kırsal ile cümle
kırsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.Η Κομητεία Bertie είναι ένα είδος χαρακτηριστικού παραδείγματος όσον αφορά το θάνατο της αγροτικής Αμερικής
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.Бърти Каунти е нещо като пример по учебник за упадъка на земеделска Америка.
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.Округ Берти - это своего рода показательный пример вымирания сельской Америки.
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.מחוז ברטי הוא סוג של דוגמה עיקרית, לכשלונה של אמריקה הכפרית.
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.مقاطعة برتي هي مثال أساسي في زوال الريف في أمريكا.
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.「末期状態」の典型的な一例です 同じような地域は米国全土に
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazHá muita gente que diz: "Gente da cidade não tem nada que vir dizer à gente do campo o que fazer.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmaz여러분들도 알다시피 많은 사람들이 "음.. 알다시피 도시에 사는 사람들은 우리가 무엇을 하든지 상관하지 않아,
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazNhư bạn biết, nhiều người nói, "các gã ở thành thị không biết gì về thú vui ở nông thôn"
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazPojawiały się głosy typu: "Miastowi nie będą nam mówili, co mamy robić.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazSokan mondják "Nos," "maguk városiak csak ne mondják meg nekünk, mit csináljunk."
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazVeel mensen zeggen "Nou, weet je, stadsjongens hebben niks te zeggen over wat wij plattelanders doen.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmaz"Эти городские вмешиваются не в свои дела и диктуют, что делать тем, кто лучше них знает природу.
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazאתם יודעים, הרבה אנשים אמרו, "לעירוניים האלה אין שום זכות להגיד לנו, אנשי הכפר, מה לעשות עם הזמן שלנו,
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmazهناك من يقول: " تعرفون أهل المدينة هؤلاء يحاولون فرض ما يجب علينا نحن الفلّاحون فعله في أوقات فراغنا!"
Bilirsiniz bir çok insan derki şimdiki zamanda şehir çocuklarının kırsal yörenin kurallarıyla işi olmaz「都会人は地方の慣習と関わろうとしないけど 地方にとっては 生活の一部であり伝統だ
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibiKanske är det största problemet som området brottas med,
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibi아마도 이들이 겪는 가장 큰 문제점은
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibiMisschien wel het ergste waar het mee worstelt,
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibiO Condado de Bertie não é exceção à regra.
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibiPoate cea mai mare dificultate cu care se chinuie,
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibiיתכן כי הדבר הגדול ביותר איתו הוא נאבק,
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibiلعل أكثر أمر تعاني منه
Birçok kırsal yerleşimde olduğu gibi最も苦しんでいるのは
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.1단계는 탈레반의 먹잇감은 가족 수가 많고 가난한 시골마을의 가족이라는 것입니다.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Az első lépés, hogy a Tálibok olyan családokra vadásznak, amelyek nagyok és szegények, és vidéken élnek.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Bước 1, Taliban nhắm vào những gia đình đông con, nghèo khổ, sống ở nông thôn.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Fase uno es que el Talibán se aprovecha de las familias numerosas y pobres, que viven en áreas rurales.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Langkah pertama, Taliban mencari korban dari keluarga yang besar dan miskin, yang tinggal di pedesaan.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.O primieiro passo das famílias que são numerosas, que são pobres, que vivem em áreas rurais.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Per prima cosa, i Talebani scelgono come prede le famiglie povere e con molti figli che vivono in zone rurali.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Prvním krokem je, že Taliban využívá rodiny, které jsou velké, chudé a žijí ve venkovských oblastech.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Stap één is dat de Taliban uit zijn op families die groot en arm zijn en in rurale gebieden leven.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Talibowie wyszukują duże, ubogie rodziny mieszkające na wsi.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Перший крок: Талібан полює на родини великі, на родини бідні, які живуть у сільській місцевості.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Първа стъпка е, че талибаните дебнат семейства, които са големи, бедни и живеят в селски райони.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.Талибан, как ястреб, выискивает семью побольше да победнее и из сельской местности.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.בשלב הראשון, הטאליבן צד משפחות גדולות ועניות, שמתגוררות באזורים כפריים.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.الخطوة الأولى هي أن طالبان تصطاد من الأسر الكبيرة، الفقيرة، التي تعيش في المناطق الريفية.
Birincisi Taliban kırsalda yaşayan büyük ve fakir ailelere para yardımı yapıyor.大きく、貧しい家族を 獲物として狙います 彼らは子供たちに衣食住を
Birleşik Devletler'de, hatta dışında pek çok kırsal yerleşim için de işlevsel ve yararlı olacaktır.Előreugorva az időben, most itt élünk.
Birleşik Devletler'de, hatta dışında pek çok kırsal yerleşim için de işlevsel ve yararlı olacaktır.저는 이 방법이 미국 내 혹은 다른 수 많은 시골 지역에서도 사용될 수 있다고 확신합니다.
Birleşik Devletler'de, hatta dışında pek çok kırsal yerleşim için de işlevsel ve yararlı olacaktır.США и, возможно. в других странах.
Birleşik Devletler'de, hatta dışında pek çok kırsal yerleşim için de işlevsel ve yararlı olacaktır.בקהילות כפריות רבות אחרות בארצות הברית ואפילו מעבר.
Birleşik Devletler'de, hatta dışında pek çok kırsal yerleşim için de işlevsel ve yararlı olacaktır.في كثير من المجتمعات الريفية الآخرى حول الولايات المتحدة و حتى غيرها.
Birleşik Devletler'de, hatta dışında pek çok kırsal yerleşim için de işlevsel ve yararlı olacaktır.効果的であると考えています 1つ目は、「教育のためのデザイン」です
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Alors j'y suis allé, et j'ai auditionné, essentiellement dans des townships ruraux, dans tout le pays.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Also ging ich dahin und liess vorspielen, vorallem in ländlichen Townships, überall im Land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Aşa că m-am dus acolo, am participat la preselecţii, mai ales în comune rurale, prin toată ţara.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Así que fui e hice audiciones principalmente en las localidades rurales de todo el país.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ci andai, organizzai le audizioni, soprattutto in comuni rurali, in tutto il paese.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ik ging erheen, ik hield audities, vooral in landelijke townships, over het hele land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Jadi saya ke sana dan menyeleksi kebanyakan di kota-kota kecil, di seluruh negara itu.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.그래서 전 거기 가서, 주로 남아공 주변에 있는 시골 흑인 거주 마을에서 오디션을 열었었습니다
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tak jsem tam jel a vedl konkurzy, většinou ve venkovských oblastech po celé zemi.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tehát elmentem és meghallgatásokat tartottam, főleg a vidéki városkákban, az egész országban.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tôi đã đến đó, và tổ chức những buổi thử giọng, chủ yếu là ở những vùng nông thôn trên khắp đất nước.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Więc pojechałem tam i przesłuchiwałem, głównie w wiejskich miasteczkach na terenie całego kraju.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Поэтому я поехал туда, и делал прослушивания по всей стране, преимущественно, в сельской местности.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Така че аз отидох там и проведох прослушвания, предимно в селски райони, из цялата страна.