kışı ile cümle
kışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.Due to severe educational influence the child became a wholly different person.
Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.We are currently looking for individuals who have experience in customer service.
Konuşma özgürlüğü bazı ülkelerde kısıtlıdır.Freedom of speech is restricted in some countries.
Kişisel bilgiyi vermemek bizim prensibimizdir.It is our policy not to give out personal information.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Size kişisel bir soru sorabilir miyim?Might I ask you a personal question?
Kişisel sorular sormamalısın.You shouldn't ask personal questions.
Onu kişisel olarak almayın.Don't take it personally.
Ölen kişinin anısına bir anıt dikildi.A monument has been erected to the memory of the deceased.
Beş kişilik bir masanız var mı?Do you have a table for five?
Daha sonra bir kişi daha bize katılıyor olacak.One more person will be joining us later.
Daha sonra kralların kişisel muhafızlarına uydular deniyordu.Later the personal guards of kings were called satellites.
Bir trafik kazasının sonucu olarak birçok kişi öldürüldü.As a result of a traffic accident, several persons were killed.
Parkta birkaç kişi vardı.There were few people in the park.
İşini kişisel işlerin ile karıştırmaman gerekir.You should not confuse business with personal affairs.
Birkaç kişi Sachiko'dan daha iyi İngilizce konuşabilir.Few people can speak English better than Sachiko.
Plazada birkaç yüz kişi vardı.There were several hundred people in the plaza.
Kısaca söylemek gerekirse, o kötü bir kişi gibi görünüyor.To say the least, he seems to be a bad person.
Üç kişi selde kayboldu.Three persons are missing with the flood.
Biz kayıp kişileri bulmak için elimizden geleni yaptık.We tried our best to find the missing persons.
Konuşmacı hızlı konuştuğu için az sayıda kişi onu izleyebildi.Because the lecturer speaks quickly few people could follow him.
Bilgisayarda oturum açan son kişi kimdi?Who was the last person to log on to the computer?
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.The last to leave was a tall man, with a pale face and smooth, black hair.
Bu eteği dün alan kişi Mary'ydi.It was Mary that bought this skirt yesterday.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Dün toplantıya epeyce kişi geldi.Quite a few people came to the meeting yesterday.
Dün hayvanat bahçesine kaç kişi geldi?How many people came to the zoo yesterday?
Dün yeni bir kişisel bilgisayar satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.A person who is addicted to work is called a workaholic.
O açık sözlü bir kişi.She's an outspoken person.
Uluslararası aramaları kişiden kişiye yapmak en iyisidir.It's best to make international calls person to person.
Bildiğim kadarıyla, o, güvenilir bir kişidir.As far as I know, he is a reliable person.
Toplumdaki değişiklikler kişilerden gelir.Changes in society come from individuals.
Biz Tom'u dürüst bir kişi olarak düşünüyoruz.We think of Tom as an honest man.
Kuzenim sözünü kıracak son kişidir.My cousin is the last person to break his promise.
Köpeğimi bulan kişiyi burada bir ödül bekliyor.There will be a reward for the person who finds my dog.
Ailemde dört kişi var.There are four members in my family.
Benim kişisel işlerime burnunu sokma.Don't stick your nose into my personal affairs.
Arabam beş kişi taşıyacak kadar büyük.My car is large enough to carry five people.
Amcam Amerika'ya gittiğinde, birçok kişi havaalanında onu görmeye geldi.When my uncle left for America, many people came to see him off at the airport.
Amcam araba kazasında yaralanan tek kişiydi.My uncle was the only person injured in the car accident.
Büyük annem on kişilik bir aile yetiştirdi.My grandmother raised a family of ten.
Bildiğim kadarıyla, o güvenilir bir kişi.To the best of my knowledge, he is a reliable person.
Kasabam yaklaşık 30,000 kişilik bir nüfusa sahiptir.My town has a population of about 30,000 people.
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.I asked twenty people to my party but not all of them came.
Sen karşılaşmayı umduğum son kişisin.You are the last person that I expected to meet.
Daha önce böyle inatçı bir kişiyle karşılaşmadım.I have never come across such a stubborn person.
İngiltere'nin birçok kısımlarını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
Kişisel olarak, bundan hoşlandım.Personally, I liked this one.
Konuyla ilgili kişisel görüşüm istendi.I was asked for my personal opinion about the matter.
İş için uygun bir kişi olarak seçildiğime çok memnunum.I'm very glad that I've been singled out as being a suitable person for the job.
Mağazayı pek çok kişiye sordum, ancak kimse onu duymamıştı.I asked many persons about the store, but no one had heard of it.
Ben kişisel bir bilgisayar istiyorum.I want a personal computer.
Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.I had my personal computer repaired.
Ben kışın kayak yapmaya giderdim.I used to go skiing in winter.
Bahsettiğin kişiyi tanıyorum.I know the person you are talking about.
Ben dürüst bir kişiyim.I'm an honest person.
Ben birçok kişi tarafından incitildim.I was hurt by many people.
Kışı severim.I like winter.