Kırmızı devler, küresel galaksilerde ve eliptik galaksilerde yaygındır.Galaktyki dzieli się na ogół na galaktyki spiralne, galaktyki eliptyczne i galaktyki nieregularne.
"Çocuk Masallarının Kökeni:Kırmızı Başlıklı Kız".Już tutaj pojawia się znak rozpoznawczy dziewczynki – czerwone nakrycie głowy.
Kabuğu yapışkan, ince, yeşil üzerine açık kırmızıdır.Miąższ soczysty, zabarwiony na czerwono.
Renkleri; Kırmızı - Mavi'dir.Hem nadaje białku (i krwi) czerwony kolor.
Gelincik çiçeğinin kırmızı petallerinden yapılan geleneksel bir içecek.Zobacz wino z dzikiej róży.
Hemoglobin, kana kırmızı rengi verir.Krew zawiera czerwony barwnik hemoglobinę.
Arma kırmızı ve sarı fonlardan oluşmaktadır.Budynek wybudowano z czerwonej i żółtej cegły.
1970-71'de kırmızı beyaz formalarıyla İkinci Ligde oynamaya başladı.Pod koniec 1972 rozstał się z zespołem Czerwono-Czarni.
Kırmızılar Mahallesi çevredeki en eski köylerden biridir.Krywlany były jedną z najstarszych wsi w okolicy.
Takımın renkleri kırmızı-siyahtır.Barwy zespołu to czerwono-czarne.
Bu kırmızı rengin nedeni besinlerinde bulunan karotenoiddir.Jego barwa czerwona spowodowana jest obecnością karotenoidów.
Zor modda kırmızı sabitleyici ve ruh olmaz.W trybie trudnym, szaman nie może używać czerwonych gwoździ, ani ducha.
Kalkanın her iki tarafından da tutan, dilleri kırmızı iki adet aslan yer almaktadır.Tarczę podtrzymują dwa lwy złote z językami czerwonymi.
Madde akışı, kırmızı süperdevden mavi arkadaşına doğru gerçekleşir.Materia przemieszcza się z większego czerwonego olbrzyma ku jego towarzyszowi.
Kırmızı Gezegen'i kolonileştirme" (İng.Rewolucja międzyplanetarna (ros.
Yakaları ve çorapları kırmızı renkte idi.Kołnierz i rękawy były obszyte na czerwono.
Yazın da yüzü ve boğazı kiremit kırmızısı olur.Wiosną i latem gardło wraz z brwiami stają się różowawe.
Yagyu Munenori, Hayat Veren Kılıç, Kırmızı Kedi Yayınevi, İng.Çev.A.A. Milne, Tajemnica Czerwonego Domu, przekł.
Kırmızı listede yer alır.Wiatrak na Czerwonej Liście.
Hız-kırmızıya kayma şekline bakınız.Dziób krótki, czerwony.
Kırmızı Gül eve koşmuş.Łodyga w dole jest czerwono nabiegła.
Ayaklarına ise kırmızı deriden bir yemeni giyerlerdi.Na czubku głowy nosił pęczek czerwonych piór.
1925 yılında Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi.W 1925 został odznaczony Orderem Czerwonego Sztandaru.
Meyvesi kırmızı renklidir.Owoce Mają czerwoną barwę.
Yoğun yağmur altında oynandı ve saha kırmızı çamur oldu.Padał deszcz, a nawierzchnia zmieniła się w błoto.
21 Kasım 1923 tarihinde TBMM Kırmızı-Yeşil Şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi.20 II 1938 odznaczony Orderem Czerwonego Sztandaru.
Çiçekleri, dalların ucunda sarı ya da kırmızımsı salkımlar halinde bulunur.Wewnątrz koszyczka kwiaty rurkowe żółte lub czerwone na szczytach.
2. Lig Kırmızı Grup'ta mücadele etmektedir.Pan łamie przepisy Czerwonego Krzyża!”
Vücudunun her tarafındaki teni cok beyazdı ama yüzünün beyazlığı biraz kırmızı karıştırılmış gibiydi.Skórę na całym ciele miał mlecznobiałą, jedynie biel twarzy zabarwiała się rumieńcami.
Tür adını veren incarnatum "kan kırmızısı" anlamına gelir.Nazwa gatunkowa sanguinodorsalis oznacza "o krwistoczerwonym grzbiecie".
