kıyafet ile cümle

kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Düşünün: bir sürü insan aynı kıyafetle yürüyor, kalp atışları yükseliyor, polise korkutucu gelir.Также можно представить группу людей в этих костюмах; возрастающее коллективное сердцебиение напугает полицию.
Düşünün: bir sürü insan aynı kıyafetle yürüyor, kalp atışları yükseliyor, polise korkutucu gelir.心音が集まり 増幅されたら 警察はきっと恐怖を感じるでしょう この例のとおり デザイナーは すぐに役立つ作品を作らなくても
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Ah, Bekleidungsindustrie. Nein, ich meine, eher Mode.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda. Baya ünlüdür bu sektördeEste in afaceri cu haine.Pare destul de faimos.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda. Baya ünlüdür bu sektördePodjete z obalačili, mislim podjetje z modnimi oblačili...je precej znan ...
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda. Baya ünlüdür bu sektördeהוא בעסק של בגדים. לא,אני מתכוון בעסקי האופנה. הוא אחד המפורסמים בתעשיה
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda. Baya ünlüdür bu sektördeيعمل في مجال الملابس،. لا، أقصد الأزياء، يبدو مشهورا في هذا المجال.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda. Baya ünlüdür bu sektörde面白そうね 今日のオークションに 関心は おありなの?
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Dia di bisnis pakaian. Bukan, maksud saya di bisnis fashion.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.E' nell'industria del vestiario. No, intendo, nel fashion business.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Firmu s oblečením. Nie, myslel som odevnú firmu.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Han är i klädbranschen. Nej, jag menar, modebranschen.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Il est dans les affaires de vêtements... Non, je veux dire, vêtements de mode.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Ông ấy làm về lĩnh vực quần áo. Không, í cháu là lĩnh vực thời trang.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.On je v oděvním podnikání. Ne, myslím, v módní branži.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Ruhaüzletben munkálkodik. Illetve úgy értem, hogy a divat üzletben...
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Vaateala. Ei kun, muotibisnes.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Ασχολείται με ρούχα. Όχι εννοώ με την μόδα.
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.Он занимается одеждой. Точнее, модой.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Je kan niet om kleren geven, tenzij omwille van wat anderen, meestal mannen, van je denken.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.다른 사람, 대부분 남자들의 평가에 신경쓰지 않으면서 자기 옷차림에 신경쓸 수는 없고요.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Nemôže vás zaujímať vaše oblečenie, ak to nie je len pre to, čo si o vás pomyslia iní ľudia, väčšinou muži.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Nie może zależeć ci na ubraniach z innego powodu niż z chęci przypodobania się, zwłaszcza mężczyznom.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Non ti puoi interessare ai vestiti se non per quello che gli altri, di solito gli uomini, penseranno di te.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.No te puede interesar la ropa si no es por lo que otra gente, especialmente hombres, piensan de ti.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Nu-ți poate păsa de haine dacă nu te preocupă ce cred alţii despre tine - de obicei bărbaţii.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Απαγορεύεται να σε νοιάζουν τα ρούχα εκτός κι αν είναι για χάρη της γνώμης των άλλων, συνήθως των ανδρών.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.את לא יכולה להתעניין בבגדים, אלא רק בגלל מה שאנשים אחרים, גברים בד"כ, חושבים עלייך.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.ولا يمكنك ان تهتمي بلباسك إذا لم تكن لأجل الآخرين، وبالأخص الرجال، وما سوف يظنونه عنك.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.どう思われたいかで服は選ぶもの」とか だから 私なりにどう受け止めればいいのか
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Daca nu vrei sa porti nimic de aici, atunci du-te gol!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Jeśli nie zamierzasz ich założyć, to wyjdź nago!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Jika kamu tidak mau memakainya diruangan ini maka pergilah keluar telanjang!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Se non hai intenzione di vestirti con i vestiti di questa stanza, allora vai nudo!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Si tu ne portes les habits qui se trouvent dans cette pièce, tu n'as qu'à sortir nu !
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Wenn du keine der Klamotten in diesem Raum <br />anziehen wirst, dann geh einfach nackt nach draußen!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Αν πρόκειται να μην φορέσεις τα ρούχα που είναι σε αυτό εδώ το δωμάτιο, τότε βγες έξω γυμνός!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!Если ты не оденешь ничего из того, что есть в этой комнате, то пойдешь раздетым!
Eğer buradaki kıyafetlerin hiçbirisini giymek istemiyorsan, o zaman sahneye çıplak çık!ادا لم ترد ارتداء اي من هده الملابس هنا ادن فقط اخرج عاري
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.Daca nici de data asta nu le porti hainele, au spus ca nu te mai sponsorizeaza niciodata.
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.Jika kamu tidak memakainya sekarang juga, mereka bilang mereka tidak akan pernah mensponsori baju buatmu lagi.
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.Se non indossi i loro vestiti questa volta, hanno detto che ti sponsorizzeranno più vestiti.
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.Wenn du ihre Klamotten diesesmal nicht trägst, werden sie nie wieder Klamotten für dich sponsern.
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.Αν δεν φορέσεις τα ρούχα τους και αυτή την φορά, είπαν οτι δεν θα σου χορηγήσουν ρούχα ποτέ ξανά.
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.Если ты не оденешь это, то спонсоры больше никогда не будут давать тебе одежду бесплатно.
Eğer bu seferde kıyafetleri giymezsen, başka kıyafet için sponsor olmayacaklar.ادا لم ترتدي هده الملابس هده المرة لقد قالو انهم لن يقومو بالرعاية مرة اخرى
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Als ik mooie kleren maak en ze kan verkopen,
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Jos teen kauniita vaatteita ja voin myydä niitä, niin minusta tuntuu hyvältä,
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Riuscire a fare dei bei vestiti, e poterli vendere, mi fa sentire bene.
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Я шью прекрасные вещи, могу продавать их, и мне нравится это.
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Ha a főnököm választotta... Divatos?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Kalau bossku mendandaninya, baju yang cantik?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Ờ, nếu là đồ mà giám đốc tôi đưa cho thì, là trang phục đẹp đấy.
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Se sono stati scelti dal Presidente... Abiti carini?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?Si c'est Sajangnim qui les a choisis... De jolis vêtements ?
Eğer patronum onu giydirdiyse... ...hoş kıyafetler?أذا رئيسي ألبسها ,ـ ملابس جميلة ؟
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Anda semua telah membeli produk pakaian bulan lalu; saya jamin.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Ați cumpărat cu toții haine luna trecută; vă garantez.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Avete acquistato tutti un capo di abbigliamento nell'ultimo mese; ve lo garantisco.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.Bạn mua một lô quần áo vào cuối tháng; Tôi đảm bảo điều đó.

İlgili Sayfalar