kıyafet ile cümle

kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)Sie stellten seine albernen Outfits her, wie dieses hier. (Gelächter)
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)Vyrobili preňho tie smiešne kostýmy, aký je tento. (Smiech)
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)Κατασκεύαζαν τα ανόητα ρούχα του, όπως αυτό. (Γέλια)
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)Они делали идиотские наряды, вроде этого. (Смех)
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)Те са правели смешни облекла, като това. (Смях)
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)הם עשו עבורו את התלבושות המטופשות שלו, כמו זאת. (צחוק)
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)هم الذين قاموا بحياكة ملابسه الغريبة , تبدو هكذا . ( ضحك )
Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler)(笑) 奇妙なヘアスタイル これも使用人が整えました
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Bespeaking trang phục biển của mình, ra lệnh chuông nút áo gilê của mình; dây đai trowsers vải của mình.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Bespeaking си морски дрешки, той поръчки звънец-бутоните му жилетки; ремъци към му платно trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Em bespeaking seu mar-roupa, ele ordena sino-botões para seus coletes; tiras para sua calças de lona.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.En bespeaking su mar-equipo, ordena campana botones para sus chalecos, correas para sus pantalones de lona.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking a tengeri felszerelés, megparancsolja harang-gombokat a mellények, hevederek a vászon trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking hänen meri-asu, hän tilauksia Bell-painikkeita hänen liivit, hihnat hänen kankaalle trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking hans sø-outfit, ordrer han klokke-knapper til hans veste, stropper til sit lærred trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking his morsko obleko, je naročil bell-gumbi svoji telovniki, trakovi za njegovo platno trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking nya pakaian laut, ia memerintahkan bel-tombol untuk waistcoats Nya; tali untuk trowsers kanvas.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking sin havs-outfit, beställer han klocka-knapparna för att hans västar, remmar sin duk trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking suo mare-vestito, ordina campana pulsanti al suo gilet, cinghie per sue tele pantaloni.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking své moře výstroj, on objednává Bell-tlačítka pro své vesty, popruhy jeho plátno trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking svoje more výstroj, on objednáva Bell-tlačidlá pre svoje vesty, popruhy jeho plátno trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In bespeaking zijn zee-outfit, bestelt hij bel-knoppen om zijn vesten, riemen aan zijn doek trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.In zeugende seine See-Outfit, befiehlt er bell-Tasten, um seine Weste; Spanngurten seine Leinwand Hosen.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.그의 waistcoats 그의 바다의 모습을 bespeaking, 그는 주문 종 - 버튼을, 스트랩 to 그의 캔버스 trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.W bespeaking jego morza strój, każe dzwon-przyciski do jego kamizelki, paski do jego trowsers płótnie.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.В гласу своей морской наряд, он приказывает колокол-кнопки, чтобы его жилеты, ремни его trowsers холсте.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.У гласу своєї морської наряд, він наказує дзвін-кнопки, щоб його жилети, ремені його trowsers полотні.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.ב שהעידה שלו בגד הים, הוא מורה פעמון לחצנים מותניות שלו; רצועות בד trowsers שלו.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.في الدلالة له البحر الزي ، وقال انه أوامر جرس الأزرار لالصدريات له ؛ إلى الأشرطة trowsers قماش له.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.彼のキャンバスtrowsers。 ああ、ヘイシード悪い!どのように激しく、最初のハウリング強風でそれらのストラップをバーストされる
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.A volte è molto strano lavorare lassù. Le iniezioni le facevo attraverso gli strati di indumenti.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.E aşa de anevoios să lucrezi acolo sus încât uneori le dădeam injecţiile direct prin haine.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Era tan complejo trabajar allá arriba, que a veces les inyecté a través de la ropa
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Es ist so heikel, da oben zu arbeiten, dass ich manchmal sogar Spritzen direkt durch die Kleidung gab.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Het is daarboven zo lastig werken dat ik de injecties zelfs dwars door hun kleding gaf.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Je to tak neobvyklé pracovať tak vysoko, že niekedy som im dokonca dával injekcie priamo cez ich oblečenie.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.그 곳에서 일을 한다는 것은 매우 어색했습니다 심지어 저는 그들의 옷을 뚫어 주사를 놓았죠.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Nagyon esetlen ilyen magasságban dolgozni, néha ruhán keresztül adtam be az injekciókat.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Praca tam była tak niewygodna i niezręczna, że czasem dawałem im zastrzyki przez ubrania.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Настільки дивно працювати там наверху, що іноді я робив уколи навіть через одяг.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Там так неудобно работать, что иногда мне приходилось делать инъекции прямо через одежду.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.Толкова е неловко да се работи там горе, че понякога дори правех инжекциите направо през дрехите им.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.זה מוזר לעבוד למעלה כך שלפעמים אני אפילו נתתי את הזריקות ישר דרך הבגדים שלהם.
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.وقد كان الوضع غريبٌ جداً هنالك في الأعلى بعض الأحيان لدرجة أنني كنت أعطي البعض الحُقن عبر ملابسهم
O yükseklikte çalışmak çok tuhaftı bazen direk kıyafetlerinin üzerinden enjeksiyon yaptım.時には衣服の上から注射しました それ以外の細かな操作は難しく
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Sajnálom, Jan Di, még egy szép estélyit sem tudok venni a lányomnak.
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Λυπάμαι ΤζανΝτι.Δεν μπορώ ούτε καν να δώσω στην κόρη μου ένα όμορφο βραδυνό φόρεμα.
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.אני מצטער גאן די אני אפילו לא יכול להביא לבתי שמלת ערב הגונה
Özür dilerim Jan Di. Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.أنا متأسف جان دي، لا أستطيع حتـى ان اوفر لك فستان سهرة جميل.
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.Alardeaba con bolsas caras, la ropa y el coche en su microblog, en la versión china de Twitter.
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.Cô khoe những chiếc túi, quần áo và xe hơi đắt tiền của mình trên một tiểu blog của cô ấy,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.그녀는 중국판 트위터라고 할 수 있는 마이크로블로그에 그녀의 비싼 가방, 옷,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.היא השוויצה בתיקים היקרים שלה, בגדים ומכונית במיקרובלוג שלה,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.وقد عرضت حقائبها الغالية ، و الملابس والسيارة على مدونتها المصغرة
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.在距嘅微博上盡顯 距擁有的名牌袋, 衫同鞋,
Pahalı çantalarıyla, kıyafetleriyle ve arabalarla mikroblogunda gösteriş yapıyor.彼女のマイクロブログで 見せびらかしています マイクロブログは中国版のツイッターです
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.Drága ruhát viselt és az autója egy gyönyörű fehér kocsi volt.
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.Το αμάξι του φαινόταν πολύ ακριβό... τα ρούχα του ήταν πολύ ωραία... ήταν ένας πολύ όμορφος κύριος.
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.سيارته كانت غالية....ملابسه انيقة..وكان وسيما
Pekala, dolapta bir şeyler buldum." diyen çoğu erkek gibiyim ben de.O kadar önemsemem kıyafetleri.Ich hab nur etwas im Schrank gefunden." Kleidung ist mir nicht so wichtig.

İlgili Sayfalar