kılıç ile cümle
kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.(54:22) уста их мягче масла, а в сердце их вражда; слова их нежнее елея, но они суть обнаженные мечи.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Den mannen bär händer på sin vän; han bryter sitt förbund.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.De tegenstander valt de mensen aan met wie hij eerder vrede sloot; hij negeert zijn afspraken.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Glattere end Smør er hans Mund, men Hjertet vil Krig, blødere end Olie hans Ord, skønt dragne Sværd.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Han* legger hånd på dem som har fred med ham, han vanhelliger sin pakt. / {* SLM 55, 13. 14.}
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Kezeit felemelte a vele békességben lévõkre; megszegte az õ szövetségét.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.그 입은 우유기름보다 미끄러워도 그 마음은 전쟁이요 그 말은 기름보다 유하여도 실상은 뽑힌 칼이로다
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Ognuno ha steso la mano contro i suoi amici, ha violato la sua alleanza
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Tuo mies käy käsiksi niihin, jotka hänen kanssaan rauhassa elävät, hän rikkoo liittonsa.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vystrel svoje ruky na tých, ktorí s ním žili v pokoji; zrušil svoju smluvu.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vztáhl ruce své na ty, kteříž s ním pokoj měli, a zrušil smlouvu svou.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Wyciągnął ręce swoje na tych, którzy z nim mieli pokój, wzruszył przymierze swoje.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.חלקו מחמאת פיו וקרב לבו רכו דבריו משמן והמה פתחות׃
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.أنعم من الزبدة فمه وقلبه قتال. ألين من الزيت كلماته وهي سيوف مسلولة
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口 如 奶 油 光 滑 、 他 的 心 卻 懷 著 爭 戰 。 他 的 話 比 油 柔 和 、 其 實 是 拔 出 來 的 刀
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口如 奶油 光滑 、 他 的 心卻懷 著 爭戰 。 他 的 話比油 柔和 、 其實 是 拔出來 的 刀
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.A Achab oznámil Jezábeli všetko, čo učinil Eliáš i všetko to, jako pobil všetkých prorokov mečom.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Acab informó a Jezabel de todo lo que Elías había hecho y de cómo había matado a espada a todos los profetas
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Acab riferì a Gezabele ciò che Elia aveva fatto e che aveva ucciso di spada tutti i profeti
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Achab rapporta à Jézabel tout ce qu`avait fait Élie, et comment il avait tué par l`épée tous les prophètes.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ahab a spus Izabelei tot ce făcuse Ilie, şi cum ucisese cu sabia pe toţi proorocii.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.In Ahab je povedal Jezabeli vse, kar je storil Elija, tudi, kako je umoril vse proroke z mečem.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.아합이 엘리야의 무릇 행한일과 그가 어떻게 모든 선지자를 칼로 죽인 것을 이세벨에게 고하니
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Koning Achab vertelde koningin Izébel wat Elia had gedaan en hoe hij de profeten van Baäl had afgeslacht.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Men när Ahab berättade för Isebel allt vad Elia hade gjort, och huru han hade dräpt alla profeterna med svärd,
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ora, Acabe fez saber a Jezabel tudo quanto Elias havia feito, e como matara � espada todos os profetas.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Tedy oznajmił Achab Jezabeli wszystko, co uczynił Elijasz, a iż prawie wszystkie proroki pomordował mieczem.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Tedy oznámil Achab Jezábel všecko to, což učinil Eliáš, a že naprosto všecky proroky její pobil mečem.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.И Ахаав съобщи на Езавел всичко, що бе сторил Илия, и как бе избил с меч всичките пророци.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.И пересказал Ахав Иезавели все, что сделал Илия, и то, что он убил всех пророков мечом.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.ויגד אחאב לאיזבל את כל אשר עשה אליהו ואת כל אשר הרג את כל הנביאים בחרב׃
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.واخبر اخآب ايزابل بكل ما عمل ايليا وكيف انه قتل جميع الانبياء بالسيف.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.亞 哈 將 以 利 亞 一 切 所 行 的 、 和 他 用 刀 殺 眾 先 知 的 事 、 都 告 訴 耶 洗 別
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.亞哈將 以利亞 一切 所 行 的 、 和 他 用 刀殺眾 先知 的 事 、 都 告 訴耶 洗別
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››A dopytoval sa za neho Hospodina a dal mu potravu na cestu a dal mu i meč Goliáša Filištínskeho.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Ahimelec a întrebat pe Domnul pentru el, i -a dat merinde şi i -a dat sabia lui Goliat, Filisteanul.``
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››A ki õ érette megkérdé az Urat, és eleséget adott néki, sõt a Filiszteus Góliáth kardját is néki adá.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Denne frågade då HERREN för honom och gav honom reskost; han gav honom ock filistéen Goljats svärd.»
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Der fragte den HERRN für ihn und gab ihm Speise und das Schwert Goliaths, des Philisters.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Éste consultó por él a Jehovah, le dio provisiones y también le entregó la espada de Goliat el filisteo
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››In on je zanj vprašal GOSPODA in mu je dal živeža in meč Goliata Filistejca.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››아히멜렉이 그를 위하여 여호와께 묻고 그에게 식물도 주고 블레셋 사람 골리앗의 칼도 주더이다
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Kterýž radil se o něho s Hospodinem a dal jemu potravy, také i meč Goliáše Filistinského dal jemu.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Og Akimelek adspurte Herren for ham og gav ham reisekost og lot ham få filisteren Goliats sverd.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››og han rådspurgte HERREN for ham og gav ham Rejsetæring og Filisteren Goliats Sværd!"
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››o qual consultou por ele ao Senhor, e lhe deu mantimento, e lhe deu também a espada de Golias, o filisteu.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Tämä kysyi hänelle neuvoa Herralta ja evästi hänet ja antoi hänelle filistealaisen Goljatin miekan."
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››и тот вопросил о нем Господа, и дал ему продовольствие, и меч Голиафа Филистимлянина отдал ему.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››който се допита до Господа за него и му даде храна, даде му и меча на филистимеца Голиат.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››וישאל לו ביהוה וצידה נתן לו ואת חרב גלית הפלשתי נתן לו׃
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››فسأل له من الرب واعطاه زادا وسيف جليات الفلسطيني اعطاه اياه.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››亞 希 米 勒 為 他 求 問 耶 和 華 、 又 給 他 食 物 、 並 給 他 殺 非 利 士 人 歌 利 亞 的 刀
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››亞希 米勒 為 他 求問 耶和華 、 又 給 他 食物 、 並給 他 殺 非利士人 歌 利亞 的 刀
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ach, meči Hospodinův, dokudž se nespokojíš? Navrať se do pošvy své, utiš se, a zastav se.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ack ve! Du HERRENS svärd, när skall du äntligen få ro, Drag dig tillbaka i din skida, vila dig och var stilla.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ah! épée de l`Éternel, quand te reposeras-tu? Rentre dans ton fourreau, Arrête, et sois tranquille! -
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ah espada do Senhor! até quando deixarás de repousar? volta para a tua bainha; descansa, e aquieta-te.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!,,Ah! Sabie a Domnului, cînd te vei odihni odată? Întoarce-te în teacă, opreşte-te şi fii liniştită!`` -
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ah! spada del Signore, quando dunque ti concederai riposo? Rientra nel fodero, riposati e stà calma
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Beda, meč Hospodinov! Dokedy ešte sa neupokojíš? Navráť sa do svojej pošvy, utíš sa a umĺkni!