kılıyor ile cümle
kılıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da uyum sağlama özelliği açısından bizi diğer varlıklara göre daha avantajlı kılıyor.וזה נותן לנו יתרון הסתגלותי.
Bu da uyum sağlama özelliği açısından bizi diğer varlıklara göre daha avantajlı kılıyor.و هذا يساعدنا كي نتكيف.
Bu da uyum sağlama özelliği açısından bizi diğer varlıklara göre daha avantajlı kılıyor.これから遊びについて もうひとつの考え方
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Det gör det hela intressantare.
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Det gør det hele mere interessant.
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!¡Eso sí que es interesante!
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Isso torna tudo mais interessante!
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Questo rende le cose molto più interessanti!
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Se tekee tilanteesta vielä kiinnostavamman.
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!To się robi coraz ciekawsze.
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Αυτό το κάνει πολύ πιο ενδιαφέρον!
Bu durumu daha da ilginç kılıyor!Это становится всё интереснее!
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.'hogy jobban' 'jelen lehessek.' És abban a pillanatban, amikor nincs ez a gondolat, eljön a felismerés.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.Jos kosket tähän ideaan, uskot välittömästi sen todeksi.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.Když se dotknete této myšlenky, ihned jí uvěříte a oživíte ji.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.Если вы касаетесь этой идеи, вы моментально ее материализуете.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.אם אתם נוגעים ברעיון הזה אתם מיד מאמינים בו לכדי קיום,
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Das bedeutet, dass ich Vorhersagen über die Zukunft machen muss.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Dat betekent eigenlijk dat ik de toekomst moet voorspellen.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Điều đó có nghĩa là tôi phải dự đoán về tương lai.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Donc cela signifie vraiment que je dois faire des prédictions à propos du futur.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Ez ténylegesen azt jelenti, hogy jósolnom kell a jövőre vonatkozólag.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Înseamnă că trebuie să fac predicții despre viitor.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Isso significa que tenho de fazer previsões sobre o futuro.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.이것은 제가 미래를 예측해야 함을 의미하죠.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Lo que significa, que tengo que predecir el futuro.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Questo significa quindi che devo fare delle previsioni sul futuro.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Vlastne to znamená, že musím predpovedať budúcnosť.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Vlastně to znamená, že musím předpovídat budoucnost.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.W zasadzie: muszę przewidywać przyszłość.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Έτσι αυτό σημαίνει πραγματικά ότι πρέπει να προβλέπω το μέλλον.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Так що це насправді означає, що я повинен робити прогнози на майбутнє.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Това всъщност означава, че трябва да правя прогнози за бъдещето.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.Это значит, что я должен предсказать будущее.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.זה אומר שעליי ממש לחזות את העתיד.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.وهذا يعني في الواقع أنّه عليّ وضع توقعات للمستقبل.
Bu gerçekten gelecek ile ilgili tahminler yapmamı zorunlu kılıyor.脳は今からおきるであろう感覚からの入力について
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.A všechno dělá možným.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.Dan itu membuat segalanya mungkin.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.En het maakt alles mogelijk,
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.És bármi lehetséges lesz.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor. Herşeyi akla uygun hale getiriyor.Cela rend n'importe quoi possible, n'importe quoi devient rationnel.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor. Herşeyi akla uygun hale getiriyor.Καθιστά τα πάντα εφικτά, τα πάντα μπορούν να αιτιολογηθούν.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor. Herşeyi akla uygun hale getiriyor.А тоді будь-що стає можливим, будь-що стає обґрунтованим.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.I to czyni to wszystko możliwym.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.이는 모든 것을 가능하게 만듭니다.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.Rende tutto possibile.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.Si face totul posibil.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.Und es ermöglicht alles.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.Và nó làm mọi việc khả thi.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.Y hace que cualquier cosa sea posible.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.И така всичко става възможно.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.И тогда всё возможно.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.וזה הופך כל דבר לאפשרי.
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.ويصبح كل شيء ممكن
Bu, her şeyi mümkün kılıyor.全てが合理化されてしまいます
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.Asta ar trebui să le facă mai modeste, mai vulnerabile și mai umane.
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.Cela devrait les rendre plus humbles, plus vulnérables et plus humaines.
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.Ciò dovrebbe renderle più modeste, più vulnerabili e più umane.
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.Das sollte sie bescheidener, verletzlicher und menschlicher machen.