Ana içeriğe geç
Sözlük

kıska ile cümle

kıska kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kıskançlık olmadan sevgi yoktur.There's no love without jealousy.
Senin başarın beni kıskandırıyor.Your success excites my envy.
Ben senin iyi sağlığını kıskanıyorum.I envy your good health.
Oldukça güzel olduğu için diğer kızlar onu kıskanıyorlar.The other girls are jealous of Lily because she is extremely pretty.
Herkes benim başarımı kıskanıyor.Everybody was jealous of my success.
Bay Brown meslektaşının başarısını kıskanıyor.Mr Brown is jealous of his colleague's success.
Beceriksiz adam onun olağanüstü yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her extraordinary talent.
Sanırım biraz kıskandım.I suppose I felt a little jealous.
John senin yeni arabanı kıskanıyor.John is envious of your new car.
Chris çocuğu matematik sınıfından tanıyordu ve çok kıskanıyordu.Chris recognized the boy from his math class and became very jealous.
Seni çok kıskanıyorum.I envy you so much.
Senin ailenin Hokkaido'ya seyahat edeceği doğru mu? Seni kıskanıyorum.Is it true that your family will travel in Hokkaido? I envy you.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Onu kıskanıyorum.I envy him.
Onun başarısını kıskanıyorum.I am envious of his success.
Onun kıskançlığına tahammül edemem.I can't stand her jealousy.
Cinayetin nedeni kıskançlıktı.Jealousy was the motive for the murder.
Diğer insanları kıskanırsan asla mutlu olamazsın.You can never be happy if you feel envious of other people.
İyi şanslarından dolayı diğerlerini kıskanma.Don't envy others for their good luck.
Başkalarının başarılarını kıskanmamalısın.You must not be jealous of others' success.
O, karısını kıskanıyordu.He was jealous of his wife.
Başarımı kıskandı.He envied my success.
O, benim başarımı kıskandı.He was jealous of my success.
Onların mutluluğunu kıskanmıştı.He was jealous of their happiness.
O, onun yeteneğini kıskanıyor.He is jealous of her talent.
O, onun yaşama biçimini kıskanıyordu.He was envious of her way of living.
O, arkadaşlarını kıskanıyordu.He was the envy of his friends.
O, arkadaşının terfisini kıskanıyordu.He was envious of his friend's promotion.
Onların hepsi yeni arabamı kıskandı.They all envied my new car.
Onlar başarımızı kıskanıyorlar.They are jealous of our success.
Başarısı onu kıskançlık hedefi haline getirdi.Her success made her the target of jealousy.
O, kuzeninin başarısını kıskanıyordu.She was envious of her cousin's success.
O bir kıskançlık çıkınıydı.She was a bundle of jealousy.
Kıskançlık abidesiydi.She was a bundle of jealousy.
O çok kıskanılacak bir konuma sahiptir.She has a very enviable position.
O benim iyi servetimi kıskanıyor.She is envious of my good fortune.
O benim başarımı kıskanıyor.She is envious of my success.
O kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.She was burning with jealousy.
Kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.She burned with jealousy.
Onun diğer bir kızla yürüdüğünü görmek onu kıskandırdı.It made her jealous to see him walking with another girl.
Başka bir kızla konuştuğunda onu kıskanıyordu.She was jealous when he talked to another girl.
Başka bir kızla konuştuğunda, o kıskanmıştı.She was jealous when he talked to another girl.
Komşusunun servetini kıskanıyordu.She was jealous of her neighbor's good fortune.
Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her unusual talent.
Babam bize başkalarını kıskanmamamızı söylerdi.Father used to tell us not to envy others.
Bunu ona kıskançlık yaptırdı.Jealousy made him do that.
Kıskançlık olmadan aşk olmaz.Love is never without jealousy.
Onun yeni evini kıskandım.I envied his new house.
Klava, Lyusya'yı kıskandı.Klava envied Lyusya.
O sadece senin gençliğini kıskanıyor.She's just jealous of your youth.
O tamamen senin gençliğini kıskanıyor.She is totally jealous of your youth.
Erkek kardeşimi kıskandım.I was jealous of my brother.
Kıskançlık olmayan hiçbir aşk yoktur.No love without envy.
Kıskançlık yedi ölümcül günahtan biridir.Envy is one of the seven deadly sins.
Ben kıskanç kadınlardan nefret ederim.I hate jealous women.
Aşk kördür ama kıskançlık var olmayan şeyleri bile görebilir.Love is blind, but jealousy can see even nonexistent things.
O başka bir kızla konuştuğunda kıskanıyordu.She was jealous from him talking to another girl.
Seni kıskanmam.I don't envy you.
Onu kıskanıyordum.I was jealous of her.
İyi bir patronun olduğu için kıskanıyorum.I'm jealous because you have a good boss.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod