kısıtlı ile cümle

kısıtlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)GNU Lesser General Public License verzia 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)GNU Lesser General Public License, версия 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)GNU LGPL Version 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Licença Pública da GNU Lata Versão 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Licencia Pública General Menor de GNU, versión 2@item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Licența „ GNU Lesser General Public License Version 2 ” @ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Licenza Pubblica Generica Attenuata GNU, versione 2@item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Lisensi Publik Umum Lebih Kecil Versi 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Version & #160; 2 de la Licence Générale Publique Limitée GNU@item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Γενική δημόσια άδεια GNU έκδοση 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)Скорочена загальна громадська ліцензія GNU версії 2@ item license (short name)
GNU Kısıtlı Genel Kamu Lisansı Sürüm 2@ item license (short name)ترخيص جنو العمومية الأقل الإصدار 2@ item license (short name)
Hükümetin etki gücünün artırılması daha fazla fırsat yaratmayacaktır, onları kısıtlıyor olacaktır.더군다나, 정부는 더이상 기회를 주지 못하게 됩니다. 기회를 제한하겠죠.
Hükümetin etki gücünün artırılması daha fazla fırsat yaratmayacaktır, onları kısıtlıyor olacaktır.Más gobierno no va a crear más oportunidades. Las va a limitar.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Az IMF-nek jelenleg korlátozott forrásai vannak, egy százalék.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Dziś ta instytucja ograniczona jest do jednego procenta.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.El FMI hoy tiene recursos limitados, el 1%.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.FMI astazi are resurse limitate, un singur procent.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Heute hat der IMF begrenzte Mittel von einem Prozent.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Il FMI ora ha risorse limitate, uno per cento.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.현재 IMF는 세계 GDP의 1%로 운영되고 있지요. 그것은 경제덕 위기에 적절한 효과를
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.IMF giờ đây có nguồn vốn rất hạn chế, 1%.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Le FMI dispose aujourd'hui de ressources limitées, 1%.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Nu is dat nog maar 1%.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.O FMI agora tem recursos limitados, apenas 1%.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.МВФ сегодня имеет ограниченные ресурсы — 1%.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.Сега МВФ има ограничени ресурси - един процент.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.כעת, קרן המטבע היא בעלת משאבים מוגבלים, אחוז אחד.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.مصادر صندوق النقد الدولي الآن أصبحت محدودة، واحد بالمائة.
IMF'nin bugün kaynakları kısıtlı: %1.この危機の時代に
Jule, Wilt sen? 'Kısıtlı, ve dedi ki,' Ay. 'Maukah kamu tidak, Jule 'stinted itu, dan berkata "?
Jule, Wilt sen? 'Kısıtlı, ve dedi ki,' Ay. '윌트 그대는 쥴? '그것은 stinted하고있다'는 불안하지 않습니다. '
Jule, Wilt sen? 'Kısıtlı, ve dedi ki,' Ay. 'Θελεις όχι, Jule; 'αυτό stinted, και είπε "Ay.
Jule, Wilt sen? 'Kısıtlı, ve dedi ki,' Ay. 'אתה לא וילט, ג'ול? "מקופח זה, ואמר:" היי. "
Jule, Wilt sen? 'Kısıtlı, ve dedi ki,' Ay. 'انت لا تذبل ، Jule؟ stinted ذلك ، وقال "آي".
Jule, Wilt sen? 'Kısıtlı, ve dedi ki,' Ay. 'あまりにjulietおよびスティントのthou、私は、なたを祈る、看護師は、I.と言う
Kapibaralara karşı olan bu sevgi Japonlar ile de kısıtlı değil:El amor a los capibaras no sólo se limita a los japoneses
Kapibaralara karşı olan bu sevgi Japonlar ile de kısıtlı değil:На странице Twitter тоже можно найти потрясающие фотографии:
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Az az érdekes az emberi felfogóképességet vizsgálva, hogy eddig bizonyos tekintetben be voltunk határolva.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Ce qui est intéressant quand on étudie la cognition c'est que nous sommes limités, dans un sens.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Das Interessante an der Erforschung der Kognition war, dass wir irgendwie eingeschränkt waren.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Het interessante aan de studie van cognitie was vroeger dat we beperkt waren.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.În cogniţie am fost oarecum limitaţi.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.인지 연구의 흥미로운 점은 우리는 어떤 점에서 한계가 있다는 것 입니다.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.La cosa interessante nello studio della cognizione è stata che abbamo avuto dei limiti, in un certo senso.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Lo interesante acerca del estudio de la cognición es que hemos estado limitados en cierto modo.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Na skúmaní poznania je zaujímavé to, že sme istým spôsobom boli obmedzení.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.O interessante no estudo da cognição é que temos estado limitados, de certo modo.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Przy badaniu zdolności poznawczych byliśmy bardzo ograniczeni.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Το ενδιαφέρον στην μελέτη της γνωστικής λειτουργίας ήταν ότι ήμασταν περιορισμένοι, κατά κάποιο τρόπο.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Изучение познания интересно тем, что мы, в какой-то степени, ограничены.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.Интересното в това, да се изучава когниция е, че сме ограничени.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.הדבר המעניין בחקר החשיבה היה שהיינו מוגבלים, בצורה מסויימת.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.الشيء المثير للاهتمام حول دراسة الإدراك هو أننا كنا محدودين، بطريقة ما.
Kavrayış konusunda çalışma ile ilgili ilginç olan şey kısıtlı olduğumuzdu, bir şekilde.興味深いのは 我々は常に 限定されていたことです 最近まで 交流する人の脳を 同時に見る術はありませんでした
Kısıtlı bir vizyon, bence kısıtlı çözümler üretir.A beszűkült látás, azt hiszem, szemellenzős megoldásokhoz vezet.
Kısıtlı bir vizyon, bence kısıtlı çözümler üretir.Acho que uma visão cega tende a produzir soluções cegas.
Kısıtlı bir vizyon, bence kısıtlı çözümler üretir.Clipirea excesivă tinde să producă, cred eu, soluţii ce clipesc.
Kısıtlı bir vizyon, bence kısıtlı çözümler üretir.Guardare con i paraocchi produce, secondo me, soluzioni con i paraocchi.
Kısıtlı bir vizyon, bence kısıtlı çözümler üretir.흐리한 시야로는 흐릿한 해결책밖에 못내논다고 생각합니다.

İlgili Sayfalar