Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Ако се сравнят, кой ще спечели?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Если им придётся столкнуться лбами, чья возьмёт?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"Хто з них виграє у перегонах?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"אם הם היו מתחרים ראש בראש, מי מהם היה מנצח?"
Kıyasıya rekabet etseler, kim kazanırdı?"إن تنافسا فأيهما سينجح؟"
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Angajarea si competitia este foarte apriga pentru acel program, asa ca nu multi oameni intra.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Anställning och tävlingen är verkligen häftigt för det programmet. Så inte många personer kommer in.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.그과는 취업률도 높고 경쟁률도 높고 그래가지고
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.L'emploi et la compétition sont vraiment féroces pour ce programme, donc pas beaucoup de gens y rentrent.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Pekerjaan dan kompetisi sangat kejam di program itu, Jadi tidak banyak orang yang bisa masuk kesitu.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Việc nhận vào và cạnh tranh trong khoa đó rất khốc liệt. vì thế không có nhiều người vào.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Werk en competitie is echt heftig voor die opleiding, dus niet veel mensen worden aangenomen.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Zatrudnienie i rywalizacja są tam bardzo zacięte, więc niewiele osób się tam dostaje.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Η απασχόληση και ο ανταγωνισμός είναι πολύ έντονος για το εν λόγω πρόγραμμα, ώστε πολλοί δεν μπαίνουν μέσα.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.التوظيف و التنافس على ذلك البرنامج شديد جداً
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.辞める子はほとんどいないって 空きができないと入れないだろ
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Așadar, de exemplu, statele concurează îndârjit să atragă sau să extindă noi fabrici auto.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.예를 들자면 주 정부는 매우 활발하게 새로운 자동차 공장을 유치하거나 확장하기 위해 경쟁합니다.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Na przykład stany ostro rywalizują ze sobą o nowe fabryki samochodów lub rozbudowę starych.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Par exemple, les états se font une concurrencent vigoureuse pour attirer ou agrandir les usines de voitures.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Так, наприклад, штати дуже енергійно конкурують, щоб залучити нові автомобільні заводи або розширити існуючі.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.אז לדוגמא, מדינות מתחרות ביניהן באופן נמרץ מאד איך למשוך מפעלי מכוניות חדשים או להרחיב מפעלי מכוניות.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.على سبيل المثال، فإن الولايات تتنافس بشكل فاعل لجذب مصانع السيارات الجديدة أو توسعة المصانع الراهنة.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.新車工場や自動車工場拡大を促したとしましょう 彼らは全種の事業税制措置を施します
Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.사울의 사는 날 동안에 블레셋 사람과 큰 싸움이 있었으므로 사울이 힘있는 자나 용맹있는 자를 보면 그들을 불러 모았더라
Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.ותהי המלחמה חזקה על פלשתים כל ימי שאול וראה שאול כל איש גבור וכל בן חיל ויאספהו אליו׃
Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.وكانت حرب شديدة على الفلسطينيين كل ايام شاول. واذا رأى شاول رجلا جبارا او ذا بأس ضمّه الى نفسه
Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.掃 羅 平 生 常 與 非 利 士 人 大 大 爭 戰 . 掃 羅 遇 見 有 能 力 的 人 、 或 勇 士 、 都 招 募 了 來 跟 隨 他
Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.掃羅 平生 常 與 非利士人 大大 爭戰 . 掃羅 遇見 有 能力 的 人 、 或 勇士 、 都 招募 了 來跟 隨他
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Attualmente questi due supermercatisi fanno una accanita concorrenza sui prezzi e sulle offertepromozionali.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Gegenwärtig liefern sich die beiden Supermärkte einenlebhaften Wettbewerb bei Preisen und Werbeangeboten.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.I dagsläget förekommer en livlig konkurrensmellan de båda butikerna i fråga om pris ochreklamerbjudanden.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Jelenleg az árak és az akciós kínálattekintetében éles verseny folyik a két szupermarket között.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Na minha zona e arredores sóexistem dois grandes supermercados, um de cada uma destasduas cadeias.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Oba se spopadata s cenami inakcijskimi prodajami.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Tot dusverre hebbenbeide supermarkten elkaar beconcurreerd inzake prijzen enaanbiedingen.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.V současnosti mezi oběma supermarkety probíhá silnákonkurence v oblasti cen a reklamních nabídek.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.Vsúčasnosti ešte obasupermarkety medzi sebou intenzívne súťažia cenami ajaktivitami.
Şu anda, bu iki süpermarketarasında fiyatlar ve yapılan indirimler açısından kıyasıya birrekabet yaşanıyor.W chwiliobecnej obydwa supermarkety konkurują ze sobą pod względemcen i ofert promocyjnych.