kısmen ile cümle
kısmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Ta pokrywa lodowa jest częściowo pływająca i jest narażona na działanie oceanu, na jego ciepło.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Tehát ez a jégtakaró, részben lebeg a vízben, ezért ki van téve az óceán hőmérsékletének.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Vậy thì phiến băng đó chỉ đang trôi một phần và nó bị phơi bày ra trước biển, trước sức nóng đại dương
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Επομένως, ο ύφαλος πάγου αιωρείται μερικώς και είναι εκτεθειμένος στον ωκεανό και στη ζέστη του ωκεανού.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.И така този леден лист е частично плаващ, и е изложен на океана, на топлината на окена.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Часть ледника находится в плавучем состоянии под влиянием океана, океанического тепла.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.אז יריעת הקרח הזו צפה למחצה, והיא חשופה לאוקיינוס, לחום של האוקיינוס.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.ذلك الغطاء الجليدي يعوم جزئياً، ويتعرض للمحيط، لحرارة المحيط.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.海の熱にさらされているのです このことが心配の種なのです
Bu çok önemli bir süreçtir. Kısmen içinde bulunulan çevreden etkilenir.Dit is een heel belangrijk proces, deels afhankelijk van de omgeving waarin dier of mens zich bevindt.
Bu çok önemli bir süreçtir. Kısmen içinde bulunulan çevreden etkilenir.E un proces important, parțial dependent de mediul în care se află animalul sau omul.
Bu çok önemli bir süreçtir. Kısmen içinde bulunulan çevreden etkilenir.To bardzo ważny proces, częściowo zależny od środowiska człowieka lub zwierzęcia.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.A zejména zkoušení chápeme jako patřičnou součást naplňování něčeho velkého.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.Dat testen hoort bij het bereiken van iets groots.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.E accettiamo quella prova come parte integrante del raggiungimento di grandi risultati.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.Em parte, esse teste é um elemento essencial para conseguirmos qualquer coisa extraordinária.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.És részben éppen ezek a próbák vezetnek el fantasztikus célok eléréséhez.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.Et pour partie, ce test ressemble à un élément essentiel de la réussite extraordinaire.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.당하는데, 우리는 그것을 대단한 무언가를 하려면 당연히 필요한 것이라고 생각합니다.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.Şi, parţial, încercarea e o parte firească în realizarea a ceva măreţ.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.To testowanie zdaje się być odpowiednim etapem na drodze do wielkich osiągnięć.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.Und auf eine Art gehören diese Proben dazu, wenn wir Großes erreichen wollen.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.Y, en parte, esa prueba es un factor importante para lograr cosas grandes.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.И по-специално, това изпитание е правилна част от постигането на нещо голямо.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.И такая проверка — неотъемлемая часть великих достижений.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.ובאופן מסויים, הבחינה הזאת מרגישה כחלק מתאים של השגת משהו נהדר.
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.وعلى نحو ما، فإن ذلك الاختبار يبدو جزءً ملائماً، من الوصول لشي عظيم
Bu duygular kısmen harika bir şeyi başarmanın bir parçasıdırlar.偉大なことへと至る途上にある感触を与えてくれるのです クレマンソーは言っています
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek: 1998 yılında yağmurda bulduğum terk edilmiş bir köpek.Em parte, estou aqui hoje, é por causa de um cão, um cachorro abandonado que encontrei à chuva, em 1998.
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek: 1998 yılında yağmurda bulduğum terk edilmiş bir köpek.Jedním z důvodů, proč tu dnes jsem, je pes, opuštěné štěně, které jsem našla jednou za deště v roce 1998.
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek: 1998 yılında yağmurda bulduğum terk edilmiş bir köpek.Jedným z dôvodov, prečo tu dnes som, je pes, opustené šteňa, ktoré som našla raz v daždi v roku 1998.
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek: 1998 yılında yağmurda bulduğum terk edilmiş bir köpek.Ma részben egy kutya miatt vagyok itt: egy elhagyott kiskutya, akit az esőben találtam 1998-ban.
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek: 1998 yılında yağmurda bulduğum terk edilmiş bir köpek.W pewnej mierze jestem tu dziś z powodu psa, porzuconego szczeniaka, znalezionego podczas deszczu w roku 1998.
