerske unge kvinner, mens hun var tidlig tenårene.
Gelin kız ve Çocuklu kız, Ana kız gibi isimlerle de anılır.Navnet blir brukt som både gutte- og jentenavn, men er mest vanlig som jentenavn.
Gerçekte erkektir ama kız gibi görünür.Mannen ser mer ut som et offer.
O partiye girmelerinin tek yolu kız gibi giyinmektir.Dalam kurungan itulah Laisan berdandan seperti wanita.
Emmy zamanındaki birçok kız gibi yemek ve temizlik yapmayı öğrenmiş, piyano dersleri almıştır.Emmy cũng học nấu ăn và dọn dẹp, như đa số con gái thời đó, và bà còn học chơi piano.
Emmy zamanındaki birçok kız gibi yemek ve temizlik yapmayı öğrenmiş, piyano dersleri almıştır.彼女は、当時のほとんどの女子がそうだったように、料理と掃除を教わり、ピアノのレッスンも受けた。
Gerçekte erkektir ama kız gibi görünür.見た目は少年だが実は女の子。
Kaoru gibi kız gibi kız olmaktan nefret eder.カーチャのような大人の女性になることが目標。
O zamandan sonra kız gibi davranmayı öğrendi.这时他发现,她從前就認識這名女子。
Gerçekte erkektir ama kız gibi görünür.Ta esineb nii noormehe kui neiu kujul.
Aynı şuradaki kız gibi.Ca de aici pânã acolo.
Aynı şuradaki kız gibi.Jak dla tej tutaj.
Aynı şuradaki kız gibi.La fille là-bas...
Aynı şuradaki kız gibi.Wie bei ihr da drüben.
Aynı şuradaki kız gibi.Όπως και για αυτήν εκεί πέρα.
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.조금 더 여자처럼 보이게 그려야겠네요
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.Misschien moet ik het een beetje meer op een meisje laten lijken.
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.Postaram się, żeby bardziej przypominała dziewczynę.
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.Quizás hacer un poco más como una niña.
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.Vediamo di renderla un po' più femminile.
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.אולי נעשה אותה קצת יותר בחורתית.
Belki bir kız gibi biraz daha bunu yapmak.ربما نجعلها تبدو قليلا مثل فتاة.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Az egész központ hozzáhasonló lányokkal volt tele.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Cả trung tâm này có đầy những cô bé như cô
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Cel center je bil poln takih deklet.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Celé centrum se hemžilo dívkami jako byla ona.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Die gesamte Station war voll mit Mädchen wie ihr.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Het hele centrum zat vol met meisjes zoals zij.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.그 보호소 전체가 그녀와 같은 여자아이들로 가득했습니다.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.L'ensemble du centre est plein de filles comme elle.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.L'intero centro è pieno di ragazze come lei.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Pusat tersebut dipenuhi oleh gadis-gadis seperti dia.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Todo el centro está lleno de niñas como ella.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Tot centrul era plin de fetiţe ca ea.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.W ośrodku było pełno takich dziewczynek.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Όλο το κέντρο ήταν γεμάτο με κορίτσια σαν και εκείνη.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Весь центр заполнен такими же девочками.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.Целият център беше пълен с момичета като нея.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.כל המרכז היה מלא בילדות כמוה.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.المركز كله كان مليء بفتيات مثلها.
Bu merkez, bu kız gibi kızlarla dolu.驚くべきことは 同じ家庭にいる兄弟は皆
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Ako by si sa cítil, keby, pred ostatnými hráčmi, keby ti tréner povedal, že hráš ako dievča?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Comment te sentirais-tu si, devant tous les joueurs, ton entraineur te disait que tu jouais comme une fille?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""¿Cómo te sentirías si... ...delante del equipo... ...el entrenador te dijera que jugaste como una niña?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Cum te-ai simţi dacă, în faţa tuturor jucătorilor, antrenorul tău ţi-ar spune că joci ca o fată?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Hoe zou je je voelen als de coach je waar alle spelers bij waren zou zeggen dat je speelde als een meisje?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Hogy éreznéd magad, ha az edződ a többi játékos előtt azt mondaná neked, hogy úgy játszol, mint egy lány?"
"Eğer koçun sana, diğer oyuncuların önünde, bir kız gibi oynadığını söylese, nasıl hissederdin?""Hur skulle du känna om tränaren, inför alla de andra spelarna, säger att du spelar som en tjej?"