kılacak ile cümle
kılacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.Po prostu nie ma modelu ekonomicznego, który by na to pozwolił.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.Pur și simplu nu există un model economic care să facă ca aceste lucruri să devină posibile.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.Simplemente no existe modelo económico que lo hiciera posible.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.Απλά δεν υπάρχει οικονομικό μοντέλο που θα ήταν δυνατόν.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.Нет экономической модели.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.Просто не съществува икономически модел, според който това би могло да стане.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.פשוט אין שום מודל כלכלי שעל פיו זה אפשרי.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.لا يوجد ببساطة نموذج إقتصادي يقول أن هذا ممكن.
En basitinden, bunu mümkün kılacak bir ekonomik model yoktu.無料でできるようになると予想したら
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››(86:5) О Сионе же будут говорить: „такой-то и такой-то мужродился в нем, и Сам Всевышний укрепил его".
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››An i o Sionu praveno bude: Ten i onen jest rodem z něho, sám pak Nejvyšší utvrdí jej.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››A o Sione sa povie: Ten i tamten sa narodil v ňom, a on, Najvyšší, ho upevní.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››De Sion se dirá: "Éste y aquél han nacido en ella." El mismo Altísimo le dará estabilidad
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››És ezt mondják a Sion felõl: Mind ez, mind amaz ott született, és õ, a Felséges, erõsíti azt.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Et de Sion il est dit: Tous y sont nés, Et c`est le Très Haut qui l`affermit.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Iar despre Sion este zis: ,,Toţi s'au născut în el,`` şi Cel Prea Înalt îl întăreşte.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››"시온에 대하여 말하기를 이 사람, 저 사람이 거기서 났나니 지존자가 친히 시온을 세우리라 하리로다"
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Man wird zu Zion sagen, daß allerlei Leute darin geboren werden und daß er, der Höchste, sie baue.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Men Zion kalder man Moder, der fødtes enhver, den Højeste holder det selv ved Magt.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Mutta Siionista sanotaan: "Joka-ainoa on syntynyt siellä". Sitä Korkein itse vahvana pitää.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Og om Sion skal det sies: Hver og en er født der. Og han, den Høieste, gjør det fast.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Phải, người ta sẽ nói về Si-ôn rằng: Kẻ nầy và kẻ kia đã sanh ra tại đó; Chính Ðấng Chí cao sẽ vững lập Si-ôn.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Si dirà di Sion: «L'uno e l'altro è nato in essa e l'Altissimo la tiene salda»
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Sim, de Sião se dirá: Este e aquele nasceram ali; e o próprio Altíssimo a estabelecerá.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Także i o Syonie mówić będą:Ten i ów urodził się w nim; a sam Najwyższy ugruntuje go.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Zato se bode govorilo o Sionu: Ta in oni je rojen v njem, in on, Najvišji, ga utrdi.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Да! за Сион ще се рече: Тоя и оня са се родили в него, И сам Вавилон ще го утвърди.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››ולציון יאמר איש ואיש ילד בה והוא יכוננה עליון׃
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››ولصهيون يقال هذا الانسان وهذا الانسان ولد فيها وهي العلي يثبتها.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››論 到 錫 安 必 說 、 這 一 個 那 一 個 都 生 在 其 中 . 而 且 至 高 者 必 親 自 堅 立 這 城
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››論到 錫安 必說 、 這一 個 那 一 個 都 生在 其中 . 而且 至 高者 必親自堅立這城
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:Du har möjlighet att få en hemkommun i Finland om:
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:Sinun on mahdollista saada kotikunta Suomesta jos:
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:Tiene la posibilidad de obtener un municipio de residencia en Finlandia si:
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:Vous pouvez élire domicile en Finlande si :
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:Вы имеете право на местожительство в Финляндии, если:
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:يمكنك أن تحصل على محلة إقامة في فنلندا إذا:
Finlandiya ikâmetgâhı alabilmenizi olanaklı kılacak koşullar şunlardır:下列情况中, 您可在芬兰登记居住地:
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Acesta este factorul central care il face diferit.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!C'est la mise au point et le coefficient (vocabulaire relatif à l'imagerie) qui différencieront notre jeu.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Das ist der Schwerpunkt und der Faktor,der sich von unserem Spiel unterscheidet.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Dat is de focus en de factor dat onze spel verschillend zal maken.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Det är fokusen och faktorn som skiljer vårt spel.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Đó là điểm nhấn và cũng là yếu tố tạo sự khác biệt cho game của chúng tôi.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Itulah fokus dan faktor yang akan membedakan permainan kami.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Na tem je težišče in prav po tem se naša igra razlikuje od drugih.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Questo è il punto e il fattore che differenzia il nostro gioco.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Αυτό είναι το επίκεντρο και ο παράγοντας που θα διαφοροποιήσει το παιχνίδι μας.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!Вот секрет и фактор, отличающий нашу игру.
Odaklandığımız nokta bu, ve bizim oyunumuzu farklı kılacak husus da bu!هذا هو التركيز والعامل الذي سوف يميز لعبتنا.
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Akkor meghiggasztom vizeiket, és folyóikat, olajként folyatom, ezt mondja az Úr Isten,
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Allora farò ritornare tranquille le loro acque e farò scorrere i loro canali come olio. Parola del Signore Dio
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Alors je calmerai ses eaux, Et je ferai couler ses fleuves comme l`huile, Dit le Seigneur, l`Éternel
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Alsdann will ich ihre Wasser lauter machen, daß ihre Ströme fließen wie Öl, spricht der HERR HERR,
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Atunci îi voi potoli apele, şi voi face să -i curgă rîurile lin ca untdelemnul, zice Domnul, Dumnezeul.``
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Daardoor zullen de Egyptische wateren helder en glad als olijfolie stromen, zegt de Oppermachtige HERE.
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Da vil jeg la deres vann synke og deres strømmer flyte bort som olje, sier Herren, Israels Gud,
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Então tornarei claras as suas águas, e farei correr os seus rios como o azeite, diz o Senhor Deus.
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.Entonces aquietaré sus aguas, y haré que sus ríos corran como el aceite, dice el Señor Jehovah
O zaman sularını dupduru kılacak, Irmaklarını yağ gibi akıtacağım. Egemen RAB böyle diyor.그 때에 내가 그 물을 맑게 하여 그 강으로 기름 같이 흐르게 하리로다 나 주 여호와의 말이로다
İlgili Sayfalar