kütüphane ile cümle

kütüphane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
215/2. ^ Milli Kütüphane, Yz.Bibliotheca, 2.1.5 John Tzetzes.
İsveççe yayımlanmış yapıtların bulunduğu kütüphane 1661'de kurulmuştur.The Swedish Legal Deposit Act originates in 1661.
"Metin Oktay kütüphanesi hizmete açıldı"."Clinton library open for business".
Kütüphane Dermesi Dewey Ondalık Sınıflandırma Sistemine göre düzenlenmiştir.The Library Service utilizes the Dewey Decimal Classification System.
Başka bir bilgi düğümüne danışırlar ve düğüm onlara kütüphanenin mühürlü olduğunu söyler.She still denies having had sex and says the pornography is the boyfriend's.
Sağlık ocağı ve sağlık evi, halk kütüphanesi vardır.There is a kindergarten and a community center with a public library.
Üniversite ayrıca 5 milyon üzerinde yapıt içeren bir kütüphaneye de sahiptir.The school also provides library with over 500 books.
Bugün, Romanya 'nın Moldova bölgesinin en büyük kütüphanesidir.Nowadays it is the largest Belarusian library outside Belarus.
Varoluşçuluğun Yazınsal Temelleri (Modern Kütüphane, 2004, s. ix, 3). ^ a b McDonald, William.Basic Writings of Existentialism (Modern Library, 2004, pp. ix, 3).
Ulusal Kütüphane onun zamanında inşa edildi.The library was arranged at the last minute.
Vâkidî kitap ve belge toplamayı seven, zengin bir kütüphaneye sahip bir alimdi.The magic of the book; more reminiscences and adventures of a bookman.
Spandau Cezaevi'nin bir kütüphanesi vardı.Dreamcast has a hell of a library.
Bu sürüm doğal pogramlama sürecine ve geniş bir kütüphaneye sahiptir.He had an important art collection and extensive library.
Merkez Kütüphanesi 7 gün 24 saat araştırmacılara açık olarak faaliyet göstermektedir.In the Centre, staff monitor the data 24 hours a day, looking out for signs of accidents.
Kampüste biri 7 gün 24 saat açık olmak üzere altı adet kütüphane bulunmaktadır.It is one of only three Nullarbor roadhouses to be open 24 hours.
Bohn's Klasik Kütüphanesi (1897). ^ (İngilizce)Translated by H. C. Hamilton (Bohn's Classical Library ed.).
Bunun üzerindeki birinci kat bütünüyle kütüphaneye ayrılmıştır.The entire second floor houses the library.
Her ay birçok periyodik yayın da kütüphane arşivine eklenmektedir.Large numbers of new species are published in the scientific literature each year.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.It is kept in the Vatican Library.
Kütüphanede olağanüstü kitap ve el yazması de vardır.The library has exceptional books and manuscripts as well.
SSCB Yasa Kütüphanesi.SC State Library.
Ban Zhao yaşamının çoğunu kütüphanelerde araştırma yaparak geçirmiştir.Giambattista della Porta spent the majority of his life on scientific endeavors.
"Koha Kütüphane Otomasyon Sistemi"."Andrew Square Time capsule".
Yazma ve basma eserlerden oluşan kütüphanesinin ve arşivinin geniş çaplı oldukları bilinmektedir.In fact, how organisms perceive and filter information from their environment varies widely.
2011 yılında Kongre Kütüphanesi'nde korumaya alındı.It was originally submitted to the Library of Congress in 1987.
Kütüphanede ne yaptığınızı sanıyorsunuz?What do you think you're doing in the library?
"Kütüphaneye gidiyor.""She is going to the library."
Küçük okullar üzerinde çalıştık, burs verdik, kütüphanelere bir şeyler yaptık.We've worked on small schools, we've funded scholarships, we've done things in libraries.
Ayrıca kütüphanelerin, Amerika için büyük bir kaynak haline geldiğini görüyoruz.We also see the fact that libraries have become a huge resource for America.
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that 68 percent of Americans now carry a library card?
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""If Mrs. Medlock'd let thee go into th' library, there's thousands o' books there."
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary did not ask where the library was, because she was suddenly inspired by a new idea.
O, o duyunca ona gelmişti yeni bir fikir üzerinde düşünüyordum kütüphanesi.She was thinking over the new idea which had come to her when she heard of the library.
Şurada, insanları öğrenmeye iten bir kütüphane çadırı var.We have a little library area there, where we encourage them to learn. (LAUGHS)
Şu anda, herhangi bir standart referans kütüphanesinde bulabileceğiniz her şeyi içeriyor.It's got, by now, pretty good coverage of everything you might find in a standard reference library.
Kütüphaneye gel, Nam Hee."Come to the stack room. From Nam-hee."
Chicago Üniversitesi'nin kütüphaneside olduđumuz günü anýmsýyorum.I remember once, we were at the University of Chicago library.
Kütüphaneleri çok severim.I love libraries.
Yeni bir ţehre geldiđinde kütüphaneleri araţtýran o adam benim.I'm the kind of person who goes to a new city and immediately seeks out the library.
Deneme kütüphanelerinden elde ettiđi bilgilerle,Using information retrieved from the trial libraries,
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.But his passion for knowledge and libraries didn't take a back seat.
Kütüphane çalışanları ve yönetimiyle, iki temel pozisyon üzerinde karara vardık.With the library staff and the library board, we settled on two core positions.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.And it was defended, believe it or not, by the librarians.
Yani bu bir halk kütüphanesi olarak alışılmadık bir bina. açıkçası.So, it's an unusual building for a public library, obviously.
Bu aslında kütüphane için icat ettiğimiz bir program.This is actually a program that we invented with the library.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.It was recognizing that public libraries are the last vestige of public free space.
Bir diğer cam projesi ise halk kütüphanesi içindi Californiya eyaleti San Jose'de.Another glass project is in a public library in San Jose, California.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.And outside the library, I wanted to make a place to cultivate your mind.
Geçen sene açılan Özgür Üniversite'nin kütüphanesi bunun bir örneği.The library of the Free University, which opened last year, is an example of that.
Meclis Kütüphanesi :Library of Congress:
O da "Ted Bundy'nin hapishane kütüphanesindeki biyografisinden." dedi.He said, "Oh, from a biography of Ted Bundy that they had at the prison library."
"Beni korkutuyorsun" dedi biri ve Rebel ile Val kütüphaneye geri döndü.'You're frightening me,' one of them said, and Rebel and Val headed back into the library.
Şimdi kütüphanemde yeni referanslara sahibim ve bunları word dökümanına ekleyebilirim.I now have new references in my library and can put them in a Word document.
Bu sana ne amaçta hizmet etti? çünkü bu kitap onun kütüphanesine kaldırılacak.What purpose did it serve to you? - because the book will remain in his library.
Bildiğiniz gibi, kütüphane Ulusal Kütüphane, yani bu çok büyük bir projeydi.You know, the library is the National Library So it was like a major project.
Bu fikirlerden birisi, kütüphanenin merkezine bir balina iskeleti yerleştirmekti.And one of these ideas was to have this skeleton of a whale in the center.
Kütüphanedeki kitaplıkların ortasında, yüzen bir balina.Of this floating whale in the center of the bookshelves in the library.
Kütüphaneleri ve çamaşırhaneleri düşünün.Just think of libraries and laundrettes.
Ürünümüze bu kütüphaneyi koymadan önce onu okumak zorundayım.No one has to wonder what's going on.
Muffin Mail kütüphanesi bir modüle sahip, MuffinHash.The name itself, ArticleNotFoundException, is repeating itself.

İlgili Sayfalar