O adam hayata çok küsmüş.That guy's very embittered.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.But the extensive dampness made Gregor sick and he lay supine, embittered and immobile on the couch.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.And you'll see the orchestra in a kind of sullen revolt.
Armagedon küsmüş.Armagedon is miffed.
Çok sevdiği kardeşi ve sonradan tanıştığı Dan'ı (sevgilisi olur) kaybedince hayata küsmüştür.Alle bar tændte fakler, om krybben stod brødrene med deres kerter, skoven blev lys som den klare dag.
Çok sevdiği kardeşi ve sonradan tanıştığı Dan'ı (sevgilisi olur) kaybedince hayata küsmüştür.一つは、『古事記』に記された、崇神天皇の弟の日子坐王(彦坐王)が土蜘蛛陸耳御笠(くぐみみのみかさ)を退治したという話。
Çok sevdiği kardeşi ve sonradan tanıştığı Dan'ı (sevgilisi olur) kaybedince hayata küsmüştür.故以实力言之,以地理之便利言之,抵抗敌人,兄在职一日,断非他人所能越俎。
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Ale rozsáhlé vlhkosti z Gregor nemocný a ležel na zádech, zahořklý a imobilní na gauči.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Ale rozsiahle vlhkosti z Gregor chorý a ležal na chrbte, zatrpknutá a imobilných na gauči.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Ale szerokie wilgoci wykonane Gregor chory i leżał na wznak, rozgoryczony i nieruchomy na kanapie.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Dar umezeala extinse făcut Gregor bolnav şi zăcea culcat pe spate, înveninat şi imobile pe canapea.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.De a nagy nedvesség készült Gregor beteg és feküdt hanyatt, elkeseredett és mozdulatlan a kanapén.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.그러나 광범위한 습기가 그레고르을 아프게 만든 그는, 부정사 격분한 및 고정되어하다
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Maar de uitgebreide vocht maakte Gregor zieken en hij lag rugligging, verbitterd en onbeweeglijk op de bank.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Ma l'umidità vasto fatto Gregor malato e giaceva supino, amareggiato e immobile sul divano.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Mas a umidade extensa fez Gregor doente e ele estava deitado em decúbito dorsal, amargurado e imóveis no sofá.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Men den omfattende fugt gjorde Gregor syg og lå han liggende, forbitret og ubevægelige på sofaen.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Men de omfattande fukt gjorde Gregor sjuk och han låg liggande, bitter och orörlig på soffan.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Pero la humedad hizo extensiva Gregor enfermo y yacía en decúbito supino, amargado e inmóvil en el sofá.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Sensijaan laajat kosteus teki Gregor sairas ja hän makasi selällään, katkeroitunut ja liikkumaton sohvalla.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Toda veliko vlage, ki Gregor bolan in je ležal leže, zagrenjen in nepremično na kavču.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Tuy nhiên, ẩm ướt rộng lớn làm cho Gregor bệnh và ông đặt nằm ngửa, cay đắng và bất động trên ghế.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Αλλά η μεγάλη υγρασία που Γκρέγκορ άρρωστος και θέσει σε ύπτια θέση, πικραμένος και ακίνητα στον καναπέ.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Але великі вогкості зробив Грегор хворим і він лежав на спині, озлоблених і нерухомі на дивані.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Но обширните влага Грегор болен и той лежеше в легнало положение, озлобен и неподвижни на дивана.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.Но обширные сырости сделал Грегор больным и он лежал на спине, озлобленных и неподвижные на диване.
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.אבל הלחות הנרחב שעושה גרגור חולה והוא שכב פרקדן, ממורמר וחסר תנועה
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.بل جعلت من الرطوبة واسعة جريجور وهو يرقد المرضى والاستلقاء ، ومرارة متحركة
Ama geniş rutubet Gregor hasta ve o yatar, hayata küsmüş ve hareketsiz yatıyordu kanepede.ソファの上。しかし、母親の罰ではなかった
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm. Doğduğum yere geri dönmeye karar verdim.Eram într-adevăr supărat pe fotografie, pe întreaga lume, și am hotărât să mă întorc unde m-am născut.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm. Doğduğum yere geri dönmeye karar verdim.Ero molto turbato dalla fotografia, dal mondo intero, e presi la decisione di tornare dove ero nato.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm. Doğduğum yere geri dönmeye karar verdim.Měl jsem po krk fotografie i všeho okolo, a tak jsem se rozhodl vrátit do svého rodiště.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm. Doğduğum yere geri dönmeye karar verdim.Я був дуже засмучений фотографуванням, засмучений всім на світі, і вирішив повернутись туди, звідки я родом.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm. Doğduğum yere geri dönmeye karar verdim.Я был разочарован в фотографии, во всём остальном в нашем мире, и решил вернуться в родные края.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.Ich ärgerte mich über die Fotografie und über die ganze Welt.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.Ik had het helemaal gehad met fotografie en met alle toestanden in de wereld.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.사진, 그리고 세상 모든 것에 크게 실망하고
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.Przygnębiała mnie i fotografia i wszystko inne na tym świecie.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.מאסתי בצילום ובמציאות הייקום כולה.
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.كنت منزعجاً جدًا من التصوير الفوتوغرافي من كل شيء في هذا العالم
Gerçekten dünyadaki her şey ile birlikte fotoğrafçılığa da küsmüştüm.本当に腹を立てていました そこで生まれ故郷に帰る決意をしました
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.A uvidíte orchestr, jak mrzutě vzdoruje.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Dan Anda akan melihat orkestra yang bagaikan pemberontakan buruk.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Et vous verrez l'orchestre dans une sorte de révolte boudeuse.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.E voi vedrete l'orchestra in una sorta di cupa rivolta.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Je zal zien dat het orkest een soort zuur protest houdt.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.여러분들은 오케스트라가 일종의 불만 가득한 반항이라는 걸 깨달으실 겁니다
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Láthatják a zenekar morcos lázadását.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Sie werden das Orchester in einer Art mürrischer Revolte sehen.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Şi veţi vedea orchestra într-un fel de revoltă apăsătoare.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Và bạn sẽ thấy dàn nhạc như đang chống lại một cách buồn bã.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.Y van a ver la orquesta en una especie de revuelta silenciosa.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.И вы увидите оркестр в мрачном восстании.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.И ще видите оркестъра в нещо като намусен бунт.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.І ви побачите оркестр в свого роду похмурому протесті.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.ואתם תראו את התזמורת במעין מרי עגום.
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.وسترون أفراد الأوركسترا متجهمون بنوع من التمرد
Ve sizler orkestrayı küsmüş bir isyan halinde bulacaksınız.幸いエステルハージ公は