Ana içeriğe geç
Sözlük

kütle ile cümle

kütle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Nötrino tür salınımının keşfi kütleleri olduğunu göstermiştir.تفترض طريقة نيوتن في الدالة كونَها تمتلك مشتقا متصلا.
Kütlesi ise Dünya’nın 17 katıdır.تبلغ كتلة نبتون 17 مرة كتلة الأرض.
Kütleçekimsel büzülme dönemi 10–15 milyon yıl kadar sürer.تستغرق فترة الانكماش الأولي لتكوين نجم ما يقارب من 10 إلى 15 مليون سنة.
Dalton ayrıca kütle ilişkileri yasasını da formüle etti.Dalton também formulou a lei da relação das massas.
Bu iki dev kütleli kara delik, NGC 1128 içinde bulunur.Estes dois buracos negros supermassivos estão contidos na NGC 1128.
Yıldızın kütlesi direkt olarak sadece yerçekimsel çekiminden tespit edilebilir.A massa de uma estrela pode ser diretamente determinada apenas através de sua atração gravitacional.
Ticari "konsantre" hidroiodik asit genellikle kütlece % 48-57 HI içerir.O ácido iodídrico comercializado contém geralmente de 48% a 57% de HI.
Bir yıldızın toplam kütlesi, yıldızın gelişiminin ve sonunun ana belirleyicisidir.A massa total de uma estrela é o principal determinante da sua evolução e possível destino.
Kütleçekimsel mikromercekleme yöntemi de bir yıldızın kütlesini belirler.)A técnica de microlente gravitacional também fornece a massa de uma estrela).
Pollux b'nin Jüpiter'den en az 2,3 kat daha fazla kütleye sahip olduğu hesaplanmıştır.Foi calculado que Pólux b tem uma massa mínima de 2,3 vezes a massa de Júpiter.
Yansıma su kütlelerindeki yüzey dalgaları ile gözlemlenmektedir.A reflexão é observada com ondas de superfície em corpos de água.
Yıldızların çoğu için kaybedilen kütle miktarı kayda değer değildir.Para a maioria das estrelas, a perda de massa é desprezível.
Bunların çoğu kütlesi iki Jüpiter kütlesinden azdır.A maioria destes planetas estão duas vezes abaixo da massa de Júpiter.
İkincisi 0,34 Güneş kütlesine sahip bir beyaz cücedir.A segunda é uma anã branca com uma massa de 0,34 massas solares.
Bu yıldızların başlangıç kütlelerinin, 37 ile 76 güneş kütlesi aralığında olduğu hesaplanmaktadır.Tais estrelas tinham massas iniciais calculadas entre 37-76 unidades de massa solar.
Buna ek olarak, Standart Modelde kütle hala bir gizem olarak duruyor.Adicionalmente, a massa permanece um mistério no Modelo padrão.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.Nesta região o plasma não é perturbado e não existe nenhum movimento de massa.
Atmosfer kütlesinin üç çeyreği gezegen yüzeyinin 11 km içerisindedir.Três quartos da massa da atmosfera terrestre estão contidos dentro dos primeiros 11 km acima da superfície.
Baryonik madde kütleleri karanlık maddenin soğuk halelerinde yoğunlaşmaya başladılar.Como resultado, massas de matéria bariônica começaram a se condensar dentro de halos de matéria escura fria.
2003 QQ47 yaklaşık 1,24 km çapında, kütlesi yaklaşık 2,0×1012 kg.O 2003 QQ47 possui um diâmetro aproximado de 1,24 km, e uma massa de aproximadamente 2,0×1012kg.
Güneş'le kıyaslağında, 14-17 kat daha büyük kütlesi ve 22 kat daha büyük yarıçapıyla muazzam bir yıldızdır.Comparada ao Sol é uma estrela enorme, com 14–17 vezes a massa solar e mais de 22 vezes o raio.
Daha büyük cisimlerin kuantum kütleleri direkt olarak watt dengesi yöntemi kullanılarak ölçülebilir.A massa quântica de objetos maiores pode ser diretamente medida pela balança de Watt.
Adyabatik bir süreçte ısı ve kütle değişimi olmadığı için q=0 kabul edilir.Porém Q= 0 pois o sistema não realiza troca de calor com o meio.
Ayrıca herhangi bir cismin sonsuz kütleye ya da enerjiye sahip olamayacağı farz edilir.Por exemplo, presume-se impossível para qualquer corpo ter massa infinita ou energia infinita.
Bir beyaz cüce içerisindeki elektronların öz kütle numarası 1036 electrons/m³ sırasındadır.Os números da densidade de elétrons em uma anã branca são da ordem de 1036 elétrons/m3.
Bulutsunun kütlesi yaklaşık olarak 10,000 Güneş kütlesi olarak hesaplanır.A massa da nebulosa é estimado em cerca de 10.000 massas solares.
Neokorteks insan beyninin kütlesinin yaklaşık %76’sını oluşturur.Nos humanos é de aproximadamente o 76 % do volume do cérebro.
Omega bulutsusunun toplam kütlesi 800 Güneş kütlesi civarındadır.A massa total da nebulosa está estimada em 800 massas solares.
Bu durumda Dünya'nın toplam kütlesi M, veya yerçekimi sabitini G`nin bilinmesine de gerek yoktur.Não é necessário conhecer a constante gravitacional G ou a massa M da Terra.
