Seni kıskanıyordum çünkü.Het was jaloezie.
Seni kıskanıyordum çünkü. Senin için deliriyordum... ...ama beni aldattın, hem de Agustino'nun karısıyla.Eso fue por celos ... estaba loco por ti y ... ... me traicionaste ... con la esposa de Agustino.
Seni kıskanıyordum çünkü.Tinha ciúmes, e tu sabes que estava doida por ti e...
Seni kıskanıyordum çünkü....هذه كانت غيرة - كنت مجنونة بك و
Seni kıskanıyorum. Benim için endişelenecek birisi yok.Aku cemburu. aku tidak punya satu untuk khawatir tentang aku.
Seni kıskanıyorum. Benim için endişelenecek birisi yok.Aku cemburu. aku tidak punya satu untuk khawatir tentang aku.
Seni kıskanıyorum. Benim için endişelenecek birisi yok.أنا غيور ليس لي واحد ليقلق عنيّ
Seni kıskanıyorum.Ik ben jaloers.
Seni kıskanıyorum.Já žárlím.
Seni kıskanıyorum.Je suis jaloux.
Seni kıskanıyorum.- No. Estoy celoso.
Seni kıskanıyorum.- No. soy celoso.
Seni kıskanıyorum.Quelle chance tu as !
Seni kıskanıyorum.Te envidio.
Seni kıskanıyorum.Ti invidio.
Seni kıskanıyorum.Tớ cảm thấy ganh tỵ với cậu đấy.
Seni kıskanıyorum.Σε ζηλεύω.
Seni kıskanıyorum.- Не. Завиждам ти.
Seni kıskanıyorum.- Нет. Я тебе завидую.
Seni kıskanıyorum.Я завидую тебе.
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Byłeś wcześniej zazdrosny, co nie?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Du var svartsjuk tidigare var du inte det?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Eri geloso già da prima, vero?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Je was net jaloers, toch?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Sejak awal kau cemburu kan?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Trước đó anh đã ghen phải không?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Tu étais jaloux tout à l'heure ?
Sen kıskandın mı, kıskanmadın mı?Ты все-таки ревновал тогда?
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.A ty... zazdrościsz ludziom, że są właśnie tacy.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.Derfor er du misundelig på mennesker.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.Du är avundsjuk på människor för det.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.E tu... sei invidioso di esseri umani come questi.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.E tu... tens inveja dos humanos assim.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.Sinä olet kateellinen sellaisille ihmisille.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.Y tú... tienes envidia de que los humanos sean así.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.Και εσύ νιώθεις φθόνο για αυτούς τους ανθρώπους.
Sense... böyle insanları kıskanıyorsun.А ты... ты завидуешь людям.
Seung Jo gerçekten beni kıskanacak mı?Kommer Seung Jo verkligen å bli svartsjuk?
Seung Jo gerçekten beni kıskanacak mı??<i> האם סונג ג'ו באמת יקנא
Seung Jo gerçekten beni kıskanacak mı?<i> هل سيغار سيونغ جو حقاً؟
Seung Jo gerçekten beni kıskanacak mı?そんなに悩むことないわよ
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.A szeretet hosszútûrõ, kegyes; a szeretet nem irígykedik, a szeretet nem kérkedik, nem fuvalkodik fel.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.El amor tiene paciencia y es bondadoso. El amor no es celoso. El amor no es ostentoso, ni se hace arrogante
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Kærligheden er langmodig, er velvillig; Kærligheden bærer ikke Nid; Kærligheden praler ikke, opblæses ikke,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Kärleken är tålig och mild. Kärleken avundas icke, kärleken förhäver sig icke, den uppblåses icke.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.사랑은 오래 참고 사랑은 온유하며 투기하는 자가 되지 아니하며 사랑은 자랑하지 아니하며 교만하지 아니하며
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.La carità è paziente, è benigna la carità; non è invidiosa la carità, non si vanta, non si gonfia
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Láska trpělivá jest, dobrotivá jest, láska nezávidí, láska není všetečná, nenadýmá se.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Láska zhovieva, je dobrotivá; láska nezávidí; láska sa nechlúbi, nenadúva sa,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Ljubezen je potrpežljiva, dobrotljiva; ljubezen ni nevoščljiva, ljubezen se ne hvali, se ne napihuje,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Miłość jest długo cierpliwa, dobrotliwa jest; miłość nie zajrzy, miłość nie jest rozpustna, nie nadyma się;
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.O amor é sofredor, é benigno; o amor não é invejoso; o amor não se vangloria, não se ensoberbece,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Rakkaus on pitkämielinen, rakkaus on lempeä; rakkaus ei kadehdi, ei kerskaa, ei pöyhkeile,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Η αγαπη μακροθυμει, αγαθοποιει, η αγαπη δεν φθονει, η αγαπη δεν αυθαδιαζει, δεν επαιρεται,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Любов довго терпить, милосердує; любов не завидує; любов не величаєть ся, не надимаєть ся,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Любовь долготерпит, милосердствует, любовь не завидует,любовь не превозносится, не гордится,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.האהבה מארכת אף ועשה חסד האהבה לא תקנא האהבה לא תתפאר ולא תתרומם׃
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.المحبة تتأنى وترفق. المحبة لا تحسد. المحبة لا تتفاخر ولا تنتفخ
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.愛 是 恆 久 忍 耐 、 又 有 恩 慈 . 愛 是 不 嫉 妒 . 愛 是 不 自 誇 . 不 張 狂
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.愛是 恆久 忍耐 、 又 有 恩慈.愛是 不 嫉妒 . 愛是 不自誇.不張狂