Ana içeriğe geç
Sözlük

kıska ile cümle

kıska kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.엘리자베스는 깨달았어요, 그녀는 그녀 자신의 질투심과
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.Елизавета осознала и столкнулась лицом к лицу с собственной ревностью, с собственной смертностью.
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.Єлизавета усвідомила і зіткнулася віч-на-віч з власними ревнощами, з власною смертністю.
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.אליזבת הבינה, והיא נאלצת להתמודד פנים מול פנים עם תחושת הקנאה שלה,
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.أدركت إليزابيث، وقد واجهت شعورها بالغيرة،
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.自らの嫉妬心 自らの死すべき運命と 向き合っています
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Dit navn betyder vel misundelig, Envy?
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Ditt namn betyder väl avundsjuk, Envy?
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Envy, il tuo nome significa "geloso". Giusto?
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Envy, nimesi merkitsee kateutta.
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Envy, o teu nome significa "inveja", certo?
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Envy, tu nombre significa "envidia", ¿verdad?
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Envy, twoje imię znaczy "zazdrość", prawda?
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Ένβι, το όνομά σου σημαίνει "Φθονερός". Σωστά;
Envy "kıskanç" demek, değil mi?Твоё имя означает "зависть", не так ли?
Eun Byul'un annesinden bir hediyesi olmasını çok kıskanıyorlardı.Ils devaient tellement envier Eun Byul d'avoir eu un cadeau de la sienne.
Eun Byul'un annesinden bir hediyesi olmasını çok kıskanıyorlardı.Milyen irigyek lehettek, amikor Eun Byulnak az övétől ilyen ajándéka volt.
Eun Byul'un annesinden bir hediyesi olmasını çok kıskanıyorlardı.Και για την Εουν Μπιουλ να έχει ένα δώρο από την μητέρα της, σκέψου πόσο θα την ζήλευαν.
Eun Byul'un annesinden bir hediyesi olmasını çok kıskanıyorlardı.والحصول على هدية, كان الكل يشعر بالغيرة
Evet, kafana takma. O kızdan 100 kat daha güzel olduğun için seni kıskanıyor.По-хубава си от нея, затова се заяжда.
'Evet, pekala ama buna ne dersin... sendeki şey şüphe, ama bendeki kıskançlık!'O, ano, ale co tohle? Váš problém je nejistota, můj žárlivost.
'Evet, pekala ama buna ne dersin... sendeki şey şüphe, ama bendeki kıskançlık!'Ó, a te problémád a kétség? Az enyém a féltékenység!"
'Evet, pekala ama buna ne dersin... sendeki şey şüphe, ama bendeki kıskançlık!''Oh, oui tu sais , y'a ça aussi...
- "Ey, Beethoven, sen kıskancın tekisin çünkü bu fikirlerimiz senden önce vardı.""Oh, Beethoven, sei solo geloso che abbiamo avuto queste idee prima di te.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Aber es hätte noch nicht einmal eine alte Taube neidisch gemacht.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.하지만 그렇다고 비행기를 보며 비둘기가 질투하거나 하진 않았어.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Maar weet je wat? Het zou een oude duif niet jaloers maken.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Ma non ha reso geloso nessun vecchio piccione.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı."Não faria inveja a um pombo.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.N-ar fi făcut gelos nici un porumbel bătrân.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Nawet gołąb by mu nie pozazdrościł.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Pero no le daría celos a una vieja paloma.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Но голуби им не завидовали.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.Но това не е предизвикало завист в някой стар гълъб.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.אבל הוא לא היה גורם ליונה זקנה לקנא.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.لم تكن قادرة على جعل طائر يشعر بالغيرة من قدراتها.
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.でもそれが今やF15イーグルだ
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Alcuni, è vero, predicano Cristo anche per invidia e spirito di contesa, ma altri con buoni sentimenti
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Algunos, a la verdad, predican a Cristo por envidia y contienda, pero otros lo hacen de buena voluntad
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Etliche zwar predigen Christum um des Neides und Haders willen, etliche aber aus guter Meinung.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.어떤이들은 투기와 분쟁으로 어떤이들은 착한 뜻으로 그리스도를 전파하나니
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Muutamat tosin julistavat Kristusta kateudestakin ja riidan halusta, mutta toiset hyvässä tarkoituksessa:
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Nekateri sicer oznanjajo Kristusa tudi iz zavisti in prepirljivosti, nekateri pa tudi iz dobre volje.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Někteří zajisté jen z závisti a navzdoru, někteří pak také z oblíbení sobě toho Krista káží.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Némelyek ugyan irígységbõl és versengésbõl is, de mások jóakaratból is hirdetik a Krisztust.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Niektorí síce aj pre závisť a svár, ale niektorí aj zo záľuby hlásajú Krista,
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Nogle prædike vel også Kristus for Avinds og Kivs Skyld, men nogle også i en god Mening.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Unii, este adevărat, propovăduiesc pe Hristos din pizmă şi din duh de ceartă; dar alţii din bunăvoinţă.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Vel forkynner også somme Kristus av avind og for kivs skyld, men andre dog også av velvilje;
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Verdade é que alguns pregam a Cristo até por inveja e contenda, mas outros o fazem de boa mente;
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Wszakże niektórzy z zazdrości i z sporu, a niektórzy też z dobrej woli Chrystusa każą.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Τινες μεν και δια φθονον και εριδα, τινες δε και απο καλης θελησεως κηρυττουσι τον Χριστον
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Деякі з зависти та перекору, а инші з доброї волї проповідують Христа.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Некоторые, правда, по зависти и любопрению, а другие с добрым расположением проповедуют Христа.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.הן יש מגידים את המשיח מקנאה וריב ויש מגידים בכונה טובה׃
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.اما قوم فعن حسد وخصام يكرزون بالمسيح واما قوم فعن مسرة.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.有 的 傳 基 督 、 是 出 於 嫉 妒 分 爭 . 也 有 的 是 出 於 好 意
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.有的 傳 基督 、 是 出於 嫉妒 分爭 . 也 有的 是 出於 好意
Gittikçe daha çok paranoyak, kıskanç, sahiplenici, şüpheci oluyordum.I stawałem się coraz bardziej i bardziej paranoiczny, zazdrosny, zaborczy i podejrzliwy,
Gittikçe daha çok paranoyak, kıskanç, sahiplenici, şüpheci oluyordum.Y me volví más y más paranóico, celoso, posesivo, desconfiado,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod