kırdı ile cümle
kırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Вдовици си отпратил празни, И мишците на сирачетата си строшил.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Вдов ты отсылал ни с чем и сиротоставлял с пустыми руками.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.אלמנות שלחת ריקם וזרעות יתמים ידכא׃
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.الارامل ارسلت خاليات وذراع اليتامى انسحقت.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.你 打 發 寡 婦 空 手 回 去 、 折 斷 孤 兒 的 膀 臂
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.你 打發 寡婦 空手 回去 、 折斷 孤兒 的 膀臂
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altındaCú nhảy đã nghiền nát cánh tay phải của anh,
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altında추락은 그의 오른팔을 산산조각내고, 그의 모든 갈비뼈를 부러뜨렸고, 그의 폐에 구멍을 냈습니다.
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altındaLa caída le destrozó el brazo derecho, le quebró cada una de sus costillas,
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altındaהוא נפל וריסק את זרועו הימנית, שבר כל צלע בגופו, ניקב את הריאה,
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altındaالقفزة حطمت ذراعه الايمن, حطمت كل ما لديه من اضلاع, ثقبت رئته,
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altında墜落導致他的右臂粉碎, 他的每條肋骨都斷了, 他的肺被刺穿,
Düşüş sağ kolunu tuzla buz etti, tüm kaburgalarını kırdı, ciğerini deldi, ve Brooklyn Köprsünün altında肋骨が全て折れ 肺が破裂し もうろうとした意識の中
Eğer istemeden de olsa seni kırdıysam, Şöyle düşünün, barışalım.Κι αν κάποιους ίσως έχω θίξει σκεφτείτε αυτό, κι όλα θα φτιάξουν:
Eğer istemeden de olsa seni kırdıysam,Und, nur für den Fall, dass ich dich beleidigt haben sollte
Eğer istemeden de olsa seni kırdıysam,ואם במקרה אותך העלבתי
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ako sem ubožcem odrekel, kar so želeli, in povzročil, da so vdovine oči medlele,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ak som uňal z toho, čo si priali chudobní, a dal som hynúť očiam vdovy
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Als ik de armen verdriet heb gedaan en weduwen reden tot huilen heb gegeven;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Belum pernah aku tak mau menolong orang yang papa, atau membiarkan para janda hidup berputus asa
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Dacă n'am dat săracilor ce-mi cereau, dacă am făcut să se topească de plîns ochii văduvei,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ha a szegények kivánságát megtagadtam, és az özvegy szemeit epedni engedtem;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Habe ich den Dürftigen ihr Begehren versagt und die Augen der Witwe lassen verschmachten?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jag vägrat de arma vad de begärde eller låtit änkans ögon försmäkta?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jeg afslået ringes Ønske, ladet Enkens Øjne vansmægte,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jeg nektet fattigfolk det de ønsket, og latt enkens øine tæres bort?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Jeźliżem odmówił ubogim, czego chcieli, a oczy wdowy jeźliżem zasmucił;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,내가 언제 가난한 자의 소원을 막았던가 과부의 눈으로 실망케 하였던가
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Mai ho rifiutato quanto brama il povero, né ho lasciato languire gli occhi della vedova
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Nếu tôi từ chối điều kẻ nghèo khổ ước ao, Gây cho mắt người góa bụa bị hao mòn,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Nếu tôi từ_chối điều kẻ nghèo_khổ ước_ao , Gây cho mắt người góa_bụa bị hao_mòn ,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Odepřel-li jsem žádosti nuzných, a oči vdovy jestliže jsem kormoutil?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Olenko minä kieltänyt vaivaisilta heidän toivomuksensa ja saattanut lesken silmät sammumaan?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Se tenho negado aos pobres o que desejavam, ou feito desfalecer os olhos da viúva,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si he estorbado los anhelos de los pobres y he hecho desfallecer los ojos de la viuda
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si j`ai refusé aux pauvres ce qu`ils demandaient, Si j`ai fait languir les yeux de la veuve,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Αν ηρνηθην την επιθυμιαν των πτωχων, η εμαρανα τους οφθαλμους της χηρας,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ако съм въздържал сиромасите от това, което желаеха, Или съм направил да помрачеят очите на вдовицата,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Отказывал ли я нуждающимся в их просьбе и томил ли глаза вдовы?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,אם אמנע מחפץ דלים ועיני אלמנה אכלה׃
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,ان كنت منعت المساكين عن مرادهم او افنيت عيني الارملة
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不 容 貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡 婦 眼 中 失 望
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不容貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡婦眼 中 失望
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.(43:3) Ты рукою Твоею истребил народы, а их насадил; поразил племена и изгнал их;
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.(44:3) De ta main tu as chassé des nations pour les établir, Tu as frappé des peuples pour les étendre.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Bože, svojimi ušami sme slýchali, naši otcovia nám rozprávali. Dielo si vykonal za ich dní, za dávnych dní.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Con tu mano echaste a las naciones para plantarlos a ellos; abatiste a los pueblos y los arrojaste
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Cu mîna Ta, ai izgonit neamuri, ca să -i sădeşti pe ei, ai lovit popoare, ca să -i întinzi pe ei.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Folk drev du bort, men plantede hine, Folkeslag knuste du, men dem lod du brede sig;
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.주께서 주의 손으로 열방을 쫓으시고 열조를 심으시며 주께서 민족들은 괴롭게 하시고 열조는 번성케 하셨나이다
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Ti si z roko svojo izgnal poganske narode in naselil njé, zatrl si ljudstva in razširil njé.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Συ δια της χειρος σου εξεδιωξας εθνη και εφυτευσας αυτους κατεθλιψας λαους και απεδιωξας αυτους.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Ти си изгорил с ръката Си народите, а тях си насадил; Съкрушил си племена, а тях си разпространил.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.אתה ידך גוים הורשת ותטעם תרע לאמים ותשלחם׃
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.انت بيدك استأصلت الامم وغرستهم. حطمت شعوبا ومددتهم.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.你 曾 用 手 趕 出 外 邦 人 、 卻 栽 培 了 我 們 列 祖 . 你 苦 待 列 邦 、 卻 叫 我 們 列 祖 發 達
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.你 曾用手 趕出 外邦人 、 卻 栽培 了 我 們 列祖 . 你 苦待列邦 、 卻叫 我 們 列祖 發達
Eller havaya. Parmağım, parmağımı kırdı.Me ha roto el dedo.
Eller havaya. Parmağım, parmağımı kırdı.Мой палец, он сломал мой палец.
Etimi, derimi yıprattı, kemiklerimi kırdı.Bét. Zvetšil moje telo i moju kožu; skrúšil moje kosti.