kıldı ile cümle
kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Odpoutalo nás od kancelářského stolu.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Sim, libertou-nos da secretária do escritório.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Uwolniło nas od biurka w firmie.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Но да, наистина, той ни освободи от офис бюрото.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.מהשולחן במשרד.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.من قيود مكاتب العمل.
Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.これが君たちの暮らし
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.As suas mãos estavam livres para realizar outras tarefas.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Hun handen waren vrij om andere taken uit te voeren.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Ich ręce były uwolnione do innych zadań.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.ihre Hande waren frei, um andere Aufgaben zu erledigen.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Jejich ruce byly volné a mohly dělat jiné věci.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Le mani sono state liberate per eseguire altre operazioni.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Leurs mains étaient libérées pour effectuer d'autres tâches.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Mâinile le erau acum libere pentru a putea efectua alte sarcini.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Sus manos quedaban libres para realizar otras tareas.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Tangan mereka dibebaskan untuk melakukan tugas lainnya.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Τα χέρια τους αφέθηκαν ελεύθερα να εκτελούν άλλες εργασίες.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Руки были освобождены для выполнения других задач.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Ръцете им вече се освободили за извършване на други действия.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.הידיים שוחררו לביצוע משימות אחרות.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.aan Wie Hij alles heeft gegeven en door Wie Hij de wereld heeft gemaakt.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.A kit tett mindennek örökösévé, a ki által a világot is teremtette,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.hvem han har sat til Arving af alle Ting, ved hvem han også har skabt Verden;
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.이 모든 날 마지막에 아들로 우리에게 말씀하셨으니 이 아들을 만유의 후사로 세우시고 또 저로 말미암아 모든 세계를 지으셨느니라
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.Kteréhož ustanovil dědicem všeho, skrze něhož i věky učinil.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.ktorého ustanovil za dediča všetkého, skrze ktorého učinil aj veky,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.som han har satt til arving over alle ting, ved hvem han og har gjort verden,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.в останнї сї днї глаголав до нас через Сина, котрого настановив наслїдником усього, котрим і віки створив.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.в последние дни сии говорил нам в Сыне, Которого поставил наследником всего, чрез Которого и веки сотворил.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.Те ще изчезнат, а Ти пребъдваш; Да! те всички ще овехтяват като дреха,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.אשר נתנו ליורש כל וגם עשה בידו את העולמות׃
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.كلمنا في هذه الايام الاخيرة في ابنه الذي جعله وارثا لكل شيء الذي به ايضا عمل العالمين
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.就 在 這 末 世 、 藉 著 他 兒 子 曉 諭 我 們 、 又 早 已 立 他 為 承 受 萬 有 的 、 也 曾 藉 著 他 創 造 諸 世 界
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.就 在 這末世 、 藉著 他 兒子曉諭 我 們 、 又 早 已 立 他 為 承受萬 有的 、 也 曾 藉著 他 創造諸 世界
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Aceste tehnologii au făcut posibilă lumea noastră modernă, dar ne-au şi schimbat.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Ces technologies ont rendu notre monde moderne possible mais elles nous ont aussi changés.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Deze technologieën hebben onze moderne wereld mogelijk gemaakt, maar ze hebben ons ook veranderd.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Diese Technologien haben unsere moderne Welt ermöglicht, uns aber gleichzeitig verändert.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Disse teknologier har muliggjort vores moderne verden, men de har også forandret os.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Estas técnicas han hecho posible nuestro mundo moderno, pero también nos han cambiado.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Estas tecnologias tornaram possível o nosso mundo moderno, mas também nos modificaram.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Ezek a technológiák tették lehetővé a mai modern világunkat, de meg is változtattak minket.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Queste tecnologie hanno reso possibile il nostro mondo moderno, ma ci hanno anche cambiato.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Technologie stworzyły dzisiejszy świat, ale też nas zmieniły.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Te tehnologije so omogočile naš moderen svet, obenem pa so nas spremenile.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Tyto technologie nám nejen umožnily existovat v moderním světě, ale také nás změnily.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Οι τεχνολογίες αυτές έκαναν τον σύγχρονο κόσμο μας δυνατό, αλλά επίσης μάς άλλαξαν.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Тези технологии са направили възможен съвременния ни свят, но също така са ни променили.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.Эти технологии сделали возможным наш современный мир, но они и нас изменили.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar.현대사회는 이러한 기술들로 인해 가능했습니다.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar.טכנולוגיות אלו מאפשרות לנו את העולם המודרני
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar.جعلت هذه التكنولوجيا عالمنا الحديث ممكن
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar.我々自身にも変化をもたらしました
Bu ücretsiz WiFi. evet öyle. Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Das ist kostenloses WiFi, und yeah, es hat uns unabhängig gemacht vom Büroschreibtisch.
Bu ücretsiz WiFi. evet öyle. Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Il nous a libéré du bureau.
Bu ücretsiz WiFi. evet öyle. Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Teknologi membebaskan kita dari meja kantor.
Bu ücretsiz WiFi. evet öyle. Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Toto je WiFi zdarma ale áno, oslobodilo nás to od kancelárskych stolov.
Bu ücretsiz WiFi. evet öyle. Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Μας έχει απελευθερώσει από το γραφείο.
Bu ücretsiz WiFi. evet öyle. Bu bizi ofisteki masamızdan özgür kıldı.Звісно, що це звільнило нас від офісних столів.