kış ile cümle

kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, yalan söyleyecek son kişidir.He is the last person to tell a lie.
Onu yapacak son kişinin o olacağından eminim.I am sure he would be the last person to do it.
Parayı çalacak son kişi olurdu.He would be the last man to steal money.
O, beni aldatacak son kişidir.He is the last man to deceive me.
O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.He is the last person to pay out of his own pocket.
O, diğerlerini kötüleyecek son kişidir.He is the last person to speak ill of others.
O sözünden vazgeçecek son kişidir.He is the last man to break his promise.
O, arkadaşlarına ihanet edecek son kişidir.He is the last person to betray his friends.
O agresif bir kişidir.He is an aggressive person.
Onun güçlü bir kişiliği vardır.He has a strong personality.
O, güçlü bir kişiliğe sahiptir.He has a strong personality.
Onun hareket özgürlüğü kısıtlıydı.He had little freedom of action.
O, eskisi gibi aktif bir kişi değil.He is not the active person he used to be.
O eskiden olduğu kişi değil.He is not what he was.
O, şimdi görmek istediğim en son kişidir.He is the last person I want to see now.
O, bu öğleden sonra bana kısa bir ziyarette bulunacak.He will look in on me again this afternoon.
Son zamanlarda o gerçekten iyi bir kişi oldu.Recently he's become a really nice person.
Gelecek son kişiydi.He was the last person to arrive.
O, karısını kıskanıyordu.He was jealous of his wife.
Başa çıkılması zor bir kişidir.He's a difficult person to deal with.
O birlikte çalışmak istediğimiz kişi türü değil.He isn't the kind of person who we want to work with.
O bizim öğretmenimiz ve saygı göstermemiz gereken bir kişi.He is our teacher and a person we should respect.
Bizim varışımızdan kısa bir süre sonra ayrıldı.He left soon after our arrival.
O, bana kısa bir not gönderdi.He sent me a brief note.
Başarımı kıskandı.He envied my success.
O, benim başarımı kıskandı.He was jealous of my success.
O görev için eşit olan tanıdığım tek kişidir.He is the only person that I known who is equal to the task.
Kısa bir hikaye yazmaya çalıştı.He tried writing a short story.
Kısa bir kaza açıklaması yaptı.He gave a short account of the accident.
O yeni nesile öncülük eden kişidir.He is the person to lead the next generation.
O, oldukça açık sözlü bir kişidir.He is an extremely frank person.
Kısaca yanıtladı.He answered in brief.
O önemli bir kişidir.He is a person of importance.
"Kısa bir mola verelim." dedi.He said, "Let's take a short rest."
Kısa bir moladan sonra çalışmasına devam etti.He continued his work after a short break.
O güvenilir bir kişi ve güçlü sorumluluk duygusu var.He is a reliable person and has a strong sense of responsibility.
O kişilikli bir insandır.He is a man of character.
O, toplumun müziğe âşık dediği kişidir.He's what society calls a real lover of music.
O güzel bir kişiliğe sahiptir.He has a nice personality.
O doğuştan cömert bir kişidir.He is by nature a generous person.
O çok önemli bir kişidir.He is a most important person.
O, kısa bir konuşma yaptı.He gave a short talk.
Kısa bir moladan sonra işine kaldığı yerden devam etti.He resumed his work after a short break.
O, kısa bir hastalıktan sonra öldü.He died after a brief illness.
Kısa sürede şoktan çıktı.He soon recovered from the shock.
O ona vurmak için kışkırtıldı.He was provoked into hitting her.
O kışın bitmesini epeydir özledi.He longed for the winter to be over.
O, kışın Fuji Dağına tırmanan ilk insandı.He was the first man to climb Mt. Fuji in winter.
O, kış boyunca hastaydı.He was sick through the winter.
Kış boyunca kayak yapmaya gitti.He went skiing during the winter.
O bir çift kişiliğe sahiptir.He has a dual personality.
O kısadır fakat o güçlüdür.He is short, but he is strong.
Raftaki kitaba ulaşamayacak kadar çok kısa.He is too short to get at the book on the shelf.
Üzümlere ulaşamayacak kadar kısaydı.He was too short to get at the grapes.
O kısadır, ama basketbolda iyidir.He is short, but good at basketball.
O kısa, ama güçlüdür.He is short, but strong.
O dost bir kişidir.He is a friendly person.
O, saçını kısa kestirdi.He had his hair cut short.
Onların mutluluğunu kıskanmıştı.He was jealous of their happiness.
O, onun yeteneğini kıskanıyor.He is jealous of her talent.

İlgili Sayfalar