kıya ile cümle

kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tina Knowles ise bu performanslar için kıyafet tasarımları yaptı.Tewes und Findeklee hatten hier die Kostüme entworfen.
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Jedoch ist die Wassertemperatur überall an der Küste gleich.
Efsanelere göre yakında ölecek insanların mezar kıyafetlerindeki kanı ıssız dere kenarlarında yıkar.Schnell müssen sie feststellen, dass es in dem See von blutrünstigen Haien wimmelt.
Kıyafet: Herhangi bir özel kıyafetleri yoktur.Die Bekleidung läßt nichts zu wünschen übrig.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Also packt Tony erneut ihre Sachen und zieht aus.
2. raunddan sonra kıyasıya mücadeleye girilir.Ab der zehnten Runde ist der Kampf ausgeglichen.
Bu sıralarda Sitemkâr'da abdal kıyafeti giyinmiş ve Gül'ü aramaya koyulmuştur.Unterdessen ist der Corregidor aufgewacht und sucht seine Kleider.
Kiyarüstemi'nin filmleri önemli ölçüde belirsizlik içerir.Stumvols Spielfilme sind weitgehend bedeutungslos.
"Gerçekten yeni kıyafetlere ihtiyacım var", diye düşündü Dima.« J'ai vraiment besoin de nouveaux vêtements », pensa Dima.
Onun tarz anlayışını seviyorum. Kıyafetleriyle makyajı her zaman hoş.J'aime son sens du style. Ses vêtements et son maquillage sont toujours jolis.
Onların kıyafetlerini dikmiyorum.Je ne couds pas leurs vêtements.
Sizin kıyafetlerinizi de dikmiyorum.Je ne couds pas vos vêtements.
Kıyafetlerinizi ihraç etmem.Je n’exporte pas vos vêtements.
Tom kendi kıyafetlerini berbat edecek.Tom abîmera ses vêtements.
Bu kıyafeti kendim yaptım.J'ai fabriqué ce vêtement moi-même.
Susan'ın kıyafetleri kirli.Les vêtements de Susan sont sales.
Tom'un kıyafetlerini çıkarıyordun.Tu déshabillais Tom.
Tom'un kıyafetlerini çıkarıyordu.Il déshabillait Tom.
Ken, Tom'un kıyafetlerini çıkarıyordu.Ken déshabillait Tom.
Tom'un kıyafetlerini çıkarıyorduk.Nous déshabillions Tom.
Tom'un kıyafetlerini çıkarıyordunuz.Vous déshabilliez Tom.
Bu kıyafetleri ütülemek kolaydır.Ces vêtements sont faciles à repasser.
Kıyafetlerimle çok dalga geçtiler.Elles se sont moquées de ma tenue.
Su geçirmez bir kıyafet giymeyi unutma.N'oublie pas de prendre un vêtement imperméable.
Marika sana kıyasla hiçbir şey değil.Marika n'est rien comparée à toi.
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.Ton Seigneur décidera entre eux, au Jour de la Résurrection sur ce qui les divisait ».
Kıyamet de o gün kopacaktır." denmiştir.Ils s’en rendront compte le jour du Jugement ».
Biz ise, kıyameti inkâr edenler için alevli bir ateş hazırladık.Nous avons préparé pour les injustes un Feu dont les flammes les cernent.
Eğer sol tarafında bir pencere açılırsa kıyamete kadar azab içerisinde yaşayacak.Pour ce jour où la vache fut ressuscitée, en souvenir de ce jour-là – une vache est tuée !...
Kıyamet Günü (film)Güneri de Karaman (en).
Sure ahitlerini yerine getirenlerin kıyamet gününde alacakları ödüllerle bitirilir.Ceux-ci se briseront le jour où ses péchés lui seront pardonnés.
Genel yapı olarak 910, 906'ya kıyasla daha kısa ve daha hafiftir.En général, la 910 était plus légère et plus courte que la 906.
