kıldı ile cümle

kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.This device made it possible to turn sea-water into fresh water easily.
Başkan yasa tasarısını veto etti fakat Kongre onun vetosunu geçersiz kıldı.The President vetoed the bill, but Congress overrode his veto.
Uluslararası ilişkilerde karar kıldı.He decided on international relations.
O kırmızı bir arabada karar kıldı.He decided on a red car.
Camide namaz kıldın mı hiç?Have you ever prayed in a mosque?
Onu mümkün kıldın.You made it possible.
Kalmakta karar kıldım.I've decided I'm going to stay.
Burs çalışmalarıma devam etmemi mümkün kıldı.The scholarship made it possible for me to continue my studies.
Bunun hepsini mümkün kıldın.You made this all possible.
Yemek için nerede karar kıldınız?Where did you end up eating?
Sami öğle namazını Fazıl'la kıldı.Sami performed the noon prayer with Fadil.
Sami ikindi namazını Fazıl'ın arkasında kıldı.Sami performed the afternoon prayer behind Fadil.
Namazı Sami kıldırdı.Sami led the prayer.
Sami tespih namazı kıldı.Sami prayed salatul tasbih.
Binlerce Filistinli Mescid-i Aksa'da bayram namazı kıldı.Thousands of Palestinians performed the Eid prayer at the al-Aqsa Mosque.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.He leads the Earth(土) Division.
1930'da Kurt Schumacher iki hareketin birbirlerinin varolmasını olanaklı kıldığını söylemiştir.In 1930, Kurt Schumacher said that the two movements enabled each other.
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (temsilci) kıldık.And verily We will cause you to abide in the land, and succeed them.
Ancak yine de tatmin olmadı ve son olarak American Life adında karar kıldı.Still, she was not satisfied with the name, and finalized on American Life.
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.Moses saw the Israelites' anguish, and prayed on their behalf.
Desteklemek için bir aday arayan Otho yandaşları, Vespasian'da karar kıldılar.Otho's supporters, looking for another candidate to support, settled on Vespasian.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.It is in the form of an appeal to a relative who had left the faith.
Namaz kıldı.THE INVOKING!
Hak ve adaleti hâkim kıldı.He was soon appointed magistrate and justice of the peace.
Bu güncelleme ayrıca, tüm hesaplarda varsayılan olarak SSL'yi etkin kıldı.This update also made SSL enabled by default on all accounts.
Cam çatılı tasarım binayı inşaat zamanında eşsiz kıldı.The glass-​roofed design made the building unique at the time of construction.
Şüphe yok ki Allah, kıya­mete kadar bunu muhakkak haram kıldı.So God concluded to chastise and try them with suffering.
Nuri İlker Kıldır (d.Nuri İlker Kıldır.
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.The latter made the telegraph feasible.
Tüm bu karakterler Stan Lee'yi çok başarılı kıldı.There were plenty of hassles with Stan Lee, of course.
Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.And they give us good accommodation and give us food to eat and water to drink."
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.The judgement acquitted all the defendants of any wrongdoing.
Biz, Cehennem'in görevlilerini ancak meleklerden kıldık.Angels of Hell: Maalik, Chief of the angels who govern Jahannam (Hell).
Bu durum yeni bir taze sürşarjlanmayı gerekli kıldı.The struggle needs fresh impetus.
Aynı yılın ekiminde yaşanan kısa süreli barış, yapılan görüşmeleri geçersiz kıldı.A brief industrial dispute the same year was resolved in the Company's favour.
Bu nedenle "Cashville" adında karar kıldı.Hence the name "Marshfield".
Medine'de ilk cuma namazı kıldıranın da' o olduğu rivayet edilir.The first is called Abhigamna or ablutions and morning prayers to god.
Çare yok, abdest alup namazı kıldık.The prayer for forgiveness (Forgive, o Father, our guilt) is illustrated by sighing motifs.
Biz onları ahiret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık.Verily We did choose them for a special (purpose)- proclaiming the Message of the Hereafter.
Beni, bulunduğum her yerde insanlara yararlı kıldı.Indeed, as for every task which he commanded me to undertake , I performed it rightly and justly.
Amacı cuma hutbesini okumak ve cuma namazını kıldırmaktı.They tend to disrupt lectures, Friday prayers.
Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi.Thou Who Hast Brought Us Thus Far on Our Way.
Onu malikanesindeki her şeyden sorumlu kıldı.It carried him on its hood.
Bu teknolojiler modern dünyayı mümkün kıldılar. Ama aynı zamanda bizi değiştirdiler.These technologies have made our modern world possible, but they've also changed us.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.It was fine and dandy, it allowed us to go down and find new species.
Duamı ettim, namazımı kıldım.I did my prayers;
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.It should be called invisible matter, but the dark matter we've made visible.
LEGO bunu ulaşılabilir kıldı.LEGO made it accessible.
Öyle olduğunda karar kıldık.We found that it did.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Their hands were freed up to perform other tasks.
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, gentlewoman, that God hath made for himself to mar.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.And it made it possible, in fact, for us to take on this plan.
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.And then talk about why -- what is it that makes that true?
Bu benim yaşlılık günlerimi daha da yalnız kıldı.This has made my oldage rather lonely.
Her neyse, sonucta bu görünüşe karar kıldıık.Anyway, finally settled on kind of this kind of a look,
Allah beni özgür kıldıGod made me free
Sri Lanka'da iç savaş devam ediyordu bu yüzden Bali'de karar kıldım.Sri Lanka still had the civil war going on, so Bali it was.
Bölge hakimi, tarım bölgesinde, yalnızca beyaz insanların yaşayabileceği yönünde karar kıldı.A county judge ruled that the farm property was restricted to whites only.
Birçok kan naklinden sonra, hayatta kaldım ve bu beni özel kıldı.And many blood transfusions later, I lived, and that made me special.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.And that made middle school extra fun.

İlgili Sayfalar