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek:1998年 雨の日に私が見つけた捨てられた子犬です
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek:오늘 제가 여기 온 이유는, 부분적으로는, 개 때문입니다.
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek:Olen täällä tänään osittain yhden koiran takia:
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek:אחת הסיבות שאני כאן היום, היא כל:
Bugün buraya geliş sebebim kısmen bir köpek:إن سبب وجودي هنا اليوم، جزئياً، بسبب كلب
Bu işe yaramadı, çünkü mahkemeler çok pasif, kısmen yasa yapıcıların yozlaşmış olmalarından dolayı.Dat faalde, deels omdat de rechtbanken te passief zijn, deels omdat de wetgevers gecorrumpeerd zijn.
Bu işe yaramadı, çünkü mahkemeler çok pasif, kısmen yasa yapıcıların yozlaşmış olmalarından dolayı.Kísérletem részben a bíróságok passzivitása, részben a jogalkotók korrumpáltsága miatt fulladt kudarcba
Bu işe yaramadı, çünkü mahkemeler çok pasif, kısmen yasa yapıcıların yozlaşmış olmalarından dolayı.실패였죠. 사법부가 너무 수동적이기 때문이기도 했고, 또 부분적으로는 입법부가 부패했기 때문이었습니다.
Bu işe yaramadı, çünkü mahkemeler çok pasif, kısmen yasa yapıcıların yozlaşmış olmalarından dolayı.זה נכשל, חלקית בגלל שבתי הדין פסיביים מדי, חלקית בגלל שהמחוקקים מושחתים,
Bu işe yaramadı, çünkü mahkemeler çok pasif, kısmen yasa yapıcıların yozlaşmış olmalarından dolayı.فإننا سنفشل لان المحاكم نوعا ما سلبية للغاية ولان المشرعين نوعا ما " فاسدون "
Bu işe yaramadı, çünkü mahkemeler çok pasif, kısmen yasa yapıcıların yozlaşmış olmalarından dolayı.立法府が堕落しているからです 堕落といっても、賄賂によって
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Astfel, ea a adoptat o decizie parţial negativă,pentrusuma de 123 milioane euro.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Daher nahm sie eine teilweise ablehnende Entscheidung über einen Betrag von123 Millionen EUR an.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.De Commissie nam dan ook een (gedeeltelijk) negatievebeschikking ten belope van 123 miljoen euro.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Den antog sålunda ettpartiellt negativt beslut för en summa av 123miljoner euro.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Így a Bizottság 123 millióeuró összegű támogatás vonatkozásában nemleges határozatot hozott.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Komissio teki tuesta osaksi kielteisen päätöksen vaatien viranomaisiaperimään 123 miljoonaa euroa takaisin.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Miała to być pomoc dodatkowa,oprócz innej, na udzielenie której Komisja wydała zgodę już wcześniej.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Prijalapreto čiastočné negatívne rozhodnutie na sumu 123 miliónov EUR.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Proto přijala částečně negativní rozhodnutí propodporu ve výši 123 miliónů EUR.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Zato je sprejela delno odklonilno odločitev za znesek 123milijonov evrov.
Bu nedenle 123 milyon Euro’luk tutariçin kısmen negatif karar aldı.Ето защо, тя прие частично отрицателнорешение за сумата от 123 милиона евро.
Bu nedenle, günümüzün sistemik risklerini ancak kısmen ele almıştır.24 genomförande är EU:s Cardiffprocess (sedan 1998) (
Bu nedenle, günümüzün sistemik risklerini ancak kısmen ele almıştır.Acestea se adresează, totuşi, numai parţial riscurilor sistemice actuale.
Bu nedenle, günümüzün sistemik risklerini ancak kısmen ele almıştır.Daarom adresseert het beleid de systeemrisico's van vandaag slechts gedeeltelijk.
Bu nedenle, günümüzün sistemik risklerini ancak kısmen ele almıştır.Daher geht sie nur teilweise auf die systemischen Gefahren von heute ein.
Bu nedenle, günümüzün sistemik risklerini ancak kısmen ele almıştır.Dlatego też dotyczy ona tylko częściowo dzisiejszych zagrożeń o charakterze systemowym.