kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
En kısa sürede yanıtını almak için dört gözle bekliyorum.I look forward to receiving your reply as soon as possible.
Elimden geldiğince kısa sürede kitabı teslim edeceğim.I will return the book as soon as I can.
Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.Tina soon got used to Japanese food.
Kısacası, sorumluluğu kabul etmeliydin.In brief, you should have accepted the responsibility.
Kısa bir barıştan sonra, savaş tekrar patlak verdi.After a brief peace, war broke out again.
Kısa bir takipten sonra polis onu yakaladı.After a short pursuit, the police caught him.
Kısa bir kesintiden sonra tartışma yeniden başladı.Discussion resumed after a short interruption.
Kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıkmaya ne dersin?What do you say to going out for a short walk?
Neden kısa bir süre için uğramıyorsun?Why don't you stop by for a little while?
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a short walk?
Charles Lindbergh, Atlantik Okyanusu'nda, 1927 yılında ilk tek kişilik uçuşunu yaptı.Charles Lindbergh made the first solo flight across the Atlantic Ocean in 1927.
İstediğiniz herhangi bir kişiyi davet edebilirsiniz.You can invite any person you like.
Çift kişilik bir oda rica ediyorum.I'd like a double room.
50 kişiden fazla gelen olmadı.No more than 50 people came.
En fazla 50 kişi geldi.No more than 50 people came.
Bir dachshund uzun gövdesi ve kısa bacakları olan bir Alman köpeğidir.A dachshund is a dog from Germany with a very long body and short legs.
Bir sürü ünlü kişi buraya gelir.Lots of famous people come here.
Birçok kişi reklam tarafından aldatıldı.Many people were deceived by the advertisement.
Birçok kişi sırada bekliyordu.Many people were waiting in line.
Çok soğuk bir kıştı.It was a very cold winter.
Tayland'da ülkenin bazı kısımları pirinç yetiştirmek için şimdiden aşırı kuru hale geldi.In Thailand it has already become too dry to grow rice in some parts of the country.
Çoğu insan yaz mevsimini sever, ama bana gelince, kışı daha çok severim.Most people like summer, but as for me, I like winter much better.
O tür bir kişi olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were that kind of a person.
Ben bu kadar kısa bir zamanda işi bitiremem.I can't finish the job in so short a time.
Hiç kimse böyle bir kişi ile geçinemez.Nobody can get along with such a person.
Bunu bitirmek tatilimin en güzel kısmını aldı.It took the best part of my holiday to finish it.
Bu kısmi bir başarıydı.It was a partial success.
O, sadece kısmi bir başarıydı.It was only a partial success.
Uzun bir mektuptu, ama kısaca "Hayır." dedi.It was a long letter, but in brief, he said, "No."
O benim kişisel kullanımım için.It's for my personal use.
O kısmen ahşaptan yapılmıştır.It is made partly of wood.
Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.Nevertheless, many are choosing early retirement.
O hikaye New York'ta tanıştığım kişiyi akla getiriyor.That story brings to mind the person I met in New York.
Hikayenin en üzücü kısmı söylenilmek için kalır.The saddest part of the story remains to be told.
Sorun kısa sürede ele alınacak.The problem will soon be dealt with.
İsyan kısa sürede polis tarafından bastırıldı.The riot was soon put down by the police.
Birçok kişi tasarıya karşı çıkıyor.Many people are against the bill.
O uçakta iki kişilik rezervasyon yapabilir miyim?Can I book two seats on that flight?
Duvar kısmen sarmaşıkla kaplıdır.The wall is partly covered with ivy.
Odada iki yüz kişi vardı.There were two hundred people in the room.
Beceriksiz adam onun olağanüstü yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her extraordinary talent.
Müze çok sayıda kişi tarafından ziyaret edilir mi?Is the museum visited by many people?
O günlerde çok az sayıda kişi yurtdışına seyahat edebiliyordu.In those days, few people could travel abroad.
Ada kış boyunca buzla ve karla kaplıdır.The island is covered with ice and snow during the winter.
Bana hırsızın kısa bir açıklamasını verebilir misin?Can you give me a brief description of the thief?
Kente buradan arabayla 20 dakikadan daha kısa bir sürede ulaşılabilir.The city can be reached in less than 20 minutes by car from here.
Sadece iki kişi depremi atlattı.Only two people survived the earthquake.
Depremden yalnızca iki kişi sağ kurtuldu.Only two people survived the earthquake.
Hatırladığım kadarıyla köyde yirmi kişi kaldı.It is just my recollection that there remained no more than 20 people in the village.
Sistem kısa bir süre içinde hizmete girecek.The system will go into operation in a short time.
Savaşın bir sonucu olarak, birçok kişi öldü.As a result of the war, many people died.
Birçok kişi savaşta öldürüldü.Many people were killed in the war.
Bebek kısa sürede beşikte uyuyakaldı.The baby soon fell asleep in the cradle.
Sisteme karşı kişisel bir düşmanlığım yok.I have no personal hostility to the system.
Onlar kişinin mütevazı ya da tembel olduğunu düşünürdü.They would think the person is modest or lazy.
İyi tanımıyorsan, bir kişiyi yargılayamazsın.You can't judge a person if you don't know him well.
Eğer onu iyi tanımıyorsan, bir kişiyi yargılayamazsın.You cannot judge a person if you don't know him well.
O kişiyle nasıl tanıştın?How did you get to know that person?
Türbenin çürümesi kısmen asit yağmuru nedeniyledir.The decay of the shrine is due, in part, to acid rain.
Gerçek anlamı birkaç kişi biliyor.Few people know the true meaning.