- Kılıcını baş edebileceğin birine doğrult.- Sst ... arahkan pada apa yang dapat kamu ambil.
- Kılıcını baş edebileceğin birine doğrult.- Sst ... arahkan pada apa yang dapat kamu ambil.
- Kılıcını baş edebileceğin birine doğrult.- Toma mi espada. - Peste... yo soy lo que puedes tomar.
- Kılıcını baş edebileceğin birine doğrult.- Вземи ми меча. Не знаеш с кого се забъркваш.
- Kılıcını baş edebileceğin birine doğrult.Изглеждам толкова красив.
- Kılıcını baş edebileceğin birine doğrult.- Получай! - Паразитка... смотри как ты готовишь.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.(88:44) Ты обратил назад острие меча его и не укрепил его на брани;
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.(89:44) Tu as fait reculer le tranchant de son glaive, Et tu ne l`as pas soutenu dans le combat.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.ai făcut ca ascuţişul săbiei lui să dea înapoi, şi nu l-ai sprijinit în luptă.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Asimismo, has hecho volver atrás su espada y no lo levantaste en la batalla
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Auch hast du die Kraft seines Schwertes weggenommen und lässest ihn nicht siegen im Streit.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Bahkan senjatanya Kaujadikan tak berguna, Engkau tidak menolong dia dalam perang
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Du har ophøiet hans motstanderes høire hånd, du har gledet alle hans fiender.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Du har upphöjt hans ovänners högra hand och berett alla hans fiender glädje.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Embotaste o fio da sua espada, e não o sustentaste na peleja;
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Felmagasztaltad az õ szorongatóinak jobbját, és megvidámítottad minden ellenségét.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Hai fatto trionfare la destra dei suoi rivali, hai fatto gioire tutti i suoi nemici
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.hans Sværd lod du vige for Fjenden, du holdt ham ej oppe i Kampen;
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.저의 칼날을 둔하게 하사 저로 전장에 서지 못하게 하셨으며
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Phải , Chúa làm cho lưỡi gươm người thối lại , Chẳng có giúp_đỡ người đứng nổi trong cơn chiến_trận .
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Phải, Chúa làm cho lưỡi gươm người thối lại, Chẳng có giúp đỡ người đứng nổi trong cơn chiến trận.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Sinä olet korottanut hänen vihollistensa oikean käden, olet tuottanut ilon kaikille hänen vihamiehillensä.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Skrhal si tudi meča njegovega ostrino in mu nisi dal zmagati v vojski.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Vyvýšil jsi pravici protivníků jeho, obveselils všecky nepřátely jeho.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Vyvýšil si pravicu jeho protivníkov; dal si to, aby sa radovali všetci jeho nepriatelia.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Wywyższyłeś prawicę przeciwników jego; uweseliłeś wszysstkich nieprzyjaciół jego.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Zijn tegenstanders bleken sterker en zijn vijanden overwonnen hem.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.ημβλυνας μαλιστα το κοπτερον της ρομφαιας αυτου και δεν εστερεωσας αυτον εν τη μαχη
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.Още си упътил острото на меча му, И не си го укрепил в боя.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.אף תשיב צור חרבו ולא הקימתו במלחמה׃
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.ايضا رددت حد سيفه ولم تنصره في القتال.
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.你 叫 他 的 刀 劍 捲 刃 、 叫 他 在 爭 戰 之 中 站 立 不 住
Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın.你 叫 他 的 刀劍捲刃 、 叫 他 在 爭戰 之中 站立 不 住
Kılıcını ne zaman çekti?¿Cuándo desenvainó?
Kılıcını ne zaman çekti?Hvornår trak han sværdet?
Kılıcını ne zaman çekti?Kiedy on wyciągnął miecz?
Kılıcını ne zaman çekti?Milloin hän veti miekkansa?
Kılıcını ne zaman çekti?När drog han svärdet?
Kılıcını ne zaman çekti?Quando ha estratto la spada?
Kılıcını ne zaman çekti?Quando usou ele a espada?
Kılıcını ne zaman çekti?Πότε σχεδίασε το σπαθί του;
Kılıcını ne zaman çekti?Когда он выхватил меч?
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.אל תצאי השדה ובדרך אל תלכי כי חרב לאיב מגור מסביב׃
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Älkää menkö vainiolle, älkää vaeltako tiellä, sillä vihollisen miekka - kauhistus on kaikkialla!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Chớ ra nơi đồng ruộng, chớ đi trên đường, vì gươm của giặc ở đó, khắp mọi nơi đều có sự kinh hãi.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Chớ ra nơi đồng_ruộng , chớ đi trên đường , vì gươm của giặc ở đó , khắp mọi nơi đều có sự kinh_hãi .
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå icke ut på marken, och vandra ej på vägen, ty fienden bär svärd; skräck från alla sidor!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå ikke ud på Marken og følg ej Vejen, thi Fjenden bærer Sværd, trindt om er Rædsel.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå ikke ut på marken og vandre ikke på veien! For fienden har sverd, det er redsel rundt omkring.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.너희는 밭에도 나가지 말라 길로도 행치말라 대적의 칼이 있고 사방에 두려움이 있음이니라
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Não saiais ao campo, nem andeis pelo caminho; porque espada do inimigo e espanto há por todos os lados.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Ne hodi na polje in na potu ne postajaj, kajti meč ima sovražnik, strah je kroginkrog!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.ne menjetek a mezõre, és az úton se járjatok; mert ellenség fegyvere, rémület [fenyeget] köröskörül.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Nevycházejte na pole, a na cestu nechoďte; nebo meč nepřítele a strach jest vůkol.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Nie wychodźcie na pole, i w drogę nie chodźcie; bo miecz nieprzyjacielski a strach w około.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Non uscite nei campi e non camminate per le strade, perché la spada nemica e il terrore sono tutt'intorno
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.No salgas al campo, ni vayas por el camino; porque la espada del enemigo y el terror están por todas partes
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Oj, nevyjdi na pole a nechoď na cestu, lebo tam meč nepriateľa, strach všade naokolo!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Μη εξελθητε εις τον αγρον και εν οδω μη περιπατειτε διοτι η ρομφαια του εχθρου ειναι τρομος πανταχοθεν.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Не выходите в поле и не ходите по дороге, ибо меч неприятелей, ужас со всех сторон.