kırk ile cümle

kırk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Così abbiamo finito con il quattro, o il quaranta. dipende da come vuoi vederlo.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .E agora acabamos com o 4 ou 40. dependendo de como voce quer ver isso.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .És meg is vagyunk a négy vagy negyvennel, ahogy neked könnyebb elképzelni.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Et maintenant nous avons fini avec le 4, ou le 40 selon la façon dont vous voyez les choses.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Nu er færdige med 4-tallet eller 40. Det er jo i virkeligheden 40.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Und wir sind fertig mit den vier, oder die vierzig, je nachdem, wie Sie sie anzeigen möchten.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Y ahora nosotros terminamos con el cuatro, o con el cuarenta, dependiendo de como tú lo quieras ver.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Και τώρα τελειώσαμε και με το 4, ή το 40... εξαρτάται από το πώς θέλετε να το δείτε.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .Вече сме готови с 4, или 40, в зависимост, как искате да го разглеждате.
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .بهذا انتهينا من ال4، او ال40 هذا يعود لك
Şimdi dörtle veya kırkla, nasıl bakmak istediğimize bağlı, işimiz bitti .この4,あるいは40については終わりました. 6について,あるいは600について計算する準備ができました.
Şimdi farklı renk kullanacağım, bir dakika bekleyin. Çarpı kırk yedi.Ik ga twee verschillende kleuren gebruiken, dus een momentje geduld. maal zevenenveertig.
Şimdi farklı renk kullanacağım, bir dakika bekleyin. Çarpı kırk yedi.Lad os regne 235 gange 47.
Şimdi farklı renk kullanacağım, bir dakika bekleyin. Çarpı kırk yedi.-- použijem dve rôzne farby -- krát 47.
Şimdi farklı renk kullanacağım, bir dakika bekleyin. Çarpı kırk yedi.Použiji tady dvě odlišné barvy, vydrž chvíli. krát čtyřicet sedm.
Şimdi kaç ülkenin başkanı var, biliyor musunuz? Yüz kırk yedi.Bởi vì người ta muốn nghe cho nó oách như ai, như một người có 5000 đầu đạn hạt nhân và v.v.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.내가 너희를 애굽 땅에서 이끌어 내어 사십년 동안 광야에서 인도하고 아모리 사람의 땅을 너희로 차지하게 하였고
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.Вас же Я вывел из земли Египетской и водил вас в пустыне сорок лет, чтобы вам наследовать землю Аморрейскую.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.ואנכי העליתי אתכם מארץ מצרים ואולך אתכם במדבר ארבעים שנה לרשת את ארץ האמרי׃
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.وانا اصعدتكم من ارض مصر وسرت بكم في البرية اربعين سنة لترثوا ارض الاموري.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們 從 埃 及 地 領 上 來 、 在 曠 野 引 導 你 們 四 十 年 、 使 你 們 得 亞 摩 利 人 之 地 為 業
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們從 埃及 地領 上來 、 在 曠野 引導 你 們 四十 年 、 使 你 們得 亞摩利人 之地 為業
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.앞으로 18개월 동안 다른 40개의 기업들과 협정을 맺을 계획을 세웠는데 그들도 협정에 싸인 할 것이라고 생각합니다.
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.Și în următoarele 18 luni, vom iniția lucrări cu alte 40, și cred că vom semna contracte și cu acestea.
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.И за следующие 18 месяцев мы планируем подписать еще 40 соглашений и думаем, что нам удастся это сделать.
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.И през следващите 18 месеца, ще започнем да работим с още 40, и мислим, че ще ги привлечем също.
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.וב-18 החודשים הבאים, התחלנו לעבוד על הסכמים עם עוד 40, ונראה לנו שנחתים גם אותן.
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.وفي الثمان عشرة شهر القادمين، نخطط للعمل مع 40 شركة أخرى، ونعتقد أننا سنجعلهم يوقعون على اتفاقيات شبيهة أيضا.
Sonraki 18 ayda, diğer kırkı ile de çalışmaya başlayacağız, sanırım onlarla da anlaşma imzalayacağız.さらに40社と 協力する契約を結ぶ予定で 同様の契約内容になるでしょう これら80社の 最高経営責任者に
Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.사십까지는 때리려니와 그것을 넘기지는 못할지니 만일 그것을 넘겨 과다히 때리면 네가 네 형제로 천히 여김을 받게 할까 하노라
Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.tetapi tidak boleh lebih dari empat puluh kali. Kalau lebih, berarti orang itu dihina di depan umum
Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.ארבעים יכנו לא יסיף פן יסיף להכתו על אלה מכה רבה ונקלה אחיך לעיניך׃
Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.اربعين يجلده لا يزد لئلا اذا زاد في جلده على هذه ضربات كثيرة يحتقر اخوك في عينيك.
Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.只 可 打 他 四 十 下 、 不 可 過 數 、 若 過 數 、 便 是 輕 賤 你 的 弟 兄 了
Suçluya kırk kırbaçtan fazla vurulmamalı. Kırbaç sayısı kırkı aşarsa, kardeşiniz gözünüzde aşağılanabilir.只可 打 他 四十 下 、 不 可 過數 、 若過數 、 便是 輕賤 你 的 弟兄 了
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.5:6 Und Salomo hatte vierzigtausend Wagenpferde und zwölftausend Reisige.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.A Šalamún mal štyridsať tisíc jasieľ pre kone ku svojim vozom a dvanásť tisíc jazdcov.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.És Salamonnak volt negyvenezer szekérbe való lova az istállókban, és tizenkétezer lovagja.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.In Salomon je imel štirideset tisoč jasli za vprežne konje in dvanajst tisoč konj za ježo.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Ja Salomolla oli neljäkymmentä tuhatta hevosvaljakkoa vaunujaan varten ja kaksitoista tuhatta ratsuhevosta.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.솔로몬의 병거의 말의 외양간이 사만이요 마병이 일만 이천이며
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Měl také Šalomoun čtyřidceti tisíc koní na stání k vozům svým, a dvanácte tisíc jízdných.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Och Salomo hade fyrtio tusen spann vagnshästar och tolv tusen ridhästar.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Og Salomo havde 40.000 Spand Heste til sit Vognhold og 12.000 Ryttere.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomão tinha também quarenta mil manjedouras para os cavalos dos seus carros, e doze mil cavaleiros.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo bezat 40.000 tuigpaarden en had 12.000 wagenmenners in dienst.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo hadde firti tusen stallrum for sine vognhester og tolv tusen hestfolk.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomo mempunyai 12.000 tentara berkuda dan 40.000 kandang untuk kuda-kuda yang menarik kereta-keretanya
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomon avait quarante mille crèches pour les chevaux destinés à ses chars, et douze mille cavaliers.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Sa-lô-môn có bốn vạn tàu để ngựa gác xe , và một vạn hai ngàn lính kỵ .
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Sa-lô-môn có bốn vạn tàu để ngựa gác xe, và một vạn hai ngàn lính kỵ.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Salomón tenía 4.000 establos para los caballos de sus carros, y 12.000 jinetes
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Solomon avea patruzeci de mii de iesle pentru caii de la carăle lui, şi douăsprezece mii de călăreţi.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Και ειχεν ο Σολομων τεσσαρακοντα χιλιαδας σταυλους ιππων δια τας αμαξας αυτου και δωδεκα χιλιαδας ιππεις.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.И было у Соломона сорок тысяч стойл для коней колесничных и двенадцать тысяч для конницы.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.И Соломон имаше обори за четиридесет хиляди коне за колесници.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.ויהי לשלמה ארבעים אלף ארות סוסים למרכבו ושנים עשר אלף פרשים׃
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.وكان لسليمان اربعون الف مذود لخيل مركباته واثنا عشر الف فارس.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.所 羅 門 有 套 車 的 馬 四 萬 、 還 有 馬 兵 一 萬 二 千
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.所羅門 有 套車 的 馬四萬 、 還有馬兵 一 萬 二千
İlgili Sayfalar