kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
Bir kişiyi görünüşüyle yargılamamalısın.You shouldn't judge a person by his looks.
Bir kişi zengin ya da fakir olup olmadığına göre işleri farklı görür.A person views things differently according to whether they are rich or poor.
Bir kişi ya erkektir ya da dişi.A person is either male or female.
Hayat çok kısa.Life is very short.
Hayatta neyin en önemli olduğu kişiden kişiye değişir.What is most important in life differs from person to person.
İnsanlar hayatın kısa olduğunu söylüyor.People say that life is short.
Onlar sık sık yaşamın kısa olduğunu söylerler.They often say that life is short.
Hayat kısa ve zaman hızlıdır.Life is short and time is swift.
Su olmazsa, kısa sürede ölürüz.Without water, we would soon die.
Su olmazsa kısa zamanda ölürüz.Without water, we would soon die.
Dünya nüfusu bir yılda yaklaşık olarak 90 milyon kişi artıyor.The world population is expanding at the rate of nearly 90 million people a year.
Ben sorumlu kişiyle konuşabilir miyim?Can I speak to the person in charge?
Öğretmenim bana en kısa sürede kağıdımı teslim etmemi istedi.My teacher told me to turn in my paper as soon as possible.
Öğretmen her öğrencinin kağıdına kısa bir yorum yazdı.The teacher wrote a short comment on each student's paper.
Öğretmen her kağıt üzerine kısa bir yorum yazdı.The teacher put a short comment on each paper.
Nehrin bu kısmında su derindir.The water is deep in this part of the river.
Gemide kaç kişi var?How many people are on board the ship?
Kaptan batan gemiyi terk eden son kişiydi.The captain was the last person to leave the sinking ship.
Ön tarafı çok kısa kesme.Don't cut it too short in the front.
İyi bir kişi erdemli bir kişidir.A good person is a moral person.
O, sadece sıradan bir kişidir.He is just an ordinary person.
Genel olarak, o çok güvenilir bir kişidir.By and large, she is a very reliable person.
Toplam olarak elli kişi vardı.There were fifty persons in all.
Hepsi birlikte beş kişi mevcut vardı.There were only five people present altogether.
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra öldü.My grandfather died shortly after my birth.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Uzun bir hikayeyi kısalttığı için, kovuldu.To cut a long story short, he was fired.
Umarım kısa zamanda sağlığına kavuşursun.I hope you get well soon.
Diğer kişiye gerçek bir ilgi göstermeniz gerekir.You need to show a genuine interest in the other person.
Diğer insanları kıskanırsan asla mutlu olamazsın.You can never be happy if you feel envious of other people.
İyi şanslarından dolayı diğerlerini kıskanma.Don't envy others for their good luck.
Başkalarının başarılarını kıskanmamalısın.You must not be jealous of others' success.
Birçok kişi pozisyon için başvurdu.Many people applied for the position.
Çok kişinin katılmasını beklemiyorduk.We did not expect many to attend.
Birçok ağaç kışın çıplaktır.Many trees are bare in winter.
Birçok ağaç kışın yapraksızdır.Many trees are bare in winter.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Kameri ay takvim ayından kısadır.A lunar month is shorter than a calendar month.
Kameri ay takvim ayından daha kısadır.A lunar month is shorter than a calendar month.
Güneş kışın daha erken batar.The sun sets earlier in winter.
Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.Roughly speaking, there were about 30 people in the bus.
Çoğu kişi kentsel alanlarda yaşar.Most people live in urban areas.
Herkesin hukuku bilmesi gerekiyor ama birkaç kişi gerçekten biliyor.Everybody is supposed to know the law, but few people really do.
Tek bir kişi bile geç gelmedi.Not a single person arrived late.
Sorumlu kişi kimdir?Who is the person in charge?
Seni doğru kişiye göndereceğim.I'll transfer you to the right person.
Onu kısalttırmalıyım.I must have it shortened.
Kısa vadeli sözleşmeli personel haber vermeden işten çıkarıldı.The short term contract employees were dismissed without notice.
Kısa zamanda çok para kazanmak kolay değildi.It was not easy to get a lot of money in a short time.
Kısacası, o şirket için çalışmanı istemiyorum.In short, I don't want you to work for that company.
Kısaca anlatmak gerekirse, onun müzik yeteneği yok.To put it briefly, he lacks musical ability.
Uzun lafın kısası, o kovuldu.To make a long story short, he was fired.
Ben sıcak kışları sevmiyorum.I don't like warm winters.
Adamlar kısa kollu giyiyorlar.The men are wearing short sleeves.
Hiçbir akıllı kişi içkiliyken araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Hiçbir akıllı kişi içki içip sonra araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Bu yol deprem sonucu kısmen yıkıldı.This road was partly destroyed in consequence of the earthquake.
Birçok kişi depremin sonucu olarak evsiz bırakıldı.Many people were left homeless as a result of the earthquake.