1993'te Hazal, 1996 yılında da Yağmur adında iki kız çocuk sahibi oldu.She had two daughters, Hazal in 1993 and Yağmur in 1996.
Evlilikleri boyunca 15 çocuk, sekiz kız çocuk ve yedi oğul doğdu.In the course of their marriage 15 children were born, eight daughters and seven sons.
Kız bebek katliamı, yeni doğan kız çocuklarının kasıtlı olarak öldürülmesidir.Female infanticide is the deliberate killing of newborn female children.
Çin'de, kız çocuklarının öldürülmesine tamamen göz yumulmadı.In China, the practice of female infanticide was not wholly condoned.
Konfüçyüsçülerin kız çocuklarının öldürülmesine karşı tavrı çelişiyordu.The Confucian attitude towards female infanticide was conflicted.
Pek çok ülkede kız çocuklarının öldürülmesi sosyo-ekonomik mücadelelerle ilişkilidir.In many countries, female infanticide is associated with socio-economic struggles.
Kız çocuklarının öldürülmesinde dini bir faktör de var.There is also a religious factor in female infanticide.
Anneler kız çocuklarını verdiklerinde, bu kadınların imajına olumsuz etki eder.When mothers give away their female children, it only adds to the lesser image of women.
Kız çocuklarını öldüren ülkelerdeki erkek fazlalığının da sonuçları vardır.Due to the male surplus in countries that practice female infanticide, there are consequences.
19. yüzyılda Çin'de, kız çocuklarının öldürülmesi yaygındı.In 19th-century China, female infanticide was widespread.
Çin eyaletlerinin çoğu, 19. yüzyılda kız çocuklarını öldürdü.The majority of China's provinces practiced female infanticide during the 19th century.
Thutmose III ve Hatsheput-Meryetre'nin Meritamen adlı 2 kız çocukları vardı.A ^ Thutmose III and Hatshepsut-Meryetre had two daughters named Meritamen.[119]
Kız çocuklarıDaughters
Kız, çocuk veya genç yaştaki kadın.Warum, darum, Junge oder Mädchen.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Auf diese Weise konnten früher auch kleine Kinder miteinander verheiratet werden.
1965’te Sylvia Watson ile evlenmiş, bir erkek ve üç kız çocuk sahibi olmuştur.Er heiratete 1965 Sylvia Watson, mit der er einen Sohn und drei Töchter bekam.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Auch betreute sie die Kinder von Müttern, die arbeiten mussten.
İki kız çocukları vardır, 2013'te anlaşarak boşanmışlardır.Das Ehepaar hatte drei gemeinsame Kinder und ließ sich 2013 scheiden.
Evlilik altı yıl sürmüş ve iki kız çocuk ile sonuçlanmıştır.Die Ehe währte annähernd zwei Jahrzehnte und zwei Kinder gingen daraus hervor.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.SSES kommt bei Jungen dreimal so oft vor wie bei Mädchen.
Michelle kız çocuklarına konulan bir önaddır.Rachel weint um ihre Kinder.
Fakat bu dönemde kız çocukları için çeşitli okullar açılmıştır.Ab diesem Zeitpunkt entstanden immer mehr Mittelschulen für Mädchen oder Frauen.
Kız çocukları için böyle bir merâsim söz konusu değildi.Dies galt nicht für Kinder von Prostituierten.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.Leur première fille meurt à l'âge de 9 mois, et ils baptisent leur deuxième fille du même nom en son honneur.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Les Tsiganes ont coutume de marier leurs filles très tôt.
2. (Türkçede müfred olarak kullanılır) oğul; kız; çocuk.Enfant Şadiye (Ece Naz Mutluer): Şadiye, enfant.
Kız çocuklar ise büyüdükten sonra “teyze evlerinde” kalıyorlar.Les filles en héritent seulement si elles restent dans la « maison ».
Onun döneminde Afganistan'da kadınların çalışması yasaklandı, kız çocuklarının eğitim görmesi engellendi.Durant son enfance, l'éducation des femmes était interdite et elle ne put étudier.
Tina ve Rahul evlenirler ve bir kız çocukları olur.Lynom et Jane se marieront cependant et auront une fille.
