Uruguay'da üretilen en popüler şaraplar Tannat üzümlerinden elde edilen kırmızı şaraplardır.W Chile dużą popularność zdobyły wina różowe, produkowane na rynek lokalny.
Hâlbuki yarış halen kırmızı bayraklarla durdurulmuş durumdaydı.Zawodnicy informowani są o przerwaniu wyścigu przez podniesienie czerwonej flagi.
En sevdiği renk kırmızı.Jej ulubiony kolor to czerwony.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Polska czerwona księga roślin.
7 kişiye karşı 12 kişi oynamak adaletsizlikti, kırmızı kartı 11 kişi kalmaları için çıkardım." demiştir.W Primera División rozegrał 11 meczów, w tym we dwóch otrzymał czerwoną kartkę.
Kırmızı saçları vardır.Ma czerwone włosy.
Bu gemilerin büyük kırmızı gözleri vardı.West twierdzi także, że istota miała duże czerwone oczy.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Wino różowe można też uzyskać przez zmieszanie wina czerwonego z białym.
Bir kırmızı halı röportajında 50 Cent; yazdığı, yönettiği ve prodüktörü olduğu bir filmden söz etti.W dorobku ma prawie 50 filmów, które wyreżyserował, wyprodukował lub był scenarzystą.
Kapıyı Kırmızı Gül açmış.Dodatkowo otwierają czerwone drzwi.
Halk ağzında kırmızı ısırgan olarak da adlandırılır.Opisywany bywa także jako maślak czerwony.
Bu sembol yayın süresince ekranda beliren kırmızı bir dikdörtgendir.Każda fala obcych zaznaczana jest czerwoną strzałką na ekranie.
Kırmızı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax pyrrhocorax) Türkiye.Red-billed Chough (Pyrrhocorax pyrrhocorax) (ang.).
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.Rycerze nosili biały strój zakonny.
2001 yılında Kırmızı Kod adı verilen bir vişne aroması çıkarıldı.W 2001 została odznaczona Czerwoną Kokardką.
Kırmızı listede R/Ex statüsündedir.Stacja początkowa linii czerwonej - Ste.
Gagası, ayak ve bacakları kırmızıdır.Dziób, nogi i stopy są czerwone.
Kırmızı ve beyaz gruplarda alınan puanlar Final Grubu'na taşındı.Wynik 2-0 dla czerwono-białych wprowadził w radość całą wioskę.
Bu Mira değişeni, M-tipi bir kırmızı dev yıldızdır.Obserwacyjnie, gwiazda taka ma postać czerwonego olbrzyma.
Bu derede kırmızı benekli alabalık bulunmaktadır.Na tym tle znajduje się czerwony smok.
Kırmızı listede "NT" kategorisindedir.Wyjątkiem jest czerwona litera "u".
872'deki durum (Krallık toprakları kırmızı renkte gösterilmiş).Золотые холмы) 1972 - Na kraju niebiesnych gor (ros.
Yükselen Güneş'in kırmızımsı parlaklığının canlı örneğidir.W ich tle symbol czerwonego wschodzącego słońca.
Her elma kırmızıdır.Każde jabłko jest czerwone.
Kırmızı gömlekli erkeğe ne denir?Jak mówimy na mężczyznę w czerwonej koszuli?
Ateşin var mı? Yanakların kırmızıdır.Masz gorączkę? Twoje policzki są czerwone.
Ciltte küçük kırmızı noktalar (peteşi) belirebilir.Små röda fläckar (petekier) kan framträda på huden.
Güneş'e en yakın yıldız Proxima Centauri bir kırmızı cücedir (Tip M5, 11.0 kadir).Proxima Centauri, den närmaste stjärnan till solen, är en röd dvärg (typ M5, ca magnitud 11,05).
IUCN Kırmızı Listesi.IUCN:s rödlista.
Cadbury'ye göre, kırmızı ve siyah en popüler renklerdir.Enligt Cadbury Schweppes är röd och svart de vanligaste färgerna.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Sjukvårdspersonalen räknar sedan alla små röda prickar på huden.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.Plutos generella rödhet har också ökat betydligt mellan 2000 och 2002.
Kızıl sözü kırmızı, kızıl anlamına gelmektedir.Roig (femininum: roja) betyder (varm)röd.
Kırmızı cüce 55 Cancri B 13.kadirdendir ve bir teleskopla görülebilir.Den röda dvärgen 55 Cancri B är av 13:e magnituden och endast synliga genom teleskop.
Taraftar grubunun adı Kırmızı Şeytanlardır.Smeknamnet är The Red Devils.
Kırmızı renk arka plana sahip turnuvalar, ülkenin o turnuvaya ev sahipliği yaptığını gösterir.Röd ramfärg visar att turneringen hölls på hemmaplan.
Kırmızıya kayma ve durgun hız ilişkisi diğer bir maddedir.Sambandet mellan rödförskjutning och fjärmande hastighet är en annan sak.
Oyuncu darbe aldıktan sonra, ekranın yan tarafları kırmızılaşır ve karakterin kalp atışları yükselir.När spelfiguren tagit skada kommer kanterna av skärmen lysas rött och spelfigurens hjärtslag ökar.
Tüm yıldızların %85’i kırmızı cüce olduğuna göre Samanyolu’ndaki yıldızları çoğu doğuştan tektirler.Eftersom omkring 85 % av alla stjärnor antas vara röda dvärgar är de flesta stjärnor sannolikt ensamma.
Albümün ilk CD versiyonları kalp atışı ritminde yanıp sönen bir kırmızı ışığa sahipti.De första CD-utgåvorna av albumet hade en blinkande röd lysdiod inbäddad i omslagets rygg.
Bu kırmızıya kayma deneysel gözlemler için kesin bir miktardır.Rödförskjutning är således en storhet entydig för experimentell observation.
Kırmızı daima oyunu başlıyor.Det är alltid vit som börjar spelet.
2. İngiliz, kırmızı renkli evde oturuyor.Engelsmannen bor i det röda huset.
Mă numesc Roşu (Benim Adım Kırmızı), Ed.Originalets titel är Benim Adım Kırmızı.
Kariyerinde resmi maçlarda hiç kırmızı kart görmemiştir.Han fick aldrig ett rött kort under hela sin karriär.
Kırmızı abajurun ortaya çıktığı yerlere ve zamana dikkat edin.Lägg märke till situationer där den röda lampskärmen förekommer.
Doğru süzülüş hattındaki bir uçağın pilotu 2 kırmızı, 2 beyaz lamba görür.Om piloten ser två röda och två vita är flygplanet på glidbanan.
Beyaz Perdede Kırmızı Filmler.Biografen Röda Kvarn.
"Devletin kırmızı bir kitabı var" dedi.Kallades ”den röda lagboken”.
Tortullardaki kırmızı renk demirin Fe2O3 şeklinde oksitlenmesinden ileri gelmektedir.Den röda färgen i falu rödfärg kommer från α-Fe2O3.
Logosu bir sarı üçgen içinde kırmızı zemin ters sarı üçgen içine kırmızı üçgen vardır.Under den gula triangeln finns en mindre, röd triangel.
Ancak kırmızı çiçeklere, bu çiçekler mor ışınları yansıttığı zaman giderler.Liksom de röda rosorna, kan dessa rosor avbryta demonernas attack.
Kırmızı üçgenin simgesi ise Haşimîler ve Arap İsyanları'dır.Den röda triangeln står för hashimitdynastin och den arabiska revolten.
Örneğin kırmızı rengini seçerler.Som exempel kan vi ta färgen röd.
Le Ballon rouge (Fransızca: Kırmızı Balon) Fransız film yapımcısı Albert Lamorisse'in 1956 yapımı kısa filmi.Den röda ballongen (franska: Le Ballon rouge) är en fransk novellfilm från 1956 i regi av Albert Lamorisse.
Bilgisayarlar piyasaya 2011'de giriş yapmıştır ve şu an siyah, kırmızı ve mavi renklerde üretilmektedir.Salongen fick 2011 en rejäl upprustning och går nu i svart och rött.
Sonbaharda erişkini lekeli kırmızı ve gridir.På hösten blir de klart orangea eller röda.
(Ben kapıyı kırmızı(ya) boyadım.)(Kulissen är på bilden gul.)
Kısa zaman sonra da Prens ile Kar Beyazı, Prensin kardeşi ile de Kırmızı gül evlenmiş.Prinsen gifter sig med Snövit och hans bror med Rosenröd.
Bu kırmızı noktaların nedeni çatlamış kılcal damarlardır.Dessa röda fläckar orsakas av brustna kapillärer.