küt ile cümle

küt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Noeli kutluyor musun?Are you celebrating Christmas?
Noel kutlamamıza asla izin verilmedi.We were never allowed to celebrate Christmas.
Birçok Hıristiyan olmayan kişi de Noel'i kutluyor.Many non-Christians celebrate Christmas, too.
Tom Mary'yi büyük bir kar kütlesine itti.Tom pushed Mary into the snow bank.
Çöp kutusu boş.The bin is empty.
Kutuda bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think there's anything in the box.
Kuzey Kutbu'ndaki sıcaklıklar rekor seviyeye ulaştı.Temperatures at the North Pole have hit a record high.
Geçen yıl Noel'i nasıl kutladın?How did you celebrate Christmas last year?
Tom parasını kutuya koydu ve sonra kutuyu çekmeceye koydu.Tom put his money in the box, and then put the box in the drawer.
Evimin yanındaki kütüphane bütçe kesintileri yüzünden şimdi haftada yalnızca üç gün açık.The library near my house is now open only three days a week due to budget cutbacks.
İnsanlar parti veriyor ve kutluyorlar.People are partying and celebrating.
Dün gece kütüphanede miydin?Were you at the library last night?
Kilise onlara kutsal yer teklif etti.The church offered them sanctuary.
Kimsenin kutlamasını istemiyorum.I don't want anybody celebrating.
Tom kutlamayı uzaktan izledi.Tom watched the celebration from afar.
Neden kutluyor olduğumuzu unutmayın.Remember why we are celebrating.
Tom bize bir kutu teslim etmeye geldi.Tom came to deliver a box to us.
Kutlamaya devam etmek istedik.We wanted to keep celebrating.
Tom'un kutlayacak bir şeyi vardı.Tom had something to celebrate.
Kutlama için bir nedendir.It's a cause for celebration.
Tom kutuyu korunmasız bıraktı.Tom left the box unprotected.
Tom kutuyu açık bıraktı.Tom left the box unprotected.
Asla başarıları kutlamam.I never celebrate successes.
Bunu nasıl kutluyor?How does one celebrate that?
Onu kutlamak isterim.I'd like to celebrate that.
Onu neden kutlayalım ki?Why would we celebrate it?
Onlar kutlamayı hak ediyorlar.They deserve to celebrate.
Kutup ayıları ölüyor.The polar bears are dying.
Tom'un kalbi küt küt atmaya başladı.Tom's heart began pounding.
Ben gerçekten kutsandım.I've really been blessed.
Millet kutuplaşmış durumda.The nation is polarized.
Kalbim küt küt atmaya başladı.My heart began to pound.
Tanrı buradaki herkesi kutsasın.God bless everyone here.
Eldiven kutusunu temizleyin.Clean out the glove box.
Bir kutlamaya ihtiyacın var.You need a celebration.
Başarınızı kutlayın.Celebrate your success.
Çok kutsanmış hissediyorum.I feel very blessed.
Hiçbir şey kutsal değil mi?Is nothing sacred?
Tanrı Amerika Birleşik Devletleri'ni kutsamaya devam etsin.May God continue to bless the United States of America.
Hamile iseniz kedi tuvalet kutusunu değiştirmemelisiniz.You should not change the cat litter box if you're pregnant.
Kedi tuvalet kutusunu ne sıklıkta değiştirmeliyim?How often should I change the cat litter?
Kedi tuvalet kutusunu değiştirmeyi unutma.Don't forget to change the cat litter.
Bir kütüphane kartı almak için ne yapmam gerekiyor?What do I have to do to get a library card?
Benim bir kütüphane kartım yok.I don't have a library card.
Kütüphane kartımı unuttum.I forgot my library card.
Nasıl bir kütüphane kartı alabilirim?How do I get a library card?
Bir kütüphane kartına ihtiyacım var.I need a library card.
Mary'nin, kütüphane kitaplarını iade etmesini bekleyemezdi.He couldn't wait for Mary to return her library books.
Onlar kutsaldı.They were blessed.
Kutuda başka bir şey yok.There's nothing else in the box.
Bunu kutuya koyacağım.I'll put it in the box.
Tom ateşin üzerine daha fazla kütük koyarken, Mary uyudu.While Tom put more logs on the fire, Mary fell asleep.
Geri dönüşüm kutusu nerede?Where is your recycle bin?
Çöp kutun nerede?Where is your recycle bin?
Tom ve Mary birlikte kütüphanede çalışıyorlar.Tom and Mary are studying together in the library.
Doğum gününüzü nerede kutlayacağınıza karar verdiniz mi?Have you decided where you're going to celebrate your birthday?
Kütüphanede çalışacağım.I'm going to study in the library.
Tom kutuyu elmalarla doldurdu.Tom filled the box with apples.
Ben iki kutupluyum.I'm bipolar.
Fadıl, Dania'nın cesedini bir çöp kutusuna doldurdu.Fadil stuffed Dania's body into a trash can.

İlgili Sayfalar