Bunun yanında küçük kız çocuklarını deslekleyerek onlara giyim yardımında bulundu.Encore aujourd'hui, certains viennent y accrocher des vêtements d'enfants,.
3 erkek ve 3 kız çocuk erken yaşta öldü.Toutefois, deux filles et trois garçons sont morts dans la petite enfance.
Kız çocukları için böyle bir merâsim söz konusu değildi.Je ne voulais pas une adolescente à problèmes.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Elle est trois fois plus fréquente chez les garçons que chez les filles.
İki kız çocukları vardır, 2013'te anlaşarak boşanmışlardır.Ils ont deux garçons ensemble, et divorcent en 2007.
McMahon ile Levesque'nin üç kız çocukları vardır.Stella et Meyendorff ont trois enfants.
Sinangog yakıldı, evler yağmalandı, kız çocukları kaçırıldı ve 30 ila 40 Yahudi öldü.La synagogue est détruite, les juifs détruisent leurs propres maisons et fuient à Curaçao sur 30 à 40 navires.
Beth adında bir kız çocuk dünnyaya getirdi.Une autre fille nommée Beth s'avère être une chimère.
Şu bir erkek çocuk mu yoksa kız çocuk mu?¿Eso es un hijo o una hija?
Kız çocuk isimleri daha yavaş değişir.Los nombres femeninos cambiaron más lentamente.
Spenser Freeland Rayle adındaki kız çocukları 20 Haziran 1993 tarihinde doğdu.Su hija, Spenser Freeland Rayle, nació el 20 de junio de 1993.
Bir erkek, George Paget Thomson, ve bir kız çocukları, Joan Page Thomson, oldu.Con ella, fue padre de un hijo, George Paget Thomson, y una hija, Joan Paget Thomson.
Bu evlilikten dört erkek ve iki (kimilerince dört) kız çocukları oldu.Más tarde fueron cuatro: dos masculinos (Axiocerso y Cadmilo) y dos femeninos (Axiocersa y Axíero).
Evlilik altı yıl sürmüş ve iki kız çocuk ile sonuçlanmıştır.El matrimonio duró alrededor de seis años y dio como resultado dos hijas.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Los hombres, en cambio, han dejado el cuidado de los hijos a sus mujeres.
1934) Dünya Kız Çocukları Günü1934) Día Internacional del Hombre.
Hatta bazı kişiler kız çocuklarını öldürmekteydi.Incluso intenta matar a sus propios hijos.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Como niños se habían prometido casarse algún día.
Üç kız çocukları oldu.Se encuentran con tres chicas.
Tek kız çocukları, İrina Mihailovna Virganskaya (Ири́на Миха́йловна Вирга́нская) 1957'de doğdu.Dio a luz a su única hija, Irina Mijáilovna Virgánskaya en 1956.
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Es raramente encontrada por humanos, y mordeduras son poco frecuentes.
Şu bir erkek çocuk mu yoksa kız çocuk mu?È un bambino o una bambina?
Bu evlilikten dört erkek ve iki (kimilerince dört) kız çocukları oldu.Dal matrimonio nacquero sei figli: due femmine e quattro maschi.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Neppure le ragazze si sposano troppo precocemente.
2005 yılından beri Kiersten Warren ile evli olup bir kız çocuk babasıdır.È sposato dal 2005 con Kiersten Warren, dalla quale ha avuto un figlio.
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.Ciò provoca la rabbia della ragazza, che odia essere trattata come una bambina.
İki erkek çocukları (Christopher ve Alexander) ve bir kız çocukları (Anna) olur.Hanno due figli, un maschio e una femmina, e una governante (Maria Acquaviva).
Reform hareketinde, hem erkek hem de kız çocukların bat/bar mitzvaları on üç yaşında yapılır.Nel movimento riformato, ragazzi e ragazze hanno il loro bat/bar mitzvah all'età di tredici anni.
2. (Türkçede müfred olarak kullanılır) oğul; kız; çocuk.Femmina (a sinistra) e maschio.
Ali eşlerinden ve cariyelerinden olma 14 erkek çocuk, 18 kız çocuk sahibiydi.Lascia, oltre alla moglie e ai dieci figli, otto nipotini.
Michelle kız çocuklarına konulan bir önaddır.Nel presente, Michonne si siede a cena con i suoi figli.