Ana içeriğe geç
Sözlük

kıpırdama ile cümle

kıpırdama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Araba kıpırdamadı.The car didn't move.
Tom silahını Mary'ye doğrulttu ve ona kıpırdamamasını söyledi.Tom kept his gun pointed at Mary and told her not to move.
Tom'un kıpırdamadan durma sorunu var.Tom has trouble standing still.
Kıpırdamadan otur.Sit still.
Orada kal ve kıpırdama!Stay there and don't move!
Tom kıpırdamadı.Tom stayed put.
Tamamen kıpırdama.Hold perfectly still.
Sadece kıpırdama.Just hold still.
Şimdi kıpırdama.Now stay put.
Kıpırdamadan duracaksın.You'll stay put.
Kıpırdamadan duruyorum.I'm staying put.
Şimdilik kıpırdamadan dur.Stay put for now.
Şimdi sadece kıpırdamadan dur.Now just stay put.
Bir saniye kıpırdamadan otur.Sit tight for a second.
Polis! Kimse kıpırdamasın!Police! Nobody move!
Tom'a kıpırdamamasını söyledim.I told Tom to stay still.
Tom kıpırdamadan duruyor.Tom is staying put.
Sen, kıpırdama!You, stay still!
Kıpırdamadan sessizce dinledi.He stood motionless, listening carefully.
Akım geldiği zaman bacaklar aniden kıpırdamaktaydı.Then his big feet suddenly stopped ...
Kadın çok korktuğu için kıpırdamadan durur.She kept very still because she was very frightened.
Ben vuracağım köşeyi seçene kadar kıpırdamadı.He was tightly roped until he could not move his head.
Kıpırdama Santiago!Freeze Santiago!
Kıpırdama yoksa ağzını yırtarım.Hold still or I'll rip your mouth.
Seni... sakın kıpırdama!You... Don't move!
-Ruiz kıpırdama. -Biliyordum... -Sıhhiye.Art, I've got skinnies with RPGs at 12:00.
Kıpırdama. Acele et, çabuk.No, no, it's full.
Kıpırdamayın !Freeze!
Kimse kıpırdamasın!Everybody don't move!
Kıpırdama !Stand still!
Burda kal, kıpırdama !You sit here, don't move!
Sakın kıpırdama !Freeze! Don't shoot!
Tutuklayın onları! <i>Kıpırdama!</i> <i><b>Hong Gil Dong</b></i>Seize them! Freeze! Hong Gil Dong
Kıpırdama, Ah Fei.Don't move, Fei.
Hareketsiz bir keşif vurdu sanki O, stok kıpırdamadan durdu.He stood stock-still, as if struck motionless by a discovery.
- Kıpırdamadan dur!Stop it! - Keep still!
Dediğimi yap ve kıpırdamadan dur.Do as I say and stay still.
Kıpırdama, çok zor oluyor!You should have been like this much earlier. Hey, hey, you're heavy, it's so tiring, really.
Diski alabilirim ve buraya koyabilirim ve burada kaldığı sürece -- kıpırdama --I can take this disk and put it here, and while it stays here -- don't move --
Tien Yi Tong'u Liderinin Emri değil mi bu ? öyle kıpırdamaHalt... who are you?
- Kıpırdama.- Hey, be still.
Mesafe yok, o halde kıpırdama.No distance, don't move now.
(Kıpırdama, şişko!)I don't -- I don't know where he is. ...He said to come right here.
Kıpırdama, sen ölçeksin.Hold still, you're the scale.
Gücüm tamamlanıncaya dek kıpırdamayacağım.I won't move until my power is complete
Seni gerçekten atarım, bu yüzden kıpırdama.I will really throw you, keep still.
Karartırsın ortalığı, gece olur, Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.You make darkness, and it is night, in which all the animals of the forest prowl.
("Kimse kıpırdamasın!") diye bağırdı, herkese yere yatması emredildi.("Nobody move!"), ordering everyone to lie down on the floor.
Yerinden kıpırdamayan, kelepçelendiğini fark etmez.Wer sich nicht bewegt, spürt seine Fesseln nicht.
Kadın çok korktuğu için kıpırdamadan durur.Se mantuvo muy quieta porque estaba muy asustada.
Kadın çok korktuğu için kıpırdamadan durur.Spytałem ją, czy nie czuje się w jakimś stopniu zastraszona.
Kadın çok korktuğu için kıpırdamadan durur.Jelikož byla velice vyděšená, vůbec se nehýbala.
Kadın çok korktuğu için kıpırdamadan durur.Han griper til vold, ettersom hun ikke lar seg skremme bort.
Akım geldiği zaman bacaklar aniden kıpırdamaktaydı.כשראו זאת הרגליים נמלטו.
Ben işaret verene kadar kimse kıpırdamasın.Ninguém se mexe enquanto eu não der o sinal.
Ben işaret verene kadar kimse kıpırdamasın.Никой да не мърда докато не дам сигнал.
Dediğimi yap ve kıpırdamadan dur.Ce? Ai dispărut de la aeroport? Atunci ce-ai făcut în timpul luna de miere?
Dediğimi yap ve kıpırdamadan dur.C'est ma chambre. La tienne est là-bas. Sors !
Dediğimi yap ve kıpırdamadan dur.Co? Zmizel jsi z letiště? Tak co jsi udělal během své líbánky?
Dediğimi yap ve kıpırdamadan dur.Čo? Zmizol si z letiska? Tak čo si urobil počas svojej medové týždne?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod