kılıyor ile cümle

kılıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kalabalığın oluşturduğu verileri birleştirip görünmezi görünüz kılıyorlar.قاموا بجمع بيانات حشودية المصدر وحولوا الغير مرئي إلى مرئي.
Kalabalığın oluşturduğu verileri birleştirip görünmezi görünüz kılıyorlar.見えないものを可視化しているんです ジョッシュやスティーブのような人々が
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Aké máš právo hovoriť mi, čo mám robiť so svojím koníčkom?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Bist du so großartig, dass du mir sagen kannst, wie ich mit meiner Freizeit umzugehen habe?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Cái gì khiến con dám lên mặt thế? Còn dám nói mẹ phải làm gì với sở thích của mẹ sao?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Ce te face pe tine asa de periculos, incat sa-mi poti spune cum sa-mi petrec timpul liber?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Co czyni Cię takim potężnym że mówisz mi co mam robić z moim życiowym hobby?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Cosa ti rende così potente da poter decidere cosa fare dei miei hobby?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Co tě dělá tak mocným, abys mi mohl říkat, co dělat s mým volným časem?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?니가 뭔데 엄마 취미생활을 하라마라야?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Qu'est-ce qui te rends si méchant que tu peux me dire ce que je dois faire avec mon passe temps ?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Vad gär dig så mäktig att du kan säga åt mig vad jag ska göra med mitt hobby liv?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Wat maakt jou zo machtig dat, je me kunt vertellen wat te doen met mijn hobby leven?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Ποιός νομίζεις ότι είσαι που θα μου πεις εμένα τι να κάνω με το χόμπυ μου;
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Какво те прави толкова велик, че да ми заповядаш какво трябва да направя с моето хоби?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?Считаешь себя таким великим, что можешь говорить, как мне использовать свое свободное время?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?מה עושה אותך כזה גיבור שאתה חושב שתוכל להגיד לי מה לעשות עם זמני הפנוי?
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?مالذي يجعلك بتلك العظمه التي تمكنك من أن تقول لي مايجب فعله مع هوايتي ؟
Ne seni bunu kadar güçlü kılıyor da bana (hobi hayatımla ilgili) ne yapmam gerektiğini söyleyebiliyorsun?息子の生活をぶち壊すのが 趣味ですか?
Okyanus, arkadaş canlısı bir ortam yaratıyor, ve su çıkışlarındaki kimyasallar mikrop yaşamını mümkün kılıyor.이 대양이 미생물들에게 우호적인 환경을 제공하고 수증기에서 발견된 화학물질들도 미생물의 삶에 많은 도움을 줍니다.
Okyanus, arkadaş canlısı bir ortam yaratıyor, ve su çıkışlarındaki kimyasallar mikrop yaşamını mümkün kılıyor.לאוקיאנוס יש תנאים נוחים והכימיקלים שנמצאו בבריכות המים גם תורמים לקיום של המיקרובים.
Okyanus, arkadaş canlısı bir ortam yaratıyor, ve su çıkışlarındaki kimyasallar mikrop yaşamını mümkün kılıyor.水の噴煙に検出された化学物質も 微生物に有益なものです エンキラドスが微生物を宿らせられると言う事は
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Ali torej postavo odpravljamo po veri? Nikakor ne, temuč postavo postavljamo.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Anéantissons-nous donc la loi par la foi? Loin de là! Au contraire, nous confirmons la loi.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Anulamos, pois, a lei pela fé? De modo nenhum; antes estabelecemos a lei.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.A törvényt tehát hiábavalóvá tesszük-é a hit által? Távol legyen! Sõt inkább a törvényt megerõsítjük.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Či tedy maríme zákon vierou? Nijakým činom! Ale zákon staviame v platnosť.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Což tedy Zákon vyprazdňujeme skrze víru? Nikoli, nýbrž Zákon tvrdíme.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Deci, prin credinţă desfiinţăm noi Legea? Nicidecum. Dimpotrivă, noi întărim Legea.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Göra vi då vad lag är om intet genom tron? Bort det! Vi göra tvärtom lag gällande.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Gøre vi da Loven til intet ved Troen? Det være langt fra! Nej, vi hævde Loven.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.그런즉 우리가 믿음으로 말미암아 율법을 폐하느뇨 그럴 수 없느니라 도리어 율법을 굳게 세우느니라
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Luego, ¿invalidamos la ley por la fe? ¡De ninguna manera! Más bien, confirmamos la ley
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Ophever vi da loven ved troen? Langt derifra! vi stadfester loven.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Teemmekö siis lain mitättömäksi uskon kautta? Pois se! Vaan me vahvistamme lain.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Togliamo dunque ogni valore alla legge mediante la fede? Nient'affatto, anzi confermiamo la legge
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.To tedy zakon niszczymy przez wiarę? Nie daj tego Boże! i owszem zakon stanowimy.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Wie? Heben wir denn das Gesetz auf durch den Glauben? Das sei ferne! sondern wir richten das Gesetz auf.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Νομον λοιπον καταργουμεν δια της πιστεως; μη γενοιτο, αλλα νομον συνιστωμεν.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Итак, мы уничтожаем закон верою? Никак; но закон утверждаем.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.Понеже какво казва писанието: "Авраам повярва в Бога, и това му се вмени за правда".
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.То ми оце руйнуємо закон вірою? Нехай не буде (так). Нї, ми утверджуємо закон.
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.ועתה המבטלים אנחנו את התורה על ידי האמונה חלילה אך מקימים אנחנו את התורה׃
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.أفنبطل الناموس بالايمان. حاشا. بل نثبت الناموس
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.這 樣 、 我 們 因 信 廢 了 律 法 麼 . 斷 乎 不 是 、 更 是 堅 固 律 法
Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.這樣 、 我們因 信廢 了 律法 麼 . 斷乎 不 是 、 更是 堅固 律法
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Apakah itu membuat jalanan lebih aman atau lebih tidak aman?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Asta face ca străzile să fie mai sigure sau mai nesigure?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Czy takie zachowanie czyni ulice bardziej, czy mniej bezpiecznymi?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Điều đó có làm cho đường phố an toàn hơn hay ít đi?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Emeli vagy csökkenti ez az utcák biztonságát?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?¿Eso hace a las calles más o menos inseguras?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Est-ce que ça rend les rues plus ou moins sûres?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Jsou pak ale ulice více nebo méně bezpečné?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?집에 있으면 거리들이 안전해질까요, 위험해질까요?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Macht das die Straßen sicherer oder weniger sicher?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Mais inseguras!
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Nerobí práve toto tieto ulice tak nebezpečnými?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor?Questo rende le strade più o meno sicure?
Peki bu caddeleri daha fazla mı daha az mı güvenli kılıyor? Tabi ki daha az güvenli!Gør det gaderne mere eller mindre sikre? mindre sikre!

İlgili Sayfalar