kıdemli ile cümle

kıdemli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O kıdemli bir elemandır.He's an old timer.
Biz onu iyi bir kıdemli olarak görünüyoruz.We look up to him as a good senior.
Tom benden iki yıl kıdemlidir.Tom is two years senior to me.
Aktör benden iki yıl daha kıdemli.The actor is two years senior to me.
Kim ondan iki yıl kıdemliydi.Kim was two years senior to him.
O bana göre iki yıl kıdemli.She is senior to me by two years.
O bana göre altı yıl kıdemli.She is senior to me by six years.
O, bana göre üç yıl kıdemli.She is senior to me by three years.
Tom kıdemli bir üyedir.Tom is a senior member.
O bir kıdemli.He's a senior.
Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.Nowadays, we often use the term "senior citizen" to refer to old people.
Tom bir kıdemli.Tom is a senior.
Zaten kıdemli bir vatandaşım.I'm already a senior citizen.
Ben kıdemliyim.I'm a senior.
Sami, Honda için kıdemli kredi analisti olarak çalışıyor.Sami works for Honda as a senior credit analyst.
Sami kıdemli değildi.Sami wasn't a senior.
Kıdemli çalışanlar şirkete sonradan girenlerden genelde daha önce terfi alır.Employees with seniority are usually promoted before those who joined the company earlier.
Hitler'in kıdemli sekreteri olan Wolf, en eski ve en uzun ömürlü sekreterlerinden biriydi.Wolf, Hitler’s senior secretary, was one of his oldest and longest tenured secretaries.
Adam şu anda Hereford Films'in Kıdemli Başkan Yardımcısı.Adam is currently the Senior Vice President of Hereford Films.
Anna, kocası 1282'de kıdemli imparator olmadan önce öldü.Anna died before her husband became senior emperor in 1282.
Bu ikilinin kıdemlisi "ilk prōtokarabos" (prōtos prōtokarabos) idi.The senior of the two was the "first prōtokarabos (prōtos prōtokarabos).
Priscus, ikisinin en kıdemlisi olarak genel komutayı da aldı.Priscus, as the more senior of the two, also held overall command.
Khrunov, 6 Ağustos 1958'de başka bir terfi ile kıdemli teğmen oldu.Khrunov later received another promotion to senior lieutenant on August 6, 1958.
Birinci kohortun centurioları diğer tüm kohortlardaki centurilardan daha kıdemliydiler.All first-cohort centurions outranked all centurions from other cohorts.
Şimdiki kıdemli editörü Aleksey Venediktov'dur.The current editor-in-chief is Alexei Venediktov.
Doğu Cephesinde 58. Piyade Bölümü ile Kıdemli-Teğmen (Oberleutnant) idi.He was a Senior-Lieutenant (Oberleutnant) with the 58th Infantry Division on the Eastern Front.
Havacılığın öncüsü olan büyükbabası Bartram Kelley, Bell Helicopter'in kıdemli mühendisiydi.Her grandfather, Bartram Kelley was an aviation pioneer, as the senior engineer of Bell Helicopters.
En çok kullanılan sayı olan altı milyon, kıdemli SS yetkililerinden Adolf Eichmann’a dayandırılır.The figure most commonly used is the six million attributed to Adolf Eichmann, a senior SS official.
Sonraki yıllarda Universal Music'in kıdemli başkan yardımcısı oldu.He later became senior vice president at Universal Music.
Bakanlar Kurulu'nda Mayıs 1995 yılında Kıdemli Maliye Bakanı olarak terfi etti.In the Cabinet, he was promoted to Senior Minister of Finance in May 1995.
Abbas ayrıca Filistin Güvenlik güçlerinin kıdemli komutanlarını kovdu.He also fired senior commanders in the Palestinian security apparatus.
Kıdemli Orgeneral rütbesi verildi ve Devlet Savunma Komitesi'nin üyeliğine atandı.He was given the rank of Colonel-General and was a member of the State Defense Committee.
Kıdemli imparator eşi Konstantinopolis'ten ayrılıp, Selanik'te kıdemli Augusta olmuştur.The senior emperor resided in Constantinople and the senior Augusta in Thessaloniki.