Sarı ve kırmızı kartlar sadece oyuncu veya yedek oyunculara gösterilebilir.Czerwona kartka może być pokazana wyłącznie zawodnikowi.
Türlerin bilimsel adlarının yanında bu türün IUCN Kırmızı Listesi'ndeki durumu gösterilir.Zanim poznano pochodzenie tego gatunku, był on umieszczony w Czerwonej Księdze IUCN.
Beyaz, mavi ve kırmızı tişört ve şortların kombinasyonu Rusya millî futbol takımının ulusal renkleridir.Tarcza Kolory niebieski, biały i czerwony są amerykańskimi kolorami narodowymi.
Dişiler, üzerinde kırmızı-kahverengi benekleri olan 2 ila 3 tane beyaz yumurta yumurtlar.Samice wysiadują 2 lub 3 białe jajka z czerwono-brązowymi plamkami.
Uruguay'da üretilen en popüler şaraplar Tannat üzümlerinden elde edilen kırmızı şaraplardır.W Chile dużą popularność zdobyły wina różowe, produkowane na rynek lokalny.
Hâlbuki yarış halen kırmızı bayraklarla durdurulmuş durumdaydı.Zawodnicy informowani są o przerwaniu wyścigu przez podniesienie czerwonej flagi.
En sevdiği renk kırmızı.Jej ulubiony kolor to czerwony.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Polska czerwona księga roślin.
Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz.Na szyi kapitana, jeszcze przed jej przecięciem, można zauważyć czerwoną linię.
7 kişiye karşı 12 kişi oynamak adaletsizlikti, kırmızı kartı 11 kişi kalmaları için çıkardım." demiştir.W Primera División rozegrał 11 meczów, w tym we dwóch otrzymał czerwoną kartkę.
İlk önce "Kırmızı Yıldız" Nişanı ile ödüllendirildi.Została wówczas odznaczona Orderem Czerwonej Gwiazdy.
Kırmızı saçları vardır.Ma czerwone włosy.
Bu gemilerin büyük kırmızı gözleri vardı.West twierdzi także, że istota miała duże czerwone oczy.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Wino różowe można też uzyskać przez zmieszanie wina czerwonego z białym.
Bir kırmızı halı röportajında 50 Cent; yazdığı, yönettiği ve prodüktörü olduğu bir filmden söz etti.W dorobku ma prawie 50 filmów, które wyreżyserował, wyprodukował lub był scenarzystą.
Kapıyı Kırmızı Gül açmış.Dodatkowo otwierają czerwone drzwi.
Halk ağzında kırmızı ısırgan olarak da adlandırılır.Opisywany bywa także jako maślak czerwony.
Bu sembol yayın süresince ekranda beliren kırmızı bir dikdörtgendir.Każda fala obcych zaznaczana jest czerwoną strzałką na ekranie.
Kırmızı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax pyrrhocorax) Türkiye.Red-billed Chough (Pyrrhocorax pyrrhocorax) (ang.).
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.Rycerze nosili biały strój zakonny.
2001 yılında Kırmızı Kod adı verilen bir vişne aroması çıkarıldı.W 2001 została odznaczona Czerwoną Kokardką.
Kırmızı listede R/Ex statüsündedir.Stacja początkowa linii czerwonej - Ste.
Gagası, ayak ve bacakları kırmızıdır.Dziób, nogi i stopy są czerwone.
Kırmızı ve beyaz gruplarda alınan puanlar Final Grubu'na taşındı.Wynik 2-0 dla czerwono-białych wprowadził w radość całą wioskę.
Bu Mira değişeni, M-tipi bir kırmızı dev yıldızdır.Obserwacyjnie, gwiazda taka ma postać czerwonego olbrzyma.
Bu derede kırmızı benekli alabalık bulunmaktadır.Na tym tle znajduje się czerwony smok.
Kırmızı listede "NT" kategorisindedir.Wyjątkiem jest czerwona litera "u".
872'deki durum (Krallık toprakları kırmızı renkte gösterilmiş).Золотые холмы) 1972 - Na kraju niebiesnych gor (ros.
Yükselen Güneş'in kırmızımsı parlaklığının canlı örneğidir.W ich tle symbol czerwonego wschodzącego słońca.
Her elma kırmızıdır.Każde jabłko jest czerwone.