kıymetli ile cümle

kıymetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.Und sie sind wertvoll. Sie sind aus Edelmetallen und Edelsteinen.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.Và chúng có giá trị. Chúng là kim loại và đá quý.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.Ze zijn dus waardevol. Dit zijn edele metalen en edelstenen.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.Και είναι πολύτιμα. Είναι ευγενή μέταλλα και πετράδια.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.И те са ценни. Това са благородни метали и скъпоценни камъни.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.Они имеют ценность. Вот эти сделаны из драгоценных металлов и камней.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.או שהם באים ככה, עלים שיכולים לשמש כתשלומים. כך שהם יקרי ערך. אלה מתכות ואבני חן יקרות.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.أو كهذه، أوراق شجر يمكن تقديمها كما هي ولذا تعتبر قيمة. هذه مصنوعة من معادن وأحجار كريمة
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.ですから貴金属と宝石でできた貴重品です これはバラバラされたものです
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )Hvad med det her? " Min vidunderlige Seaung Jo, jeg elsker dig "
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )Kuinka tämä: "minun kallisarvoinen Seong Jo minä rakastan sinua"? oh...
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )Πως είναι αυτό; "Πολύτιμε μου Σουνγκ Τζο σ'αγαπώ"
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"מה לגבי זה? "סונג ג'ו היקר אני אוהבת אותך
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )ماذا عن هذا؟ " عزيزي سونغ جو أحبك"
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )おおっ・・・悪くないね!
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Acesta este în mod tradiţional cea mai venerabilă fericire.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.C'est la forme de joie qui est traditionnellement vue comme la plus vénérable.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Das ist traditionell das ehrwürdigste Glück.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Đây là niềm hạnh phúc được tôn trọng nhất từ xưa đến nay.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Det är den mest vördnadsvärda av lyckorna, traditionellt sett.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Dette er den mest ærværdige af lykkelighederne, traditionelt set.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Dit is het meest eerbiedwaardige van de gelukken, traditioneel gezien.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Ésta es, tradicionalmente, la más venerada de las felicidades.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Ez hagyományosan a boldogság legtiszteletreméltóbb formája.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Ini kebahagiaan yang paling dimuliakan, secara tradisional.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.전통적으로 가장 숭엄한 행복입니다
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Questo, tradizionalmente è più importante della felicità.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Ta je ve štěstí tradičně nejvíce ceněná.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Tämä on perinteisesti kaikista kunnioitettavin onnellisuuden muoto.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.To ni tako veličastna sreča, kot si jo tradicionalno predstavljamo.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Tradycyjnie jest on uznawany za najlepszą drogę do szczęścia.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Αυτό είναι παραδοσιακά, το πιο σεβαστό μέρος της ευτυχίας.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Осмислене життя є традиційно найбільш цінованим типом.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Това по традиция е най-почитаното от щастията.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.Традиционно, это самый почитаемый вид счастья.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.מסורתית, זהו האושר הנכבד ביותר.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.و معنى الحياة هو أجلّ نوع من أنواع السعادة, تقليديا.
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.前の項目 エウダイモニアと並行して
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Com ela, aprendi, entre muitas outras coisas, uma lição muito preciosa.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Dala mi mimo jiné jednu vzácnou lekci.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Da lei imparai tra le altre cose, una lezione veramente preziosa.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Darinya, saya belajar banyak hal, satu diantaranya, sebuah pelajaran yang sangat berharga
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.De ella, aprendí, además de muchas otras cosas, una lección muy valiosa.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.D'elle, j'ai appris, entre autres choses, une leçon très précieuse.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.저는 할머니를 통해서 한가지 중요한 교훈을 배웠습니다.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Nagyon értékes leckét tanultam meg tőle, oly sok minden más mellett.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Printre multe altele, de la ea am învăţat o lecţie foarte importantă.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Trong số nhiều điều khác tôi đã học được từ bà, có một bài học rất quý giá.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Von ihr habe ich, neben vielen anderen Dingen, eine sehr wertvolle Lektion gelernt:
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Από αυτήν πήρα μεταξύ άλλων ένα εξαιρετικά πολύτιμο μάθημα.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.Кроме многих других вещей, от нее я получила один очень ценный урок.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.От нея научих, сред много други неща, един много ценен урок.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.ממנה למדתי, בין יתר הדברים, לקח אחד חשוב ביותר.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.ومنها تعلمت, بالإضافة إلى كثير من اللأمور, درساً قيماً للغاية.
Bu ondan öğrendiğim nice kıymetli dersten bir tanesidir.ことに貴重な教えを受けました 何かを取り除きたければ
CA: Ve birkaç pound'dan daha kıymetli yük taşımak için?CA: 그리고 몇 파운드 이상의
CA: Ve birkaç pound'dan daha kıymetli yük taşımak için?ולסחוב מטען
CA: Ve birkaç pound'dan daha kıymetli yük taşımak için?ولنقل حمولة
CA: Ve birkaç pound'dan daha kıymetli yük taşımak için?荷物を載せて? (レギーナ: ええ)
Çok kıymetli bir cevherin üstünde yaşıyoruz ve yaşarken bu gezegenden ayrılacağız.Chúng ta đang sống trên một viên ngọc quý báu, và chúng ta sẽ chỉ rời khỏi hành tinh này khi ta đang sống.

İlgili Sayfalar