Bunun nedeni ise atom kütlesi beş veya sekiz olan hiçbir kararlı izotopun bulunmamış olmasıdır.Não foi encontrado nenhum elemento com um isótopo estável de massa atômica cinco ou oito.
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.Remanescentes de nova são muito menos maciços que remanescentes de supernova ou nebulosas planetárias.
Mikroorganizmalar deniz kütlesinin %90'ını oluşturmaktadırlar.Micro-organisms constituem mais de 90% da biomassa do mar.
Antares'in kütlesinin Güneş'in kütlesinin 15 ile 18 katı arasında olduğu hesaplanmıştır.A massa de Antares é de 15 a 18 massas solares.
50.000 km2'den daha küçük olan buz kütleleri Buz tabakası olarak nitelendirilir.Massas de gelo cobrindo mais de 50.000 km² são designadas mantos de gelo.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.O centro, onde a maior parte da massa se encontrava, tornou-se mais quente que o disco circundante.
Grubun yaklaşık toplam kütlesi (1,03 ± 0,17)×1012M☉ olarak tahmin edilir.A massa total estimada do grupo é de (1.03 ± 0.17)×1012 de M☉.
Ancak bu açıklamadaki sıkıntı kütle-enerji korunumunun ilk ve son zaman çizgisi için ihlal edilmesidir.O problema desta explicação é que viola o princípio da conservação de massa e energia.
"Uludağ kütlesinin ekolojik özellikleri.""Valoração Econômica dos Serviços Ambientais das Florestas Nacionais".
Omega , evrendeki ortalama kütle yoğunluğunun bu yoğunluğun kritik bir değerine bölünmesi olarak tanımlanır.Observa-se que a densidade atual do universo é muito próxima desse valor crítico.
Yine eğer bir hava kütlesi, altındaki kara kütlesinden daha sıcaksa "w" harfiyle gösterilir.Se a massa de ar é mais quente que o chão, ele é rotulado "w".
1783 yılında ise John Michelle objelerin ışığı hapsedecek kadar büyük kütleli olduğunu ifade etmiştir.Em 1783,John Michell sugeriu que alguns objetos podem ser tão grandes que nem mesmo a luz pode escapar.
Buradaki tüm cisimler kütleçekimsel etkileşimleri olan galaksilerdir.Todos esses objetos são galáxias envolvidas na interação gravitacional.
Klasik mekanikte parçacıklar, tanımları gereği sabit kütleye sahiptirler.Na mecânica clássica, partículas tem por definição massa constante.
Kütleleri, protonların yaklaşık olarak 1/1836'sı kadardır.A massa do elétron é aproximadamente 1/1836 da massa do próton.
Schwarzschild yarıçapı, her kütle ile ilişkilendirilen karakteristik bir yarıçaptır.O Raio de Schwarzschild é um raio característico associado a todo corpo material.
Gram (sembol g), bir kütle birimidir.O grama (símbolo: g) é uma unidade de medida de massa.
Aradaki farkın sebebi yük hem pozitif hem negatif değer alabilirken, kütle sadece pozitif değer alabilir.Como existem cargas positivas e negativas, a densidade pode tomar também valores negativos.
Birçok fotoğrafa zaman, boyut ya da kütle ölçekleri eklenmiştir.Muitas fotos são anotadas com indicações de escalas de tamanho, tempo ou massa.
Bilinen bazı Güneş dışı gezegenlerden bile daha az kütlelidir.É muito menor que um planeta extrassolar conhecido.
HD 69830 d, 2006'da keşfedilen Dünya'nın 17 katı kütlede bir gaz devi.O planeta HD 69830 d foi descoberto em 2006.
Güneş’in Anakol yıldızı olduktan sonraki gerçek kütlesi kesin değildir.Depois disso, o Sol não será mais visível a olho nu para o equivalente ao olho humano.
Bu radyasyonun frekans aralığı merkez nesnenin kütlesine bağlıdır.A faixa de frequência desta radiação depende do corpo central.
Standart modelde nötrinolar tamamen sıfır kütleye sahiptir.Modelos mais antigos possuiam um traste zero.
Dünya'nın karasal kütlesinin %24'ü bütünüyle dağlıktır.No total, 24% da superfície terrestre é montanhos.
Depremlerden de korunmak için ayarlı kütle sönümleyici kullanır.Inventou um aparelho para prevenir os sismos.
Prandtl sayısının kütle transferindeki eşleniği Schmidt sayısıdır.O análogo para a transferência de massa do número de Prandtl é o número de Schmidt.
Gezegenin kütlesi ve yarıçapı, Jüpiter'e benzer bir gaz devi olduğunu göstermektedir.A massa e raio do planeta indicam que é umgigante gasoso, semelhante a Júpiter.
Böylece Charon'un kütleçekim etkisi hesaplanarak, Plüton'un gerçek kütlesi saptanmıştır.Quando os efeitos gravitacionais de Caronte foram medidos, a verdadeira massa de Plutão pôde ser determinada.
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.A evidência acumulada aponta Sagitário A* como a localização de tal buraco negro.
Sonuç olarak, kütleçekimsel mercek tek bir odak noktasına sahip değildir.Como consequência as lentes gravitacionais não possuem um único ponto de foco.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod