kırdı ile cümle

kırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Mert Isten félemlítette meg az én szívemet, a Mindenható rettentett meg engem.
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Og Gud har knekket mitt mot, og den Allmektige har forferdet mig,
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Pero Dios ha debilitado mi valor; el Todopoderoso me ha aterrado
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Vì Ðức Chúa Trời khiến lòng tôi bủn rủn, Ðấng Toàn năng làm cho tôi hoảng sợ;
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Vì_Ðức_Chúa_Trời khiến lòng tôi bủn_rủn , Ðấng_Toàn năng làm cho tôi hoảng_sợ ;
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.διοτι ο Θεος εμαλακωσε την καρδιαν μου, και ο Παντοδυναμος με κατεπληξεν
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Бог расслабил сердце мое, и Вседержитель устрашил меня.
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.Защото сам Бог е разслабил сърцето ми, И Всемогъщият ме е смутил;
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.ואל הרך לבי ושדי הבהילני׃
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.لان الله قد اضعف قلبي والقدير روّعني.
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.神 使 我 喪 膽 、 全 能 者 使 我 驚 惶
Tanrı cesaretimi kırdı, Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.神 使 我 喪膽 、 全能者 使我 驚惶
Tek başıma yaşamam için bir neden yok Kayanın kırdığı dalga gibiyimEs gibt keinen Grund mehr dass ich alleine weiterlebe ich bin wie die Welle die auf den Felsen aufschlägt
Tek elle kapıları kırdılar.Eles quebram portas com uma mão.
Tek elle kapıları kırdılar.Те разбиват вратите с една ръка.
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,ak som jedol jej úrodu bez peňazí, a pre mňa musela vzdychať duša jej držiteľov:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,dacă i-am mîncat roada fără s'o fi plătit, şi dacă am întristat sufletul vechilor lui stăpîni:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,dersom jeg har fortæret dens grøde uten betaling og utslukket dens eiers liv,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Ha annak termését fizetés nélkül ettem, vagy gazdájának lelkét kioltottam:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,hab ich seine Früchte unbezahlt gegessen und das Leben der Ackerleute sauer gemacht:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Har jag förtärt dess gröda obetald eller utpinat dess brukares liv?
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,har jeg tæret dens Kraft uden Vederlag, udslukt dens Ejeres Liv,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Jeźliżem pożytków jej używał bez pieniędzy, i jeźlim do wzdychania przywodził dzierżawców jej:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Jídal-li jsem úrody její bez peněz, a duši držitelů jejich přivodil-li jsem k vzdychání:
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,jos kulutin sen voiman maksamatta ja saatoin sen haltijat huokaamaan,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,언제 내가 값을 내지 않고 그 소산물을 먹고 그 소유주로 생명을 잃게 하였던가
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Nếu tôi ăn sản vật nó mà không trả giá bạc, Làm khuấy khuất nguyên chủ nó cho đến phải chết mất;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Nếu tôi ăn sản_vật nó mà không trả_giá bạc , Làm khuấy khuất nguyên_chủ nó cho_đến phải chết mất ;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,seandainya hasilnya habis kumakan, dan petani yang menanamnya kubiarkan kelaparan
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,se comi os seus frutos sem dinheiro, ou se fiz que morressem os seus donos;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,se ho mangiato il suo frutto senza pagare e ho fatto sospirare dalla fame i suoi coltivatori
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,si he comido de su fuerza sin pagarlo o he hecho expirar a sus dueños
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Si j`en ai mangé le produit sans l`avoir payée, Et que j`aie attristé l`âme de ses anciens maîtres;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,αν εφαγον τον καρπον αυτον χωρις μισθον, η εκαμον να εκβη η ψυχη των γεωργων αυτου,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,Ако съм изял плода й без да платя, Или съм изгасил живота на стопаните й;
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,если я ел плоды ее без платы и отягощал жизнь земледельцев,
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,אם כחה אכלתי בלי כסף ונפש בעליה הפחתי׃
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,ان كنت قد اكلت غلّتها بلا فضة او اطفأت انفس اصحابها
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,我 若 喫 地 的 出 產 不 給 價 值 、 或 叫 原 主 喪 命
Ürününü para ödemeden yedimse Ya da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,我 若 喫地 的 出產不給價值 、 或 叫 原主 喪命
Ve burada da bir bardağı kırdığı için annesi tarafından dövülen bir kız.Aquí una madre pega a su hija por romper un vaso.
Ve burada da bir bardağı kırdığı için annesi tarafından dövülen bir kız.A tutaj małe dziecko jest bite przez matkę za stłuczenie szklanki.
Ve burada da bir bardağı kırdığı için annesi tarafından dövülen bir kız.E qui c'è un bambino picchiato dalla madre per aver rotto un bicchiere.
Ve burada da bir bardağı kırdığı için annesi tarafından dövülen bir kız.Et ici une fille se faisant battre par sa mère pour avoir brisé un verre.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Con gái anh vừa bị gãy chân khi đang luyện đá banh đấy
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Deine Tochter hat Ihr Bein beim Fußballtraining gebrochen.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Et ta fille s'est cassée une jambe pendant l'entraînement de foot.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.E tua figlia si è rotta la gamba durante l'allenamento di calcio.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Je dochter brak haar been tijdens de voetbaltraining.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.그리고 당신 딸이 축구 연습을 하다가 다리가 부러졌어요
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Nagle zobaczyłem, jak Twoja córka łamie sobie nogę podczas gry w piłkę.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Si fiica ta si-a rupt piciorul la antrenamentul de fotbal.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Y tu hija se quebró la pierna en su práctica de fútbol.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.Дъщеря ти си счупи крака на тренировката по футбол.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.И твоя дочка сломала ногу на тренеровке по футболу.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.והבת שלך שברה את הרגל באימון כדורגל.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.وابنتك كسرت ساقها في تدريب كرة القدم.
Ve kızın top oynarken bacağını kırdı.私は昼食にサンドイッチを食べるつもりだ
Ve sonra rahatlatıcı bir ses kırdı sessizlik.A pak uklidňující hlas zlomil ticho.
Ve sonra rahatlatıcı bir ses kırdı sessizlik.A potem kojący głos się załamał cisza.

İlgili Sayfalar