Ana içeriğe geç
Sözlük

küs ile cümle

küs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.I am a flawed person, but these are flaws that can easily be fixed.
Bir balık olmaktansa bir kuş olmayı yeğlerim.I'd rather be a bird than a fish.
Her şey hakkında çok kuşkulusun.You're too suspicious about everything.
Onda kusur bulduğun için zalimsin.It is cruel of you to find fault with her.
Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.I saw a flock of birds flying aloft.
Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.It is difficult to shoot a bird flying in the air.
Kuşlar gökyüzünde şarkı söylüyorlardı.Birds were singing in the sky.
İçimden kusmak geliyor.I feel like vomiting.
Ben kusacakmış gibi hissediyorum.I feel like vomiting.
Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.A gigantic bird came flying toward him.
Biz köpekler, kediler, kuşlar ve bunun gibi şeylere sahip olabiliriz.We can have dogs, cats, birds, and so on.
Evin etrafını bir çit kuşatır.A fence runs around the house.
Japonya'da birçok kuş türü yaşar.Many kinds of birds live in Japan.
Japonya'da birçok kuş türü yaşıyor.Many kinds of birds live in Japan.
Kuşlardan bazıları uçamadı.Some of the birds didn't fly.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Ben şanslı bir muhabbet kuşuyum, değil mi?I am a lucky budgie, aren't I?
Çatıda bir kuş görüyorum.I see a bird on the roof.
Çatıdaki kuş bir karga.The bird on the roof is a crow.
Okinawa'yı ziyaret ettiğimizde kuşu gördük.We saw the bird when we visited Okinawa.
Uzakta bir kuş gördük.We saw a bird in the distance.
İngilizcede bu kuşa ne dersiniz?What do you call this bird in English?
Yağmur durur durmaz güzel bir gök kuşağı çıktı.No sooner had it stopped raining than a beautiful rainbow appeared.
Tüyler kuşlara özgüdür.Feathers are peculiar to birds.
Kanadı ciddi biçimde hasar görmüş bir kuş buldum.I found a bird whose wing was severely damaged.
Bir taşla iki kuş vurmak.To kill two birds with one stone.
Kartal kuşların kralıdır.The eagle is king of birds.
Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.As the lion is king of beasts, so is the eagle king of birds.
Bir kuş olsam, sana uçarım.Were I a bird, I would fly to you.
Bir kuş olsam sana uçabilirim.If I were a bird, I could fly to you.
Yeniden doğsam bir kuş olmayı isterdim.If I were to be reborn, I would like to be a bird.
Hepimiz ondan kuşkulanıyoruz.We are all suspicious about him.
Bak! o ağaçta bir kuş var.Look! There's a bird in that tree.
Bob'ın zamanında gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come on time.
Yılanların, küçük hayvanları ve kuşları büyülediği söylenir.Snakes are said to mesmerize small animals and birds.
Avcı kuşa ateş etti.The hunter shot at the bird.
Bir sinek kuşu bir kelebekten daha büyük değildir.A hummingbird is no larger than a butterfly.
Barbara'nın başarısı kuşkusuz.Barbara's success is beyond question.
Yarasa, bir kuş olmaktan ziyâde, bir sıçandır.A bat is no more a bird than a rat is.
Ne güzel bir kuş!What a beautiful bird it is!
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.Tom looked at the tall man suspiciously.
Tom kuşlara iyi bakar.Tom takes good care of the birds.
Tom bana bir kuş kafesi yaptı.Tom made me a birdcage.
Kırlangıç kuşu yazın habercisidir.The swallow is a sign of summer.
Dansçının her bir hareketi kusursuzdu.Each movement of the dancer was perfect.
Kimse kuş sineği görmedi.Nobody has seen the bird fly.
Deve kuşunun kanatları vardır ama uçamaz.The ostrich has wings, but it cannot fly.
Güneye doğru uçan bir sürü kuş gördüm.I saw a lot of birds flying toward the south.
Bir sürü küçük kırmızı kuş her zaman ağaçlarda neşeyle şarkı söylüyor.Many little red birds always sing merrily in the trees.
Çoğu kuşlar yalnızca gündüz görebilir.Most birds can see only by day.
Onun bir kuş kafesi gibi olduğunu düşündü.He thought that it was like a bird cage.
Avcı kuşa nişan aldı fakat ıskaladı.The hunter aimed at the bird, but missed.
Sorun zorluklarla kuşatıldı.The problem was beset with difficulties.
Hostes muhtemelen onun küstahlığına tahammül edemedi.The hostess couldn't possibly put up with his arrogance.
Soyguncu on tane polis tarafından kuşatılmış durumdaydı.The robber stood surrounded by ten policemen.
Kuş, kartalın yarısı kadardı.The bird was half as large as an eagle.
Kuş kanatlarını açıyor.The bird spread its wings.
Kuş bir şahinin yarı büyüklüğündeydi.The bird was half the size of a hawk.
Kuş yuvasında.The bird is in its nest.
O kuş türlerinin ölme tehlikesi içinde olduğu söyleniyor.That species of bird is said to be in danger of dying out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod