kıyafet ile cümle

kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada sadece benim kıyafetlerim varHanya itu pakaianku.
Burada sadece benim kıyafetlerim varIch habe nur Sachen von mir.
Burada sadece benim kıyafetlerim varIl n'y a que mes habits ici.
Burada sadece benim kıyafetlerim varΥπάρχουν μόνο δικά μου ρούχα.
Burada sadece benim kıyafetlerim varЗдесь только моя одежда.
Burada sadece benim kıyafetlerim var.יש רק את הבגדים שלי
Burada sadece benim kıyafetlerim varهذه ملابسى الوحيده
Burada sadece benim kıyafetlerim var嫌なんて言うなよ
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Anda dapat melihat penerjun payung berpakaian merah sedang berdiri.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Bạn có thể nhìn người đàn ông mặc đồ đỏ ở đây, anh ta đang ở tư thế đứng.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Hier zie je de skydiver in het rode pak, in een staande positie.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Itt láthatják a csukott ernyővel zuhanót a piros ruhában, álló helyzetben.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.붉은 수트를 입은 스카이다이버가 보이시죠? 그는 똑바로 선 직립자세를 하고 있고
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Man sieht den Skydiver in dem roten Anzug, er fliegt in einer aufrechten Haltung.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Możecie zobaczyć skydivera w czerwonym kostiumie, będącego w pozycji stojącej.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Môžete vidieť, že skokan v červenom obleku stojí.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Pueden ver al saltador del traje rojo está de pie.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Puteţi vedea paraşutistul în costum roşu, în poziţie dreaptă.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Vedete il paracadutista con la tuta rossa, lui è in posizione stand up.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Vous voyez le parachutiste en combinaison rouge, il se tient debout.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Μπορείτε να δείτε τον αλεξιπτωτιστή με την κόκκινη στολή, είναι σε όρθια θέση.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Виждате небесния гмуркач с червения костюм, той е в изправено положение.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Вы можете видеть спортсмена в красном костюме, он падает "стоя".
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.אפשר לראות את הצנחן בחליפה האדומה הוא בתנוחת עמידה
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.يمكنكم أن تروا هذا الغواص الجوي بالبدلة الحمراء وهو في وضع الإستعداد
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.立った状態です 黄色と緑のスーツの方は
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaAsta include totul, mâncarea pe care o mâncăm, îmbrăcămintea, televiziunea, încălzirea.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaCela englobe tout, la nourriture que nous mangeons, les vêtements, la télévision, le chauffage.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaDas umfasst alles, die Nahrung, die wir essen, Kleidung, Fernsehen, Heizung.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaDit omvat alles, het voedsel dat we eten, kleding, tv, verwarming.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaEsto abarca todo, el alimento que comemos, abrigo, TV, calefacción.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaEz mindent magába foglal, az ételt, amit megeszünk, a ruhákat, a TV-t, a fűtést.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaIl che comprende tutto, il cibo che mangiamo, il vestiario, la TV, il riscaldamento.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaIni termasuk semuanya, makanan, baju, TV, pemanas ruangan.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaIsso inclui tudo, desde a comida que consumimos, roupas, TV, aquecimento.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaNó bao hàm mọi thứ, thức ăn, quần áo, truyền hình, sự đun nóng.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaToto zahrnuje vše: jídlo které jíme, oblečení, TV, topení.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaTo zahŕňa všetko: jedlo, ktoré jeme, oblečenie, TV, kúrenie.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaTu zawarte jest wszystko: jedzenie, ubrania, telewizja, ogrzewanie.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtma여기에는 모든 것들, 우리가 섭취하는 음식, 의복, TV, 난방 등이 포함됩니다.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaΠεριλαμβάνει τα πάντα, τροφή, ρουχισμό, τηλεόραση, θέρμανση.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaОн охватывает всё: пищу, одежду, телевидение, отопление.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaСюди входить усе: їжа, яку ми споживаємо, одяг, перегляд телебачення, опалення.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaТова включва всичко - храната, която консумираме, дрехите, телевизията, отоплението.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaזה מקיף את הכל האוכל שאנחנו אוכלים, ביגוד, טלויזיה, חימום.
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaهذا يشمل كل شئ ، الطعام الذي نأكله ، الملابس ، التلفاز، التدفئة .
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtma全ての物がサービスに含まれます どれも素晴らしい物です
Büyük annenin yaz kıyafetleri.A nagyanyám nyári ruhái.
Büyük annenin yaz kıyafetleri.Quần áo mặc hè cho bà.
Büyük annenin yaz kıyafetleri.Има време до лятото. <i>Добре, все пак ще ги прибера.</i>
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.Các nhà máy lớn ở Vương Quốc Anh và New England "khát" bông gòn để sản xuất số lượng lớn vải vóc.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.Fabryki w Wielkiej Brytanii i Nowej Anglii czekały na bawełnę do produkcji materiału.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.Grandes fábricas en Gran Bretaña y Nueva Inglaterra deseaban algodón para producir tejidos a gran escala.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.영국과 뉴잉글랜드 지방의 대형 공장들은 대량으로 옷을 생산하기 위해서 목화가 절실하게 필요했어요.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.Mori mari din Marea Britanie şi New England erau avide după bumbac pentru a produce haine de serie.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.Большим заводам в Великобритании и Новой Англии нужно было больше хлопка, чтобы производить одежду.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.תחנות גדולות באנגליה וניו אינגלנד היו רעבות לכותנה כדי ליצר בד בכמויות.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.المصانع الكبرى في بريطانيا و(نيو إنجلند) كانت في حاجة ماسة للقطن لإنتاج القماش.
Çantamı mı karıştırdın? Kıyafetlerimi kullandıktan sonra ceplerini boşaltmıyorsun.Cậu đã không bỏ nó ra sau khi mặc đồ của tớ mà
Çantamı mı karıştırdın? Kıyafetlerimi kullandıktan sonra ceplerini boşaltmıyorsun.Nigdy nie opróżniasz kieszeni po tym jak założysz moje ubranie
İlgili Sayfalar