kışı ile cümle

kışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genç bir kişi seni görmek istiyor.A young person wants to see you.
Bir düşüneyim. On beş kişi vardı.Let me see. There were fifteen people.
Bir kişi hakkındaki tahmininizi sadece söylentilere dayandırmamalısınız.You must not base your estimation of a person on rumor alone.
Beş kişilik bir aileyiz.We are a family of five.
İyi akşamlar. Partinizde kaç kişi var?Good evening. How many are in your party?
Her zaman olduğu gibi, o, tiyatroya gelen son kişiydi.As usual, he was the last to arrive at the theater.
Orada görmeyi umduğum son kişi oydu.She was the last person I had expected to see there.
Bir kişinin hangi ülkeden geldiğini söylemek çok zor.It is very hard to tell what country a person comes from.
Albert sözünden cayacak en son kişidir.Albert is the last person to break a promise.
Birleşik Devletler adalet sisteminde bir jüride on iki kişi vardır.In the justice system of the United States, there are twelve people on a jury.
Amerika'da birçok kişinin evlerinin etrafında çitleri var.In America, many people have fences around their homes.
Fazla bağırmaktan sesim kısıldı.I am hoarse from yelling so much.
Afrika'da fırtına sebebiyle birçok kişi öldü.Many people in Africa were killed as a result of the storm.
O, o gün görüşmeyi umduğum son kişiydi.She was the last person I expected to meet that day.
Bu beş kişi arasındaki ilişkiler karmaşıktır.The relationships among those five people are complicated.
Sizden kaç kişi var?How many of you are there?
Güvenebileceğim tek kişisiniz.You're the only person that I can trust.
Tek kişilik bir oda ister misin?Would you like a single room?
Bileti istediğin kişiye verebilirsin.You may give the ticket to whomever you like.
Kasabanda kaç kişi yaşıyor.How many people live in your town?
Kişisel bilgisayarın benimki ile aynı.Your personal computer is identical with mine.
Sen, burada görmeyi umduğum son kişisin.You are the last person I would have expected to see here.
Seninle olmak isteyen kişi benim.I'm the one who wants to be with you.
Bana yardım edebilecek tek kişisin.You're the only one who can help me.
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.He's a different person when he's drunk, so I don't like to drink with him.
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.Few people live to be ninety years old.
Altı kişi için kalacak yere ihtiyacımız var.We need accommodation for six.
Saat altıda dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for four at six.
En az elli bin kişi orayı ziyaret etti.No fewer than fifty thousand people visited there.
Beş kişiden birinin bir araba sahibi olması uzun sürmeyecektir.It will not be long before one out of five people owns a car.
500.000 yenlik bir kişisel vergi muafiyetin var.You have a personal tax exemption of 500,000 yen.
Mevcut beş yüz kişi kadar vardı.There were as many as five hundred people present.
Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.A gang of three robbed the bank in broad daylight.
Bu üç kişinin aralarında 50 lirası vardı.The three men had 50 pounds among them.
Üç kişi kazayla ilgili üç farklı açıklama yaptı.The three people gave three different accounts of the accident.
Bu yemek üç kişi için yeterlidir.This meal is adequate for three.
Üç kişi hâlâ kayıp.Three people are still missing.
İki kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for two.
İki kişilik bir odan var mı?Do you have a double room?
İki kişi onu kızları olarak düşünüyor.Two people think of her as their daughter.
Aşk iki kişi arasındaki büyümeye başladı.Love began to grow between the two.
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.That looks like an awful lot for two people.
İki kişi ortaktır, fakat üç kişi kalabalıktır.Two's company, but three's a crowd.
İki kişilik bir doktor randevusu aldım.I made a doctor's appointment for two.
20 kişiden fazla sipariş verirsek, fiyatta indirim yapıyor musunuz?If we place an order for more than 20 units, would you reduce the price?
Geçen yıl iki yüz kişi koleradan öldü.Two hundred people died of cholera last year.
On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?Are there enough chairs to seat 12 people?
On kişilik bir tatami odan var mı?Do you have a tatami room for ten people?
On kişiden üçünün bir videosu var.Three out of ten persons have a video.
On kadar kişiye yer sağlanabilir.It can accommodate as many as ten people.
On kadar kişi kazayı gördü.As many as ten people saw the accident.
On kadar kişi bu küçük evde yaşıyor.As many as ten people live in this small house.
Bir milyar kişi İngilizce konuşur.One billion people speak English.
Az sayıda kişi yüz yaşına kadar yaşar.Few people live to be one hundred years old.
Suyla vaftiz etmem için beni gönderen kişinin bana söylediğinin haricinde...Except that the one who sent me to baptize with water told me...
Evli kişiler bazen bekar olmayı diler.Married people sometimes wish they were single.
Köpekler zorla giren kişiye öfkeyle havladı.The dogs barked furiously at the intruder.
Akıllı bir kişi hatalarından faydalanır.A wise person profits by his mistakes.
Yeni Yıl Günü, birçok kişi, çevre türbelerini ziyaret eder.On New Year's Day, many people visit neighborhood shrines.

İlgili Sayfalar