Kıyametin göstergelerinden biri budur." girişTel est le témoignage qui a été rendu au moment voulu ».
Dünya'nınkiyle kıyasla Ay'ın sadece çok zayıf bir dış manyetik alanı vardır.Comparé à celui de la Terre, la Lune a un champ magnétique très faible.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Maintenant, voudriez-vous tous vous déshabiller.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Harmonie magazine a comparé son jeu de guitare avec celui de Robert Fripp.
1534 - Kral I. Zygmunt, Yahudilerin özel kıyafet giyme zorunluluğunu kaldırdı.1534 : Le roi Sigismond Ier le Vieux abolit la loi qui imposait aux Juifs le port de vêtements particuliers.
The Veronicas aynı zamanda 2007 senesinde aynı isimle kendi kıyafet markalarını piyasaya sundu.Les jumelles ont également lancé leur propre ligne de vêtements en 2007.
Sanki kıyamet kopmuştur, ağaçlar devrilmeye, yer sallanmaya başlar, esrarengiz bir koro başlar.Assûrément un châtiment, mais un châtiment suffisamment grand pour servir d’exemple pour le futur ».
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.Selon l'estimation approximative de Jack, ils seraient morts depuis au moins 40 ou 50 ans avant le crash.
İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Yecüc ve Mecüc, kıyamet alametlerinden birisi olarak geçer.Dans The Messengers, les Messagers doivent arrêter les quatre cavaliers de l'Apocalypse.
Kaynağı Kur’an, sünnet, icma ve kıyastır.Y sont inscrits : « Voie, Vérité et Vie » (en occitan).
Mürselat Suresi'nde kıyamet gününden ve bu günde inkarcılar ile inananların durumlarından bahsedilir.Il témoigne pour les croyants et contre les incroyants.
Bu liste, Ocak Kümesi'ne kıyasla daha uzun bir listedir.Ce bloc en effet légèrement plus petit que celui de juin.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Ça sert à quoi, caner, dis-moi ?
Daha önceden cehennemde kıyametin ateşten tacını giyerdi.Celui-ci est touché par une vedette et s'enflamme.
İslami feminizm, her iki harici yöntemle uygulanan kıyafet kurallarına karşıdır.Le féminisme islamique s'oppose à ces deux sortes d’extrémismes qui imposent un code vestimentaire.
Kırmızı ve yeşil OLED filmler, mavi OLED filmlere kıyasla daha uzun ömürlüdür.Les versions rouge et bleue ne sont par contre plus compatibles avec les générations suivantes de jeux.
Kadın ise erkek kıyafetleri, erkek ise kadın kıyafetleri giyen kimsedir.Le buste (ou torse) est d'homme, de femme, de Maure.
Dar açıdan istihsân kıyasın bir kısmıdır.Le bénéfice est en fait une partie de la valeur ajoutée.
Olayların çoğu kıyamet sonrası Moskova'daki metro sisteminde geçer.On le compare d'ailleurs parfois au métro de Moscou.
Kur'an'a göre her insan yaptıklarından ötürü kıyamet günü yargılanacaktır.Chacun fit comme il put; et, le lendemain, tout fut à merveille.
Kıyafetini ise boyar.Dresser de même.
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.Elles disposent 12 heures pour réaliser un veston complet.
İlk hallerinde kıyafeti farklıdır.Le pantalon est identique à la première tenue.
Onun da kıyafetleri beyazdı.Son vêtement est blanc.
Dokuma bu zamanlarda yoktur, kıyafetler genelde kürkten yapılırlar.Peu importe laquelle, sa fourrure est presque toujours foncée.
Sonuç olarak, şirket hayvan kürklü kıyafetlerın satışını durdurdu.De plus, le Docteur semble avoir gardé son manteau de fourrure.
Danışmanlar kıyafetleri her çağda değişir.Il change de vêtement à chaque cycle.
Mavi bir kıyafet giyer.Ils portent une chemise bleue.

İlgili Sayfalar