kılıç ile cümle
kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jestli sa aj rozmnožia jeho synovia, rozmnožia sa pod meč, a jeho potomci sa nenasýtia chleba.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jeźli się rozmnożą synowie jego, pójdą pod miecz: a potomstwo jego nie nasyci się chleba.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jika anaknya banyak, mereka akan mati dalam perang dan anak cucunya akan hidup berkekurangan
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jos hänellä on paljonkin lapsia, ovat ne miekan omia; eikä hänen jälkeläisillään ole leipää ravinnoksi.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.그 자손이 번성하여도 칼을 위함이요 그 후에는 식물에 배부르지 못할 것이며
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Ko se mu množe otroci, množe se za meč, in potomci njegovi nimajo kruha dositega.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.megsokasulnak is az õ fiai, a kardnak [sokasulnak meg,] és az õ magzatai nem lakhatnak jól kenyérrel sem.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Nếu con cái hắn thêm nhiều, ấy để cho gươm giết; Còn dòng dõi hắn ắt không ăn cho no nê được.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Nếu con_cái hắn thêm nhiều , ấy để cho gươm giết ; Còn dòng_dõi hắn ắt không ăn cho no_nê được .
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Om hans barn bliva många, så är vinningen svärdets; hans avkomlingar få ej bröd att mätta sig med.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Rozmnoží-li se synové jeho, rozmnoží se pod meč, a rodina jeho nenasytí se chlebem.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Se ha molti figli, saranno per la spada e i suoi discendenti non avranno pane da sfamarsi
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Se os seus filhos se multiplicarem, será para a espada; e a sua prole não se fartará de pão.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.S`il a des fils en grand nombre, c`est pour le glaive, Et ses rejetons manquent de pain;
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Vokser hans Sønner, er det for Sværdet, hans Afkom mættes ikke med Brød;
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Εαν οι υιοι αυτου πολλαπλασιασθωσιν, ειναι δια την ρομφαιαν και οι εκγονοι αυτου δεν θελουσι χορτασθη αρτον.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Ако се умножават чадата му, умножават се за меч; И внуците му не ще се наситят с хляб.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Если умножаются сыновья его, то под меч; и потомки его не насытятся хлебом.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.אם ירבו בניו למו חרב וצאצאיו לא ישבעו לחם׃
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.ان كثر بنوه فللسيف وذريته لا تشبع خبزا.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.倘 或 他 的 兒 女 增 多 、 還 是 被 刀 所 殺 . 他 的 子 孫 必 不 得 飽 食
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.倘或 他 的 兒女 增多 、 還是 被 刀 所 殺 . 他 的 子孫 必不得飽食
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.A rischio della nostra vita ci procuriamo il pane davanti alla spada nel deserto
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Chúng tôi liều mạng mới có bánh mà ăn, Vì cớ mũi gươm nơi đồng vắng.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Chúng_tôi liều_mạng mới có bánh mà ăn , Vì cớ mũi gươm nơi đồng vắng .
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Com perigo de nossas vidas obtemos o nosso pão, por causa da espada do deserto.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Con riesgo de nuestras vidas traemos nuestro pan, ante la espada del desierto
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Di luar kota, pembunuh berkeliaran; nyawa kami terancam ketika mencari makanan
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Életünk veszélyeztetésével szerezzük kenyerünket a pusztában levõ fegyver miatt.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Henkemme kaupalla me noudamme leipämme, väistäen miekkaa erämaassa.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.광야에는 칼이 있으므로 죽기를 무릅써야 양식을 얻사오니
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med fara för vårt liv hämta vi vårt bröd, bärga det undan öknens svärd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med fare for vårt liv henter vi vårt brød, truet av ørkenens sverd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med Livsfare henter vi vort Brød, udsatte for Ørkenens Sværd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Ne căutăm pînea cu primejdia vieţii noastre, căci ne ameninţă sabia în pustie.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Nous cherchons notre pain au péril de notre vie, Devant l`épée du désert.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.S opovážením se života svého hledáme chleba svého, pro strach meče i na poušti.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Wir müssen unser Brot mit Gefahr unsers Lebens holen vor dem Schwert in der Wüste.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Za svoje životy dodávame svoj chlieb pre meč na púšti.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Z nevarnostjo življenja svojega prinašamo kruh svoj spričo meča puščave.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Z odwagą duszy naszej szukamy chleba swego dla strachu miecza i na puszczy.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Φερομεν τον αρτον ημων μετα κινδυνου της ζωης ημων, απ' εμπροσθεν της ρομφαιας της ερημου.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Добиваме хляба си с опасност за живота си Поради меча, който ограбва в пустинята.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.С опасностью жизни от меча, в пустыне достаем хлеб себе.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.בנפשנו נביא לחמנו מפני חרב המדבר׃
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.بانفسنا نأتي بخبزنا من جرى سيف البرية.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.因 為 曠 野 的 刀 劍 、 我 們 冒 著 險 、 纔 得 糧 食
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.因 為曠 野 的 刀劍 、 我們冒 著險 、 纔 得 糧食
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;(43:7) ибо не на лук мой уповаю, и не меч мой спасет меня;
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;(44:7) Car ce n`est pas en mon arc que je me confie, Ce n`est pas mon épée qui me sauvera;
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Általad verjük le szorongatóinkat; a te neveddel tapodjuk le támadóinkat.
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Căci nu în arcul meu mă încred, nu sabia mea mă va scăpa;
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Denn ich verlasse mich nicht auf meinen Bogen, und mein Schwert kann mir nicht helfen;
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Ker na lok svoj se ne zanašam, in meč moj me ne reši.
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;나는 내 활을 의지하지 아니할 것이라 내 칼도 나를 구원치 못하리이다
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Med din hjälp kunna vi stöta ned våra ovänner och i ditt namn förtrampa våra motståndare.
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;No confiaré en mi arco, ni mi espada me librará
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Per te abbiamo respinto i nostri avversari nel tuo nome abbiamo annientato i nostri aggressori
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Pois não confio no meu arco, nem a minha espada me pode salvar.
Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz;Przez cię nieprzyjaciół naszych porażaliśmy; w imieniu twojem deptaliśmy powstawających przeciwko nam.