Ana içeriğe geç
Sözlük

kırma ile cümle

kırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.Per compiere progressi, abbiamo bisogno di decifrare il codice.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.Pour progresser, nous devons casser le code.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.Um Fortschritte zu machen, müssen wir den Code knacken.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.Untuk maju, kita perlu memecahkan kodenya.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.За да отбележим напредък, трябва да разшифроваме кода.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.Чтобы что-нибудь понять, нужно взломать код.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.כדי להתקדם, עלינו לפצח את הקוד.
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.لإحراز تقدم , نريد أن نحل الشفرة .
İlerleme kaydetmek için, bu şifreyi kırmamız gerek.暗号を解読しなければなりません。 どうやって?
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale do Jezusa przyszedłszy, gdy ujrzeli, że już umarł, nie łamali goleni jego.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale keď prišli na Ježiša a videli, že je už mŕtvy, nezlámali mu hnátov,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale k Ježíšovi přišedše, jakž uzřeli jej již mrtvého, nelámali hnátů jeho.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Als sie aber zu Jesus kamen und sahen, daß er schon gestorben war, brachen sie ihm die Beine nicht;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Cînd au venit la Isus, şi au văzut că murise, nu I-au zdrobit fluierile picioarelor;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ketika mereka sampai kepada Yesus, mereka melihat Ia sudah meninggal. Jadi mereka tidak mematahkan kaki-Nya
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Khi quân lính đến nơi Ðức Chúa Jêsus, thấy Ngài đã chết rồi, thì không đánh gãy ống chơn Ngài;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Khi quân_lính đến_nơi Ðức_Chúa_Jêsus , thấy Ngài đã chết rồi , thì không đánh gãy ống chơn Ngài ;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.예수께 이르러는 이미 죽은것을 보고 다리를 꺾지 아니하고
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ko pa pridejo do Jezusa in vidijo, da je že umrl, mu ne prelomijo goleni,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Maar toen zij bij Jezus kwamen, zagen zij dat Hij al gestorven was.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.mas vindo a Jesus, e vendo que já estava morto, não lhe quebraram as pernas;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.men da de kom til Jesus og så at han allerede var død, brøt de ikke hans ben,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Men da de kom til Jesus og så, at han allerede var død, knuste de ikke hans Ben.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Mikor pedig Jézushoz érének és látják vala, hogy õ már halott, nem törék meg az õ lábszárait;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Mutta kun he tulivat Jeesuksen luo ja näkivät hänet jo kuolleeksi, eivät he rikkoneet hänen luitaan,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.När de därefter kommo till Jesus och sågo honom redan vara död, slogo de icke sönder hans ben;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Pero cuando llegaron a Jesús, como le vieron ya muerto, no le quebraron las piernas
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.S`étant approchés de Jésus, et le voyant déjà mort, ils ne lui rompirent pas les jambes;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Venuti però da Gesù e vedendo che era gia morto, non gli spezzarono le gambe
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.εις δε τον Ιησουν ελθοντες, ως ειδον αυτον ηδη τεθνηκοτα, δεν συνεθλασαν αυτου τα σκελη,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.До Ісуса ж прийшовши, як побачили Його вже мертвого, не перебили Йому ніг;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Не, че е видял някой Отца, освен Онзи, Който е от Бога. Той е видял Отца.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Но, придя к Иисусу, как увидели Его уже умершим, не перебили у Него голеней,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.ויבאו אל ישוע ובראתם כי כבר מת לא שברו את שוקיו׃
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.واما يسوع فلما جاءوا اليه لم يكسروا ساقيه لانهم رأوه قد مات.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.只 是 來 到 耶 穌 那 裡 、 見 他 已 經 死 了 、 就 不 打 斷 他 的 腿
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.只是 來到 耶穌那裡 、 見他 已 經 死 了 、 就 不 打斷 他 的 腿
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.C'est une scène d'hiver Hyperboréens .-- C'est l'éclatement de la rivière glaciale du Temps.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Det är en fimbulkölden scen .-- Det är att bryta upp den icebound ström av Time.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Det er en Hyperborean vinter scene .-- Det er det at bryde op på indefrosset stream of Time.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Đó là một cảnh mùa đông chỉ nhưng giống người .-- phá của dòng thời gian bị băng đóng lại.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Es ist ein Hyperborean Winter-Szene .-- Es ist das Aufbrechen des zugefrorenen Strom der Zeit.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Este o scena de iarnă hiperborean .-- Este ruperea-up a fluxului icebound Timpului.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Es una escena de invierno hiperbóreo .-- Es la ruptura de la corriente del tiempo cubierto de hielo.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.É uma cena de inverno Hiperbórea .-- É a dissolução do fluxo icebound do Tempo.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.E 'una scena invernale Iperborea .-- E' la disgregazione del torrente ghiacciato del Tempo.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Ez egy hyperboreai téli táj .-- Ez a törés-up a icebound stream of Time.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Het is een Hyperborische winter scene .-- Het is het uiteenvallen van de ingevroren stroom van de tijd.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.즐기는 Hyperborean 겨울 장면 .-- 그것은 시간의 얼음에 갇힌 스트림의한지는 달렸어.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa Hyperborean adegan musim dingin .-- Ini adalah hancurnya aliran Waktu terkepung oleh es.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa Hyperborean talvi kohtaus .-- Se on hajoaminen on jäätynyt ajan virrasta.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa zimowa scena hyperborejskim .-- Jest to rozpadanie się w okowach lodu strumień czasu.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa гиперборейской зимой сцены .-- Это расчленение льдами потоке Времени.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa гіперборейської взимку сцени .-- Це розчленовування льодами потоці Часу.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa хипербореец зимата сцена .-- Това е разделяне на скован от лед течение на времето.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.It'sa זירת וכמויות בחורף .-- זה שבירה מעלה של הנחל חסום בקרח של זמן.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Je to Hyperborean Zimné scény .-- To je rozpad na icebound prúdu času.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Je to Hyperborean Zimní scény .-- To je rozpad icebound proudu času.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Ona je Sjeverni zimski scene .-- To je razpad icebound tok časa.
It'sa Hyperborea kış sahne .-- Zaman buz tutmuş dere kırma-up.Πρόκειται για ένα Υπερβόρειος χειμώνα σκηνή .-- Είναι η διάλυση του παγωμένη ροή του χρόνου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod