Ana içeriğe geç
Sözlük

küsur ile cümle

küsur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Đến nay họ chăm sóc hơn 20 000 người ở hơn 1.000 làng xung quanh Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Ei au grijă de 20.000 de oameni azi în peste 1.000 de sate din jurul Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Hoy atienden a más de 20.000 personas de unas 1.000 aldeas cercanas a Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Ils prennent soin de 20 000 personnes environ aujourd'hui dans plus de 1000 villages autour de Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Sie kümmern sich täglich um etwas mehr als 20.000 Menschen in über 1.000 Dörfern rund um Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Si prendono cura di circa 20.000 persone oggi in più di 1.000 villaggi intorno a Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Zajmują się jakimiś 20 000 ludzi w ponad 1000 wiosek w całej prowincji Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Zij zorgen vandaag voor ongeveer 20.000 mensen in meer dan 1000 dorpen in Karnataka.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Сегодня они заботятся о 20 000 с лишним в более, чем тысяче деревень по всему штату Карнатака.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.Те се грижат за около 20 000 души днес, в над 1000 села в Карнатака.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.הם מטפלים כיום בכ-20,000 בני אדם ביותר מ-1,000 כפרים סביב קארנאטאקה.
Karnataka çevresinde bulunan 1,000'den fazla köylerde... ...bugün 20,000 küsür kişinin bakımını üstleniyorlar.إنهم يهتمون ب 20000 شخص أو يزيد في اليوم في أكثر من 1000 قرية بالقرب من "كارناتكا".
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Ingrijorari - am cateva. Are cateva defecte, le facem fata.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Je suis un peu inquiet. Il a des défauts, nous devons l'admettre.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.여길 봐요. 몇몇 안 좋은 점도 있긴 해요 예를 들어보자면
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Mối quan ngại -- tôi có vài đây. Nó có vài lỗi mà chúng ta nên nêu ra ở đây
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Perplessità -- ne ho alcune. Ha qualche difetto; ma possiamo affrontarli.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Preocupaciones; tengo unas pocas. Tiene algunos defectos; hay que reconocerlo.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Sorgen - habe ich einige. Es hat ein paar Fehler; das müssen wir einfach akzeptieren.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Zorgen -- ik heb er een paar. Hij heeft een paar fouten. Laten we het maar toegeven.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Проблемы, есть несколько. Существуют небольшие недостатки, с которыми мы можем столнуться
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.דאגות -- יש לי כמה כמה. יש לו פגמים; עדיף להודות בכך.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.مخاوف-- فيه بعض العيوب, ربما يجب ان نواجهها
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.それと向き合おう キーボードもメモリーカードもない
Kendilerini %100 zanaatlerini kusursuzlaştırmaya adarlar Çünkü her şey çok daha büyük bir amaç uğrunaESTAN 100% CENTRADOS Y CONCENTRADOS EN SU OBJETIVO FINAL... ....PORQUE ES POR UN OBJETIVO MUCHO MAS GRANDE...
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Căci n'am nimic împotriva mea; totuş nu pentru aceasta sînt socotit neprihănit: Cel ce mă judecă, este Domnul.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.for vel vet jeg intet med mig selv, men dermed er jeg ikke rettferdiggjort; men den som dømmer mig, er Herren.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.kajti ničesar nimam sam sebi očitati, ali to me ne opravičuje; sodnik pa mi je Gospod.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.내가 자책할 아무 것도 깨닫지 못하나 그러나 이를 인하여 의롭다 함을 얻지 못하노라 다만 나를 판단하실 이는 주시니라
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.lebo nie som si ničoho povedomý, ale tým nie som ospravedlnený; no, ten, kto ma súdi, je Pán.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.mais ce n`est pas pour cela que je suis justifié. Celui qui me juge, c`est le Seigneur.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Mert semmit sem tudok magamra, de nem ebben vagyok megigazulva; a ki ugyanis engem megítél, az Úr az.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Porque, embora em nada me sinta culpado, nem por isso sou justificado; pois quem me julga é o Senhor.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Want al ben ik mij van geen kwaad bewust, de enige die mij kan beoordelen, is de Here.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Бо нічого на себе не знаю, та сим я не оправдуюсь; суддя ж мій Бог.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Ибо хотя я ничего не знаю за собою, но тем неоправдываюсь; судия же мне Господь.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Ние до тоя час и гладуваме и жадуваме, и сме голи, бити сме и се скитаме.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.כי אינני יודע בנפשי רע ובכל זאת לא אצדק כי הדן אתי הוא יהוה׃
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.فاني لست اشعر بشيء في ذاتي. لكنني لست بذلك مبررا. ولكن الذي يحكم فيّ هو الرب.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.我 雖 不 覺 得 自 己 有 錯 、 卻 也 不 能 因 此 得 以 稱 義 。 但 判 斷 我 的 乃 是 主
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.我雖不覺得 自己 有 錯 、 卻 也 不 能 因此 得以 稱義 。 但 判斷 我 的 乃 是 主
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.È fatto da quelle regole artigianali che nascono dalle "prime volte".
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.E plin de felurite legi ale meseriei care provin de la ceva unic în domeniul său.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.Esta lleno del tipo de reglas artesanas que se dan por tratarse de algo nuevo
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.Il est plein de ce genre de concepts artistiques dont les nouveautés créatives sont toujours accompagnées.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.여느 독창적인 것들의 기술 규범들로 가득차 있습니다.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.Wypełnia go ten rodzaj wiedzy tajemnej, której źródłem jest absolutne nowatorstwo.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.Είναι γεμάτο με πρακτικούς κανόνες που προέρχονται από όταν κάτι είναι πρωτοποριακό.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.Он заполнен своего рода профессиональными приемами, которые пришли из чего-то, что было первым в этом роде.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.Той е изпълнен с онзи тип закони на занаята, идващи от това, че нещо е първо по рода си.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.הוא מלא בכל מיני חוקי מלאכה המגיעים ממשהו שהוא יחידי במינו
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.فهو ينبثق عن قوانين البراعة النابعة من شيء يعتبر الاول من نوعه.
Kendi türünün tek örneği olmasının getirdiği kusurlarla doludur.不完全さ だらけです まじめな見方をすると 本気のデザインは
KIMILDAMIYOR! John, şimdi evliliğin fiziksel kısımlarına ilişkin olarak bir iki kusurdan bahsetmek istiyorum.John, nó là cần thiết để giải quyết những thiếu sót một hoặc hai trong, uh, mặt thể chất của hôn nhân.
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,(18:13) Кто усмотрит погрешности свои? От тайных моих очистименя
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,(19:13) Qui connaît ses égarements? Pardonne-moi ceux que j`ignore.
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,Ai biết được các sự sai lầm mình? Xin Chúa tha các lỗi tôi không biết.
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,Ai biết được các sự sai_lầm mình ? Xin_Chúa tha các lỗi tôi không biết .
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,Aj tvoj služobník je osvecovaný nimi, a v ich zachovávaní je veliká odplata.
Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı,Anche il tuo servo in essi è istruito, per chi li osserva è grande il profitto
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod