kıvılcım ile cümle
kıvılcım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1708 yılında, Samuel Wall elektriksel kıvılcım üretmek için ağaç reçineleriyle deneyler yapmıştır.1708년에 사무엘 월은 불꽃을 생성하기 위해 황색 천으로 문질러서 실험을 실시했다.
1798'de Henry, hidrokarbon gazı içerisinde, kıvılcım yaratarak karbon birikirme yapmayı başardı.ב-1792 הצליח לזקק באופן תעשייתי גז פחם לצורכי תאורה.
Gönül Kıvılcım, yazar.יניב ברק – כתב.
Aralık 1904'te Sankt-Peterburg’daki Putilov Fabrikasında başlayan grev kıvılcım etkisi yapar.ב-14 בינואר 1905 החלה שביתה במפעלי פוטילוב בסנקט פטרבורג.
"Arçil Arveladze: "Kıvılcım Güneş'ten geliyor"".מכאן ההשראה למשפט 'השמש מתחילה לשרוף'.
Elektriksel ark, gazların kıvılcım anında ortaya çıkması ile oluşan elektrik olayı.נורות פריקה פועלות על פי העיקרון של פריקה חשמלית בגז, הנגרמת כתוצאה ממעבר זרם חשמלי בגז.
"Arçil Arveladze: "Kıvılcım Güneş'ten geliyor"".Както казват местните жители – „ловат ток от слънцето“.
Bir kıvılcıma sahip.Притежава стъклен блясък.
Bu da geliştirilmiş madde arılaştırma tekniklerinin geliştirilmesi için önemli bir kıvılcım olmuştur.Представлява интерес за разработката на свръхпроводими материали.
Son olay, savaşın kıvılcımını yakar.Njegov bi život završio da se plamen ugasi.
Ama savaşların başlamasına neden olan ilk kıvılcımlar da hep burada ortaya çıkar.Međutim, počinju i prve ratne nedaće što ih svaki rat donosi.
25 Haziran 1950'de Kuzey Kore, Güney Kore'yi işgal etmeye kalktı ve bu da Kore Savaşını kıvılcımladı.U lipnju 1950. godine Sjeverna Koreja pokreće iznenadni rat protiv Južne Koreje.
Fransız Devrimi kıvılcımı bu yoldaki ilk önemli ve radikal bir karardı.Francúzska revolúcia znamenala radikálne a definitívne ukončenie vzostupu.
Örneğin, kışın araba kapılarındaki kıvılcımlar 20,000 V üzeri voltaj kapsayabilir.Na primer iskre, ki se pojavijo pozimi na vratih avtomobila, lahko vključujejo napetost tudi do 20.000V.
Bir kıvılcıma sahip.Potrebuje dovolj vlage.
Yüksek ölçekli kıvılcımlar, doğal olarak şimşek ile üretilenlerdir.Najobsežnejše iskre naravno proizvaja strela.
Son olay, savaşın kıvılcımını yakar.Pohiti z odgovorom, preden se vname ogenj vojne.
Optimus tüm kıvılcımlara gitmekten korkmadığını ve buna mecbur olduğunu söyler.Kleopatra mu pravi, naj se ne razburja, da je vse zaman.
Bu eylem Amerikan Bağımsızlık Savaşını çıkartan kıvılcımlardan birisi olacaktır.Jis buvo vienas iš netolerantingiausių veiksmų, dėl kurių kilo JAV nepriklausomybės karas.
Yüksek ölçekli kıvılcımlar, doğal olarak şimşek ile üretilenlerdir.Küünised koosnevad jäigast valgust keratiinist.
Hayat Kıvılcımı (orijinal adı: Der Funke Leben), Erich Maria Remarque'nin bir romanıdır."Aeg antud elada, aeg antud surra" on Erich Maria Remarque'i romaan.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.(41:10) Des flammes jaillissent de sa bouche, Des étincelles de feu s`en échappent.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.( 41 : 10 ) Những ngọn lửa nhoáng từ miệng nó , Và các đám lửa phun ra .
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.(41:10) Những ngọn lửa nhoáng từ miệng nó, Và các đám lửa phun ra.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.41:11 Aus seinem Munde fahren Fackeln, und feurige Funken schießen heraus.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.(41:11) из пасти его выходят пламенники, выскакивают огненные искры;
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Bågskott skrämma honom ej bort, slungstenar förvandlas för honom till strå;
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Buens sønn* jager den ikke på flukt; slyngens stener blir som halm for den. / {* pilen.}
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Buens Søn slår den ikke på Flugt, Slyngens Sten bliver Strå for den,
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Da sua boca saem tochas; faíscas de fogo saltam dela.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.De su boca salen llamaradas; escapan chispas de fuego
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Din gura lui ţîşnesc flacări, scapără schintei de foc din ea.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Ei aja sitä pakoon nuoli, jousen poika, akanoiksi muuttuvat sille linkokivet.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Iz ust mu pohajajo goreče bakle, ognjene iskre se sipljejo iz njih.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.그 입에서는 횃불이 나오고 불똥이 뛰어나며
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Lidah api menghambur dari mulutnya; bunga api berpancaran ke mana-mana
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Nezahání ho střela, v stéblo obrací se jemu kamení prakové.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Považuje železo za slamu, za hnilé drevo meď.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.stima il ferro come paglia, il bronzo come legno tarlato
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.szájából szövétnekek jõnek ki, [és] tüzes szikrák omlanak ki.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Żelazo poczyta sobie za plewę, a miedź za drzewo zbótwiałe.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Εκ του στοματος αυτου εξερχονται λαμπαδες καιομεναι και σπινθηρες πυρος εξακοντιζονται.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Из устата му излизат запалени факли, И огнени искри изкачат.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.מפיו לפידים יהלכו כידודי אש יתמלטו׃
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.من فيه تخرج مصابيح. شرار نار تتطاير منه.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.從 他 口 中 發 出 燒 著 的 火 把 、 與 飛 迸 的 火 星
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.從他 口中發 出燒 著 的 火把 、 與飛迸 的 火星
Ama bu kıvılcıma ihtiyacım var aklımı geri yüklemek için Bu mikrofonu desteklemek içinJ'ai besoin de cette étincelle pour retrouver ma tête et prendre le micro
Ama bu kıvılcıma ihtiyacım var aklımı geri yüklemek için Bu mikrofonu desteklemek içinMusím zistiť, že iskra mojej hlave
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı.하지만 이 잉걸불은 차갑고 파란색이었죠.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı. Nefes kesiciydiler.C'était à vous couper le souffle.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı. Nefes kesiciydiler.Fue sorprendente.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı. Nefes kesiciydiler.Îți tăia respirația.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı. Nefes kesiciydiler.Направо ми секна дъхът.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı.אבל אלה היו ניצוצות כחולים וקפואים.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı.ولكن هده كانت باردة جدا، جمرات زرقاء.
Ama bunlar soğuk, mavi kıvılcımlardı.息をのみました
Beynimi kıvılcım nakavt oldum o günden beri ben bu mektubu açtı. "Aku sudah mengetuk percikan keluar dari otak saya sejak aku membuka surat itu. "
Beynimi kıvılcım nakavt oldum o günden beri ben bu mektubu açtı. "Am fost lovirea scântei din creierul meu încă de când am deschis această scrisoare. "
Beynimi kıvılcım nakavt oldum o günden beri ben bu mektubu açtı. "Bol som klepanie iskry z môjho mozgu Od tej doby som otvorila ten list. "