Ana içeriğe geç
Sözlük

kız ile cümle

kız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sebebi senin bir kız olmandır.That's because you're a girl.
Bu kız görünüşünü değiştirdi.This girl changed her look.
Onlar duyarlı kızlar.They are sensible girls.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Hayır, sana kızgın değilim, sadece hayal kırıklığına uğradım.No, I'm not mad at you, I'm just disappointed.
Onu kızdırmamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to make him angry.
Bu kıza kendini tanıtmalıydın.You should have introduced yourself to the girl.
Kızın nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where the girl lives?
Sen kız kardeşin kadar erken kalkmazsın.You don't get up as early as your sister.
Kızınız artık bir çocuk değildir.Your daughter is not a child anymore.
Kız kardeşin ne kadar güzel!How pretty your sister is!
Kız kardeşine ne oldu.What has become of your sister?
Kız kardeşin Tokyo'dan Londra'ya ne zaman hareket etti?When did your sister leave Tokyo for London?
Kız kardeşin hangi sınıfta?What grade is your sister in?
Kız kardeşin, TV'de sumo güreşi izlemeyi seviyor.Your sister enjoys watching sumo wrestling on TV.
Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.Don't be angry with me, for I did it for your sake.
Kız arkadaşın gerçeği öğrenirse belaya girecek.You'll get into trouble if your girlfriend finds out the truth.
Kız kardeşin sanki bir prenses kadar asil görünüyor.Your sister looks as noble as if she were a princess.
Sana el sallayan kız kimdir?Who is that girl waving to you?
Kızmak için nedenin yok.You have no cause for anger.
Kızgın olmak için iyi nedenin var.You have good reason to be angry.
Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?What happened to the girl you were sharing the bedroom with?
Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Bugünkü kızların sanki erkekmiş gibi konuşmaları nadir değildir.It is not rare for girls today to talk as if they were boys.
Heyecanlanmak kızmakla hiçte aynı değildir.Getting excited is not at all the same as getting angry.
Heyecanlı kızlar hoş görünebilir.Excited girls look pretty sometimes.
Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.My sister married a high school teacher last June.
Kız kardeşim ve ben tatilde Fuji Dağı'nın dibindeki ufak bir köyde kaldık.During the vacation my sister and I stayed at a small village at the foot of Mt. Fuji.
Siz onun kızlarısınız.You are her daughters.
Fiyaka yapan kızlardan hoşlanmam.I don't like girls who put on airs.
Çok sevindim, kızım sınavı geçti.To my joy, my daughter passed the examination.
Küçük kız gölde boğulmaktan neredeyse kıl payı kurtuldu.It was a close call when the little girl almost drowned in the lake.
Yüzün kızarmış.Your face is red.
Soğuk hava yaprakları kızıllaştırdı.The cold weather has turned the leaves red.
Genel olarak konuşulursa kızlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking girls are better linguists than boys.
Genel olarak söylemek gerekirse, oğlanlar kızlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, boys can run faster than girls.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Biz onu küçük kız kardeşinden ayırt edemeyiz.We cannot distinguish her from her younger sister.
Çocuklarını döven ebeveynler gerçekten beni çok kızdırıyor.Parents who beat their children really make my blood boil.
Ateşin sıcaklığı ile yanakları kızarmıştı.Her cheeks were tinged with red by the warmth of fire.
Bir şarkıcı olduğunu düşündüğüm kız farklı bir kişi olduğunu kanıtladı.The girl who I thought was a singer proved to be a different person.
Kato'nun sınıfı kırk tane oğlan ve kızdan oluşur.Kato's class consists of forty boys and girls.
Ne kadar tatlı bir kız çocuğu!What a cute little girl!
O, genç kızların kalplerini çarptırıyor.He makes young girls' hearts flutter.
Sarı yağmurluk giyen kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Sarı yağmurluklu kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Prens oduncunun kızına aşık oldu.The prince fell in love with a woodcutter's daughter.
Eşiniz size çok kızgın.Your wife is mad at you.
Bir yeğen birinin erkek kardeşinin veya kız kardeşinin oğludur.A nephew is a son of one's brother or sister.
Sinemaya gidersen, kız kardeşini birlikte götür.If you go to the movies, take your sister with you.
Genel olarak küçük kızlar bebekleri çok severler.In general, little girls are fond of dolls.
Erkekler, genellikle, kızlardan daha uzundur.Boys, as a rule, are taller than girls.
Onun neye kızıyor, merak ediyorum?What is he mad at, I wonder?
Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.A girl approached the king from among the crowd.
Orada hıçkırarak ağlamakta olan bir kız çocuğuna rastladım.I found that there was a little girl sobbing.
Kız kardeşimle parkta oynardım.I used to play with my sister in the park.
Japoncayı çok iyi konuşan bir Amerikalı kız tanıyorum.I know an American girl who speaks Japanese very well.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kız ile cümle - kız kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App