Tom küskün olduğunu söyledi.Tom said that he was offended.
Ben Tom'la küskünüm.I'm not on speaking terms with Tom.
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.Later, Ty confronts him about it and hits him twice.
Küskünüm efendim.""Kunkhumam".
Ancak parti içi kavgalar sonrasında, küskün üyeler HDZ 1990 adlı yeni bir parti kurdular.After an inter-party struggle, however, dissatisfied members have formed a new party named HDZ 1990.
Almanya'ya dayatılan ağır barış anlaşması, onu küskün ve intikam arayan bir ülke hâline getirecekti.The harsh peace settlement imposed on Germany would leave it embittered and seeking revenge.
Küskünüm efendim.""宗 氏."
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.Ambos las cederían luego a Grigera.
Küskünüm efendim."«El Bicho».
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Tra loro scatta la scintilla.
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Это приводит к разрыву между ними.
Yazdıklarının fazla ilgi görmemesi sebebiyle küskünlük ve kırgınlık duyuyordu.وقد شعر بالانكسار والحزن عندما لم تلق كتابته أي اهتمام.
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.حط حليهم بينهم.
Küskünüm efendim."«سياحتنامه».
Beşiktaş'a karşı bir küskünlüğüm yok.برلسكوني: لا أريد إزعاج القذافي..
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Між ними зав'язується листування.
Küskünüm efendim."Kloučka."
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.Bagefter tav begge i vrede.
Küskünüm efendim."«Tertitten».
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Isåfall deles byttet mellom dem.
Bunun üzerine Armande sahneden gayet küskün olarak ayrılır.Demikianlah Edom memberontak kekuasaan Yehuda dan terlepas seterusnya.
Küskünüm ve Güldür Yüzümü gibi parçaların yer almaması dikkat çekmiştir.驚くと福笑いのように顔のパーツがバラバラに飛び出る。
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.しかも2人は後に袂を分かっている。
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.ביניהם יואש צידון.
Küskünüm efendim."Kazimieras“.