Onun abisi, Anastas Mikoyan, kıdemli bir Sovyet politikacı olabilirdi.His older brother, Anastas Mikoyan, would become official head of state of the Soviet Union.
Joannes, seçildiği dönemde, primicerius notariorum ya da kıdemli sivil memur olarak görev yapıyordu.Joannes was a primicerius notariorum or senior civil servant at the time of his elevation.
1989 yılında, Kıdemli Eyalet Savcısı oldu.In 1989, he became a Senior State Attorney.
İçlerinde kıdemli bir Hizbullah üyesi bulunan, gemideki sekiz mürettebat tutuklandı.Eight crew members on board were arrested including a senior Hezbollah member.
Kıdemli Polis Memuru veya Onbaşı (巡査長 Junsa-chō?): Polis Memuru Onursal rütbesi.Senior Police Officer (巡査長, Junsa-chō): Honorary rank of Police Officer.
III. Konstantinos, kıdemli imparator olurken baba bir üvey kardeşi Heraklonas ortak imparator oldu.Constantine III became senior Emperor with his paternal half-brother Heraklonas as his co-ruler.
Kariyerinin ikincisi parçasında ise Los Alomos Ulusal Laboratuvar’ında kıdemli olarak çalıştı.The latter part of his career was as a senior fellow at Los Alamos National Laboratory.
2000 yılında aynı bankanın Londra ofisinde Kıdemli Analist olarak görevine devam etmiştir.He moved to their London office in 2000 as a senior analyst.
Bu rütbedekiler primus pilus ve pilus prior hariç tüm diğer centuriolardan daha kıdemli olurlardı.This rank is senior to all other centurions, save the primus pilus and pilus prior.
Geç 1938 yılında General Wilhelm Keitel'in Kıdemli Operasyonlar Kurmay Subayı oldu.In late 1938, Warlimont became Senior Operations Staff Officer to General Wilhelm Keitel.
1982'de Kıdemli Başkan Yardımcısı seçildi.In 1982, he was appointed senior vice president.
1974-1989 yılları arasında 1 Temmuz 1989'da kıdemli statüye girerek baş hakim olarak görev yaptı.He served as chief judge from 1974 to 1989, assuming senior status on July 1, 1989.
Triarii: Beş alt kademe ve Beş kıdemli.Penkios sportininkės, o kelialapių tik trys...
Annesi Muhammed Tapar'ın kıdemli zevcesi Guhar Hatun idi.Her grandmother, Gustav Stresemann's wife Käte, was Jewish.
Riad Guerfali, Tunus'un kıdemli dijital aktivistlerinden biri, bu konuya şöyle yaklaştı:As Riadh Guerfali, the veteran digital activist from Tunisia, remarked over this incident,
Kendisi 2012 kıdemli TED Fellow'u ve Shuttleworth Fellow'udur.He's a 2012 senior TED Fellow and a Shuttleworth Fellow.
Ne de kıdemli bir sosyal hizmetler görevlisi.Neither am I a veteran social worker.
Worldchanging.com web sitesinin kurucu ortağı ve kıdemli köşe yazarıyım.I'm co-founder and senior columnist at Worldchanging.com.
Kıdemli polisin copu ile geldiğini görüyorsunuz,As the senior officer approaches with a baton,
Sen benden önce evlendiğin için daha kıdemlisin.But you're my senior in life since you're married.
Artık sen de Kıdemli oldun.You're the Sunbae now.
Onu kıdemlimle görüşmeden evine gönderdim.I sent her home without speaking to my attending.
Ve bu sadece benim kıdemlimi kukla yerine koymam de değildi.And it wasn't because of my attending; he was a doll.
Kıdemlime neden sormadım?Why didn't I ask my attending?
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.And I often show this to senior management.
West Indies Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım anestezisi ekibinin kıdemli üyesiyim.I'm a senior resident in anesthesia in intensive care at the University Hospital of the West Indies.
Çok özür dilerim,Joon Pyo sunbaenim(kıdemli,Yaşça büyük birisine saygı anlamına geliyor)I'm so sorry, JoonPyo senior.

İlgili Sayfalar